İZMİR-SAFE deprem verilerini tek merkezde toplayacak
İZMİR-SAFE, İzmir’in deprem senaryolarında bina, yol ve altyapı risklerini tek platformda izleyerek afet planlamasını güçlendirmeyi hedefliyor.
Atlas Newsdesk ·

İZMİR-SAFE, İzmir’in deprem verilerini tek merkezde toplayarak müdahale ve risk azaltma planlarını destekleyecek.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Deprem Master Planı kapsamında hazırlanan platform, Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı bünyesinde yürütülen çalışmanın ürünü olarak tasarlanıyor. Belediye çalışmasına göre sistem, Coğrafi Bilgi Sistemleri tabanlı bir karar destek altyapısı olarak bina, yol, altyapı ve müdahale verilerini aynı ekranda değerlendirecek.
CBS verisi tek çatıya giriyor
Platformun merkezinde belediyenin yapı envanteri, ulaşım ağı, altyapı bilgileri ve mikrobölgeleme verileri yer alıyor. Bu veri setleri birlikte işlendiğinde, farklı deprem senaryolarının hangi bölgelerde bina hasarı, yol kapanması veya hizmet aksaması yaratabileceği önceden modellenebilecek.
İZMİR-SAFE yalnızca binaların görebileceği hasara odaklanmıyor; hasarlı yapıların çevresindeki yollar ve kent hizmetleri üzerindeki etkisini de hesaba katıyor. Ağır hasar alması beklenen binaların yakınındaki geçişlerin kapanması halinde, itfaiye ve ambulans gibi acil servis araçlarının kullanacağı güzergahlar yeniden değerlendirilecek.
Aynı modelleme içinde hastanelere, toplanma alanlarına ve müdahale noktalarına erişim süreleri karşılaştırılabilecek. Belediye çalışmasına göre içme suyu ve atık su hatlarında oluşabilecek arızalar da bu analizlere eş zamanlı dahil edilecek.
Acil rotalar önceden sınanacak
Sistemin hedefi, depremden sonra hasarı görmekle sınırlı olmayan bir hazırlık düzeni kurmak. Senaryo çıktıları, afet öncesinde hangi bölgelerde riskin yoğunlaşabileceğini, hangi ulaşım bağlantılarının zayıf kalabileceğini ve hangi hizmet noktalarının baskı altında kalabileceğini gösterecek.
Bu yaklaşım, müdahale ekiplerinin yalnızca mevcut haritalara değil, olası kesinti ve kapanma durumlarına göre hazırlanmış alternatif rotalara da dayanmasını sağlayacak. Böylece bir yolun devre dışı kalması halinde hangi güzergahın hastane, toplanma alanı veya altyapı müdahale noktasına erişim sağlayabileceği önceden test edilebilecek.
Karar destek sistemi, belediyenin farklı birimlerinde tutulan bilgilerin birlikte okunmasına dayanıyor. Yapı stoğu, ulaşım ve altyapı verilerinin aynı senaryo içinde değerlendirilmesi, afet yönetiminde tekil sorunlardan çok birbirini tetikleyen etkilerin izlenmesine imkan verecek.
Veri kalitesi belirleyici olacak
İZMİR-SAFE’nin yaratacağı fark, kullanılan verilerin güncelliğine ve kurum içi akışın düzenli işlemesine bağlı olacak. Yapı envanterindeki eksik bilgiler, yol ağına ilişkin eski kayıtlar veya altyapı hatlarında güncellenmemiş veriler senaryo sonuçlarının hassasiyetini sınırlayabilir.
Eğer sistem düzenli veri güncellemesiyle işletilirse, İzmir Büyükşehir Belediyesi deprem öncesi güçlendirme, ulaşım planlama ve acil müdahale hazırlığında daha hedefli kararlar alabilecek. Bu durumda kentsel hizmetlerin aksama noktaları önceden görüleceği için müdahale planları daha ölçülebilir hale gelir.
Eğer veri akışı parçalı kalırsa, platform yine bir risk haritası sunabilir ancak sahadaki değişimleri tam yansıtmakta zorlanır. Bu senaryoda belediye birimleri için asıl sorun, modelin ürettiği sonuçları güncel saha bilgisiyle eşleştirmek olur.
Platformun etkisi belediyeyle sınırlı kalmayacak; altyapı işletmeleri, sağlık hizmetleri, itfaiye birimleri ve şehir planlama ekipleri aynı risk tablosundan beslenebilecek. İzmir için asıl eşik, İZMİR-SAFE çıktılarının planlama belgelerine, müdahale tatbikatlarına ve yatırım önceliklerine ne kadar düzenli aktarılacağı olacak.