Mayın temizliği: 228 bin mayın imha edildi
Mayın temizliği programı 2015’ten beri 56 milyon m² alanı arındırdı, 228 bin mayın imha edildi; 20 bin kişiye risk eğitimi verildi.
Cuneyd Erdogan ·

Milli Savunma Bakanlığı (MSB) koordinasyonunda yürüyen insani amaçlı mayın temizliği programı, 2015’ten bu yana Türkiye sınırları içinde yaklaşık 56 milyon metrekare alanı mayın ve patlamamış mühimmattan arındırdı. Bakanlık kaynaklarına göre bu çalışmalar kapsamında 228 bin anti personel mayını imha edildi. Programın kurumsal omurgasını Milli Mayın Faaliyet Merkezi (MAFAM) oluşturuyor ve faaliyetler hem kara sahalarında hem de deniz yetki alanlarında risk azaltma hedefiyle ilerliyor.
Türkiye, anti personel mayınlarının kullanımını, üretimini, stoklanmasını ve devrini yasaklayan ve imhayı öngören Ottava Sözleşmesi’ne taraf ülkeler arasında yer alıyor. Bakanlık kaynakları, Türkiye’nin 2015’te MAFAM’ın kurulmasına ilişkin kanunu kabul etmesini, bu alandaki kurumsal kapasiteyi kalıcı hale getiren bir adım olarak tanımlıyor.
Çalışmalar, Birleşmiş Milletlerin “Mayınsız Dünya” hedefiyle uyumlu şekilde, gömülü mayınların temizlenmesi ve patlamamış mühimmat riskinin azaltılmasına odaklanıyor.
Mayın sorununun Türkiye’deki tarihsel arka planı, sınır güvenliği ve iç güvenlik ihtiyaçlarıyla bağlantılı ilerledi. Anti personel mayınları 1956’dan itibaren Suriye sınırında kaçakçılığı önleme amacıyla kullanılmaya başlandı. 1993-1997 döneminde yaşanan terör eylemleri sonrasında ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da askeri alanlar ve sınır güvenliği gerekçesiyle mayın döşeme uygulamaları genişledi.
MAFAM’ın koordinasyonundaki temizlik faaliyetleri, riskli alanların sivil kullanıma açılmasını ve yerleşimlere yakın bölgelerde can kaybı ve yaralanma riskinin düşürülmesini hedefliyor. Bakanlık kaynakları, temizlenen alanların tarım ve hayvancılık faaliyetleri açısından erişilebilir hale gelmesinin, bölgesel ekonomik faaliyetler üzerinde dolaylı etkiler üretebileceğini belirtiyor.
Ayrıca mayınlı bölgelerde yer alan tarihi alanların güvenli hale gelmesi, kültürel mirasın korunması ve erişimi açısından idari süreçleri kolaylaştıran bir unsur olarak görülüyor.
Sahadaki operasyonel kapasiteyi Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve Jandarma Genel Komutanlığı bünyesindeki Özel Mayın Arama Temizleme (ÖMAT) ve JÖMAT birlikleri sağlıyor. Halihazırda Iğdır, Tunceli, Şırnak, Şanlıurfa, Kilis ve Hatay’da MSB ve İçişleri Bakanlığı bünyesindeki birlikler üzerinden insani amaçlı mayın temizliği yürütülüyor. Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde 8 ÖMAT Bölük Komutanlığı bulunuyor ve toplam 32 ÖMAT timi münferit görev icra edebilecek şekilde yapılandırılıyor.
MAFAM, mayın temizliğini tek başına yeterli görmeyen bir çerçeveyle risk eğitimi ve farkındalık çalışmalarını da sürdürüyor. Mayınlı alanlara yakın bölgelerde yaşayan vatandaşlara yönelik Patlayıcı Madde Risk Eğitimi (PMRE) kapsamında yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verildi. Bu hat, sivil kayıpları azaltma ve yerel idarelerin kriz yönetimi kapasitesini destekleme açısından programın tamamlayıcı ayağı olarak konumlanıyor.
Deniz boyutunda ise Rusya-Ukrayna Savaşı sonrası Karadeniz’e sürüklenebilen mayınlar, deniz trafiği ve kıyı güvenliği açısından ayrı bir risk başlığı oluşturuyor. Türk Deniz Kuvvetleri, Seyir Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı üzerinden günlük verilere dayalı analizlerle muhtemel sürüklenme rotalarını izliyor ve 7/24 mayın gözetlemesi yapıyor.
Tespit sonrası imha faaliyetlerine deniz karakol uçakları, helikopterler, insansız hava araçları, mayın avlama gemileri ve karakol gemileri katılıyor; Karadeniz Uyumu Harekatı çerçevesinde farklı platformlar görev alıyor.
Türkiye, insani amaçlı mayın temizliği alanında dış işbirliği ve kapasite geliştirme faaliyetlerini de yürütüyor. Askeri işbirliği anlaşmaları kapsamında ÖMAT birlikleri ilk kez 11 Aralık 2020’de Azerbaycan’a görevlendirildi; Ağdam, Cebrail, Hadrut ve Laçin bölgelerinde eğitim desteği verildi ve faaliyetler sürüyor. Bakanlık kaynakları ayrıca Suriye, Libya, Litvanya, Ukrayna, Nijerya ve ASEAN üyesi ülkelerle işbirliği ve kapasite geliştirme çalışmalarının devam ettiğini aktarıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Mayın temizliği, sınır bölgelerinde arazi kullanımını ve yerel güvenlik algısını etkileyerek kamu otoritesinin risk yönetimi kapasitesine dair bir gösterge oluşturabilir. Ottava Sözleşmesi çerçevesindeki kurumsal yapı, raporlama ve uyum süreçleri üzerinden düzenleyici ve idari yükleri de şekillendirebilir.
Sektör Etkisi: Temizlenen alanların tarım, hayvancılık ve altyapı yatırımlarına açılması, arazi değerlemesi ve proje takvimleri üzerinde etkili olabilir. Mayın temizleme, eğitim ve tespit teknolojileri alanındaki tedarik ihtiyaçları, savunma ve güvenlik ekosisteminde kapasite geliştirme başlıklarını öne çıkarabilir.
Piyasa Etkisi: Sınır güvenliği ve Karadeniz’de deniz trafiği risklerinin yönetimi, sigorta maliyetleri, lojistik planlama ve liman operasyonları gibi kanallar üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir. Uluslararası işbirliği faaliyetleri, savunma hizmetleri ve eğitim ihracatı kalemleri üzerinden kamu harcamaları ve sözleşme akışlarını etkileyebilir.