İran ABD müzakereleri İslamabad’da başladı
İran ABD müzakereleri İslamabad’da başladı; ateşkes sonrası süreçte Lübnan ateşkesi ve dondurulmuş varlıklar ana başlık oldu.
Cuneyd Erdogan ·

İran ve ABD, iki hafta süren çatışmaların ardından ilan edilen ateşkesten sonra 11 Nisan 2026’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da doğrudan müzakere sürecini başlattı. Görüşmeler, Orta Doğu’daki gerilimi düşürmeye dönük diplomatik temasların yeni bir aşaması olarak konumlanıyor. Sürecin zamanlaması, 28 Şubat’ta başlayan çatışmaların bölgesel güvenlik ve enerji arzı üzerindeki baskıyı artırmasının ardından geldi.
ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance, İran heyetine ise İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf liderlik ediyor. Her iki heyet de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Pakistan’ın ev sahipliği, ülkenin hem İran’la sınır komşuluğu hem de ABD ile güvenlik ve ekonomi başlıklarında süregelen ilişkileri nedeniyle arabuluculuk kapasitesini öne çıkarıyor.
Müzakereler Türkiye saatiyle 13.00’te başladı. İran tarafı görüşmelerin başlangıcında heyete ait ilk fotoğrafı paylaştı; Kalibaf’ın konuştuğu ve diğer yetkililerin not aldığı görüldü. Bu paylaşım, İran’ın süreci kamuoyuna görünür kılma ve iç siyasi zeminde meşruiyet üretme ihtiyacına işaret eden bir iletişim adımı olarak okunuyor.
İran, masaya oturmak için iki ön şart dile getirdi: Lübnan’da ateşkes sağlanması ve İran’a ait mal varlıklarının serbest bırakılması. Bu çerçevede daha önce ABD’nin dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılmasını onayladığı yönünde iddialar gündeme geldi. Beyaz Saray ise bu iddiaları yalanladı ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının serbest bırakıldığına dair haberlerin gerçeği yansıtmadığını açıkladı.
Görüşmelerin ana ekseni, ateşkes sonrası güven artırıcı adımların tanımlanması ve çatışma dinamiklerinin yeniden tetiklenmesini önleyecek bir çerçevenin kurulması olarak şekilleniyor. İran’ın “varlıkların serbest bırakılması” talebi, yaptırımların ve finansal kısıtların müzakere gündeminde kalmaya devam edeceğini gösteriyor.
ABD’nin kamuya açık biçimde “serbest bırakma yok” mesajı vermesi ise pazarlık alanını daraltmadan, iç siyasi maliyeti yönetme ve müzakere kaldıraçlarını koruma amacı taşıyor.
İslamabad hattı, tarafların doğrudan temas kurabildiği ancak aynı anda bölgesel dosyaların (Lübnan ateşkesi gibi) masaya taşındığı bir format sunuyor. Bu tür görüşmeler, geçmişte de üçüncü ülkeler üzerinden yürüyen temasların bir uzantısı olarak görülüyor; taraflar çoğu zaman güvenlik, yaptırım ve bölgesel çatışma başlıklarını birbirine bağlı paketler halinde ele alıyor. Bu nedenle süreç, tek bir dosyaya indirgenmeyen, çok başlıklı bir pazarlık zemini yaratıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Pakistan’ın ev sahipliği, ülkenin bölgesel diplomasi rolünü ve güvenlik gündemini öne çıkarabilir. İran-ABD hattındaki ilerleme ya da tıkanma, Pakistan’ın sınır güvenliği ve bölgesel istikrar algısı üzerinden iç politik tartışmaları etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Ateşkesin kalıcılığı ve Lübnan dosyasındaki gelişmeler, enerji taşımacılığı ve sigorta maliyetleri gibi risk fiyatlaması kanallarını etkileyebilir. Dondurulmuş varlıklar ve yaptırım başlıkları, bankacılık uyumu ve sınır ötesi ödeme akışları üzerinde belirleyici olmaya devam edebilir.
Piyasa Etkisi: Müzakereler, jeopolitik risk primi üzerinden petrol ve savunma/taşımacılık hisseleri gibi varlıklarda fiyatlamayı etkileyebilir. Varlıkların serbest bırakılması tartışması, yaptırım beklentileri ve dolar likiditesi kanalıyla bölgesel para birimleri ve CDS’lerde oynaklığı artırabilir.