Liberya, ABD'den Gönderilen 1.200 Göçmeni Kabul Etme Kararı Aldı
Liberya, ABD ile yapılan anlaşma kapsamında 1.200 üçüncü ülke vatandaşını kabul edecek.
Lauren Collins ·

Yeni Göçmen Anlaşmasının Detayları
Liberya hükümeti, Amerika Birleşik Devletleri'nden gönderilecek 1.200'e kadar üçüncü ülke vatandaşını kabul etmeyi taahhüt etti. Liberya Enformasyon Bakanı Jerolinmek Piah, başkent Monrovia'da yaptığı açıklamada, ilk 20 kişilik grubun bu hafta içinde ülkeye ulaşmasının beklendiğini duyurdu.
Söz konusu düzenleme, 2025 yılında imzalanan ikili bir mutabakata dayanıyor. Yetkililer, bu kişilerin Liberya'da "misafir" statüsünde bulunacağını ve diledikleri zaman ülkeden ayrılma haklarının saklı olduğunu belirtti.
Uluslararası Göç Politikalarında Yeni Dönem
İnsan hakları örgütleri Refugees International ve Human Rights First'ün verilerine göre, bu anlaşma ABD'nin mevcut göçmen politikası kapsamında bir ülkeyle yaptığı en kapsamlı üçüncü ülke transferi olma özelliğini taşıyor. Washington yönetiminin benzer içerikli düzenlemeleri dünya genelinde en az 35 farklı ülke ile hayata geçirdiği ifade ediliyor.
Ağustos 2026 itibarıyla ABD, vatandaşı olmadıkları 26 farklı ülkeye yaklaşık 22 bin kişiyi gönderdi. Bu uygulama, göçmenlerin kendi ülkeleri dışındaki bölgelere yönlendirilmesini içeren geniş kapsamlı bir stratejinin parçası olarak uygulanıyor.
Hukuki Süreçler ve Diplomatik Boyut
ABD'deki mahkemelerde, üçüncü ülke deportasyonlarının yasallığına dair çok sayıda dava süreci devam ediyor. Özellikle El Salvador vatandaşı Kilmar Abrego Garcia'nın durumu, bu transferlerin hukuki sınırlarını belirlemek adına kritik bir örnek olarak mahkeme kayıtlarına geçti.
Anlaşmanın arka planında bazı diplomatik teşviklerin yer aldığı iddia ediliyor. İnsan hakları kuruluşları, ABD'nin Liberya'daki sağlık hizmetlerine 124 milyon dolarlık destek sözü verdiğini ve Liberyalılar için vize sürelerini 36 aya çıkardığını hatırlatıyor.
Şu an için en büyük belirsizlik, ABD yargısının bu transferleri kısıtlayıp kısıtlamayacağı noktasında toplanıyor. Mahkemelerden çıkacak kararlar, benzer ikili anlaşmaların gelecekteki uygulanabilirliğini doğrudan etkileyebilir.