İsrailli Bakandan Cezaevinde Tehdit: "Seni Öldüreceğim"
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, cezaevinde tuttuğu Hamas mensubu Hassan Salameh’e “Seni öldürmek istiyorum, seni idam etmek istiyorum” dedi.
Atlas Newsdesk ·

Ben-Gvir, 30 saniyelik cezaevi videosunda Hamas hükümlüsü Hassan Salameh’e ölüm cezası isteğini yüzüne söyledi.
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir’in yayımladığı kayıtta, 1996’daki Kudüs otobüs saldırılarından hüküm giyen Salameh ile cezaevindeki karşılaşması yer aldı. Kaydın kamuya açılması, hem mahkum koşulları hem de yaklaşan seçimler öncesindeki güvenlik siyaseti açısından yeni bir tartışma başlattı.
Salameh görüşmesi kameraya alındı
Videoda Ben-Gvir, Salameh’e doğrudan hitap ederek onu öldürmek ve idam etmek istediğini söyledi. Bakan, cezaevindeki koşulların kendi politikaları sonucunda sertleştiğini belirtti ve “Burada cehennemden ben sorumluyum” ifadesini kullandı.
Ben-Gvir’in paylaşımı, görüşmenin yalnızca kapalı bir cezaevi ziyareti olarak kalmadığını gösterdi. Yaklaşık 30 saniyelik kayıt, bakanın kendi sosyal medya hesabından yayımlandığı için mesajın hedef kitlesi cezaevi dışındaki seçmenler ve siyasi rakipler oldu.
Salameh, 1996 yılında Kudüs’te düzenlenen ve 45 kişinin öldüğü otobüs saldırılarının organizasyonundan hüküm giymiş bir Hamas mensubu olarak biliniyor. Ben-Gvir, kayıtta bu saldırıların ardından düzenlenen protestolara katıldığını hatırlatarak karşılaşmayı kişisel ve siyasi bir hesaplaşma çerçevesine yerleştirdi.
1996 saldırıları siyasi hafızada
Kudüs’teki otobüs saldırıları, İsrail kamuoyunda güvenlik politikalarının sertleştiği dönemin en kanlı dosyaları arasında yer alıyor. Salameh’in adı, bu nedenle cezaevi uygulamalarına ilişkin güncel tartışmalarda sembolik bir ağırlık taşıyor.
Ben-Gvir’in cezaevlerine ilişkin çizgisi yeni değil. Bakan daha önce de Filistinli mahkumların tutulduğu tesislere giderek koşulların ağırlaştırılmasını savunan görüntüler paylaşmıştı.
Bu politika, mahkum hakları, güvenlik önlemleri ve cezalandırma anlayışı arasındaki sınırları yeniden tartışmaya açıyor. Ben-Gvir ise kendi açıklamalarında cezaevi koşullarındaki sertleşmeyi bir güvenlik ve caydırıcılık meselesi olarak sunuyor.
İdam talebi seçim dosyasında
Ben-Gvir uzun süredir saldırılardan hüküm giyen Filistinliler için ölüm cezasının uygulanmasını destekliyor. Son haftalarda bu çağrıyı tekrar etmesi, konunun yaklaşan seçimler öncesinde kampanya başlıklarından biri haline gelebileceğini gösteriyor.
Bakan, savunma bakanlığı görevine gelmesi halinde ölüm cezası uygulamasının daha geniş biçimde hayata geçirilmesini savunacağını söylüyor. Bu söylem, cezaevi yönetimiyle sınırlı olmayan daha geniş bir güvenlik doktrinine işaret ediyor.
Seçim sürecinde Ben-Gvir’in çizgisi koalisyon pazarlıklarında ağırlık kazanırsa, cezaevi koşulları ve ölüm cezası dosyası hükümet programı tartışmalarına taşınabilir. Böyle bir durumda etkiler en önce İsrail’in cezaevi idaresinde, ardından güvenlik kurumları ile yargı sistemi arasındaki yetki tartışmalarında hissedilir.
Bu çizgi sınırlı siyasi destek bulursa, video daha çok kampanya dili ve taban mobilizasyonu bağlamında kalabilir. Açık kalan soru, Ben-Gvir’in cezaevi ziyaretleriyle kurduğu sert güvenlik mesajının seçim sonrasında resmi politikaya dönüşüp dönüşmeyeceği.