Kosova'da cumhurbaşkanı seçimi erken seçim riskini ortadan kaldırdı
Kosova meclisi, Justina Shiroka-Pula'yı cumhurbaşkanı seçerek erken seçim krizini aştı.
Claire Dubois ·

Siyasi kriz uzlaşıyla çözüldü
Kosova parlamentosu, Justina Shiroka-Pula'yı cumhurbaşkanı olarak belirleyerek ülkede yaşanması muhtemel bir erken seçim sürecinin önüne geçti. Başbakan Albin Kurti ile ana muhalefet kanadı arasında 6 Ekim tarihinde varılan mutabakat, uzun süredir devam eden cumhurbaşkanlığı düğümünü çözüme kavuşturdu. Bu uzlaşı sağlanamasaydı, ülke son iki yıl içinde dördüncü kez sandık başına gitmek zorunda kalacaktı.
Uzlaşı ve yargı reformu arayışı
Söz konusu siyasi anlaşma, sadece cumhurbaşkanlığı makamının doldurulmasını değil, aynı zamanda savaş suçları davalarına bakan Özel Mahkeme'nin işleyişine dair değişiklikleri de kapsıyor. Ekonomist kimliğiyle tanınan ve Bilim ve Sanat Akademisi'nin başında bulunan Shiroka-Pula, tarafların üzerinde birleştiği ortak aday olarak öne çıktı. Ancak uzmanlar, cumhurbaşkanlığı seçiminin gerçekleşmiş olmasının, yargı alanındaki önerilen değişikliklerin hukuken yürürlüğe gireceği anlamına gelmediğine dikkat çekiyor.
Mahkeme kararlarına yönelik yeni düzenlemeler
Parlamentoya sunulan tasarılar, Özel Mahkeme tarafından verilen hapis cezalarına 15 yıllık bir üst sınır getirilmesini hedefliyor. Ayrıca hükümlülerin cezalarını Kosova sınırları içerisinde çekmeleri ve cumhurbaşkanlığı affından yararlanabilmeleri gibi düzenlemeler de gündemde bulunuyor. Bu adımlar, eski cumhurbaşkanı Haşim Thaçi ve beraberindeki üç eski Kosova Kurtuluş Ordusu liderine verilen 13 ile 25 yıl arasındaki hapis cezalarının ardından geldi.
Hukuki belirsizlikler devam ediyor
Mahkum edilen isimlerin kararlara itiraz etmeye hazırlandığı belirtilirken, siyasi mutabakatın mevcut cezalar üzerinde doğrudan bir etkisi olup olmayacağı belirsizliğini koruyor. 2015 yılında kurulan Özel Mahkeme, 1998-1999 çatışma dönemindeki eylemleri yargılamaya devam ederken, bu süreç ülkede siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor. Eylül ayındaki mahkumiyet kararlarının ardından başlayan protestolar, yargı süreci ile siyasi otorite arasındaki gerilimi artırmıştı.
Gelecek süreç ve riskler
Önümüzdeki dönemde, mahkeme kararlarına yapılacak itirazlar ve parlamentonun yargı reformuna ilişkin yasal adımlarının kapsamı, ülkenin gündemini belirlemeye devam edecek. Siyasi anlaşma, kısa vadeli seçim tehdidini bertaraf etse de, mahkeme kararlarının uygulanması ve cumhurbaşkanının af yetkisinin sınırları gibi konular henüz netleşmiş değil. Tarafların vardığı mutabakatın hukuki geçerliliği ve mevcut mahkumiyetler üzerindeki etkisi, önümüzdeki günlerde yapılacak yasal değerlendirmelerle netlik kazanacak.