Mescid-i Aksa erişimi: İsrail kısıtlamaları gevşetti
Mescid-i Aksa erişimi kararı, İsrail’in Pesah döneminde kısıtlı ziyaret düzeni ve güvenlik-yargı hattındaki tartışmaları öne çıkardı.
Cuneyd Erdogan ·

İsrail yönetimi, 28 Şubat’tan beri kapalı tuttuğu Mescid-i Aksa yerleşkesinde erişim rejimini yeniden düzenledi ve alanı Pesah dönemi boyunca sınırlı ziyaretlere açtı. Karar, İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile İsrail polisinin koordinasyonuyla alındı ve 5 Nisan 2026’da i24 televizyonu tarafından duyuruldu. Uygulama, Müslümanların erişimini kısıtlı tutarken Yahudi yerleşimcilerin ziyaretlerine de kapı araladığı için Kudüs’te güvenlik ve yönetim riski başlığı altında izleniyor.
İsrail, kapatma kararını İran’a yönelik saldırılarla bağlantılı güvenlik gerekçeleriyle açıkladı. Kapatma süresince Ramazan teravih namazları, Ramazan Bayramı namazı ve altı haftadır Cuma namazları kılınamadı. Bu durum, dini takvimle çakışan kısıtlamaların toplumsal gerilim ve kamu düzeni riskini artırdığı bir döneme işaret ediyor.
Yeni düzenleme, 8 Nisan’a kadar sürecek Hamursuz (Pesah) Bayramı boyunca küçük gruplar halinde Müslüman ve Yahudi ziyaretçilere erişim öngörüyor. Yedioth Ahronoth’un aktardığına göre, Mescid-i Aksa ve Burak (Ağlama) Duvarı’nın açılmasıyla ilgili bir dava İsrail Yüksek Mahkemesi’nde ele alındı. Süreç, güvenlik kurumlarının sahadaki uygulamaları ile yargı denetimi arasındaki ilişkiyi ve kararların siyasi sorumluluğunu öne çıkarıyor.
İsrail İç Cephe Komutanlığı, Ağlama Duvarı meydanına her saat 50 kişinin girmesine izin verilmesi yönünde görüş bildirdi. Bu tür sayısal kotalar, kalabalık yönetimi ve olaylara müdahale kapasitesi açısından ölçülebilir bir çerçeve sunsa da, erişim kısıtlarının hangi gruplara nasıl uygulandığı siyasi meşruiyet tartışmalarını etkileyebiliyor. Filistinli sosyal medya kullanıcıları, kararın Mescid-i Aksa’yı Yahudi yerleşimcilerin baskınlarına açtığını savunarak tepki gösterdi.
Mescid-i Aksa, Kudüs’te statüko tartışmalarının merkezinde yer alıyor ve erişim kuralları sık sık güvenlik gerekçeleriyle değişebiliyor. Pesah ve Ramazan gibi dönemlerde ziyaretçi akışının artması, güvenlik planlamasını ve kamu düzeni riskini büyütüyor. Bu nedenle karar, yalnızca dini ziyaret düzenlemesi değil; İsrail iç siyasetinde güvenlik yaklaşımı, Kudüs’te idari kontrol ve yargı süreçleri üzerinden siyasi kredibiliteyi etkileyen bir başlık olarak öne çıkıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Karar, Kudüs’te güvenlik yönetimi ile dini özgürlük tartışmalarını aynı anda gündeme taşıyabilir. Yüksek Mahkeme süreci, yürütme ve güvenlik kurumlarının kararlarının iç politikada nasıl denetlendiğini etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Kudüs’te ziyaretçi akışına getirilen kotalar ve dönemsel kısıtlar, turizm ve şehir içi hizmetlerde operasyon planlamasını değiştirebilir. Güvenlik önlemlerinin yoğunlaşması, etkinlik ve ziyaret organizasyonlarında maliyet ve sigorta koşullarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Bölgesel güvenlik algısındaki değişim, ülke risk primi ve turizm gelir beklentileri üzerinden fiyatlamalara yansıyabilir. Haber akışı, savunma ve güvenlik harcamaları beklentileri ile ilgili sektör hisselerinde oynaklığı artırabilir.