Köprü ve otoyolları özelleştirme kararı yargıya taşındı

FSM ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nün de aralarında olduğu bazı köprü ve otoyolların işletme haklarının 30 yıllığına devrini öngören Cumhurbaşkanı kararı…

Atlas Newsdesk ·

Köprü ve otoyolları özelleştirme kararı yargıya taşındı

Özelleştirme kararı, KGM’nin işlettiği otoyol ve köprüler için açılan iptal davasıyla Danıştay denetimine taşındı.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, 5 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın tümüyle iptalini istediğini duyurdu. Konfederasyonun açıklamasına göre dava, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen bazı otoyol, çevreyolu ve köprülerin özelleştirme sürecine dahil edilmesine karşı açıldı.

11,8 bin sayılı karar mahkemede

Dosyanın merkezinde, 4 Eylül 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı bulunuyor. Karar, 33,4 bin sayılı Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra kamuya açık hale geldi ve dava açıklaması konfederasyon tarafından aynı karar numarası üzerinden yapıldı.

Birleşik Kamu-İş, başvurusunda kararın tamamının iptalini talep ettiğini bildirdi. Açıklamada davanın gerekçelerine ilişkin ayrıntılı hukuki değerlendirme paylaşılmadı; bu nedenle dava dilekçesinde hangi idari, mali veya kamu yararı argümanlarının öne çıkarıldığı kamuya açık metinden doğrulanamıyor.

Yargı sürecinin ilk eşiği, Danıştay’ın dosyayı usul ve esas bakımından nasıl ele alacağı olacak. Mahkemenin yürütmenin durdurulması yönünde bir karar verip vermeyeceği, işletme hakkı modeline ilişkin takvimin devam edip etmeyeceğini belirleyecek başlıca unsur olarak öne çıkıyor.

İki köprü, 13 yol kesimi

Karara konu edilen varlık listesi, Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan 13 otoyol ve çevreyolu kesimi ile iki köprüyü kapsıyor. Listede Edirne-İstanbul-Ankara, Niğde-Pozantı, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun ve Gaziantep-Şanlıurfa otoyolları yer alıyor.

Batı hattında İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyolları ile Ankara Çevre Otoyolu ve İzmir Çevre Otoyolu da karara dahil edildi. Ayrıca Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu’nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arası listede bulunuyor.

Köprü tarafında ise 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü karara konu edilen iki varlık olarak sayıldı. Bu iki geçişin aynı dosyada yer alması, davanın yalnızca şehirler arası otoyol işletmeciliğini değil, İstanbul’daki kritik geçiş altyapısını da kapsadığını gösteriyor.

İşletme hakkı modeli tartışılıyor

Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, söz konusu çalışmanın kamu varlıklarının doğrudan satışı anlamına gelmediğini daha önce açıklamıştı. Kurumun açıklamasına göre değerlendirilen modelde mülkiyet devlette kalacak, işletme hakkı ise belirli bir süre için devredilebilecek.

Bu ayrım, dava sürecindeki ana tartışma alanlarından biri olabilir. Mülkiyetin kamuda kalması, varlık satışına göre farklı bir hukuki ve mali yapı oluştururken; ücretlendirme, bakım yükümlülükleri, sözleşme süresi ve denetim mekanizması gibi başlıklar uygulamanın etkisini belirleyecek.

KGM açısından dava, mevcut işletme düzeni ile olası devir modeli arasındaki geçişin zamanlamasını belirsizleştiriyor. Sürecin durması halinde mevcut kamu işletmesi devam eder; kararın yargıdan geçmesi halinde ise özel işletmeci seçimi, sözleşme şartları ve gelir paylaşımı gibi başlıklar idari takvimin merkezine yerleşir.

Sektör için sonuç, yalnızca hangi varlığın devredileceğiyle sınırlı değil. Uzun vadeli altyapı sözleşmelerinde finansman maliyeti, trafik geliri beklentisi ve kamu denetiminin kapsamı, ihaleye ilgi gösterebilecek şirketlerin risk hesabını doğrudan etkiler.

Dava kabul edilir ve karar iptal edilirse, Türkiye’de otoyol işletme haklarının devri konusunda yeni bir karar veya farklı bir model gerekebilir. Bu senaryoda küresel makro etki sınırlı kalır; ancak altyapı yatırımcıları açısından Türkiye’de düzenleyici süreçlerin öngörülebilirliği daha yakından izlenir.

Dava reddedilir ve süreç ilerlerse, KGM’nin işlettiği varlıklar için işletme hakkı devri hazırlıkları hız kazanabilir. Böyle bir hatta şirketler için odak, köprü ve otoyol gelirlerinin sözleşme süresi boyunca nasıl düzenleneceği; sektör için odak ise kamu altyapısında özel işletme payının hangi koşullarla genişleyeceği olur.

More stories