Lübnan yönetimi ateşkes süreci için Yunanistan'dan diplomatik destek istedi
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, İsrail ile varılan ateşkesin uygulanması adına Yunanistan'dan arabuluculuk yapmasını talep etti.
Atlas Newsdesk ·

Diplomatik girişimler hız kazandı
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, Atina'ya gerçekleştirdiği ziyarette Yunan yetkililerle bir araya gelerek, İsrail ile imzalanan ateşkes çerçevesinin hayata geçirilmesi için destek istedi. ABD öncülüğünde haziran ayı sonunda kabul edilen mutabakat, bölgedeki çatışmaların durdurulmasını ve tarafların belirli yükümlülükleri yerine getirmesini öngörüyor.
Anlaşmanın temel maddeleri arasında İsrail birliklerinin Lübnan'ın güneyinden çekilmesi ve bölgede Lübnan ordusunun konuşlandırılması yer alıyor. Ancak sahadaki askeri hareketliliğin devam etmesi ve Hizbullah'ın silah bırakma konusundaki direnci, sürecin tıkanmasına neden oluyor.
Çatışmaların insani ve fiziksel bilançosu
Mart ayından bu yana süregelen gerilim, Lübnan genelinde ağır bir yıkıma yol açtı. Resmi verilere göre, çatışmalarda 4 bin 300'den fazla kişi hayatını kaybederken, 12 binin üzerinde yaralı bulunuyor. Yaklaşık 70 köyde ise altyapı sistemleri ciddi şekilde zarar gördü.
Cumhurbaşkanı Aoun, askeri yöntemlerin bölgedeki istikrarsızlığı çözmekte yetersiz kaldığını belirterek, anlaşmanın her iki taraf için de karşılıklı uyum gerektirdiğini vurguladı. Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise Lübnan'ın egemenliğine saygı duyduklarını ve gerilimin düşürülmesini desteklediklerini ifade etti.
Gelecek beklentileri ve riskler
Lübnan'ın bu talebi, Yunanistan ile İsrail arasında yakın zamanda duyurulan milyar dolarlık savunma sanayii anlaşmasıyla aynı döneme denk geldi. Bu durum, Yunanistan'ın arabuluculuk rolünün etkinliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Tarafların, mevcut tıkanıklığı aşmak amacıyla eylül ayında sekizinci tur görüşmeler için yeniden bir araya gelmesi planlanıyor. ABD'nin moderatörlüğünde gerçekleşecek bu toplantıların, ateşkesin geleceği açısından kritik bir dönemeç olması bekleniyor. Ancak tarafların temel güvenlik kaygıları giderilmediği sürece, diplomatik çabaların somut bir sonuca ulaşıp ulaşmayacağı belirsizliğini koruyor.