İran'dan İsrail'e 'Erbakan' Mesajı
İran İsrail saldırısı, füzelerde Erbakan ve Mavi Marmara mesajlarıyla propaganda boyutu kazandı; Türkiye-İran dengeleri yeniden gündemde.
Cuneyd Erdogan ·

İran’ın İsrail’e yönelik “Gerçek Vaat Operasyonu” adıyla duyurduğu hava saldırısı, askeri boyutun yanında hedeflediği siyasi mesajlarla da bölgesel risk algısını etkiledi. İran resmi ajansı IRNA’nın yayımladığı görüntülerde, saldırıda kullanılan bazı füze ve dronların üzerine Türkiye siyasi tarihine ve Türkiye-İsrail gerilim başlıklarına atıf yapan notlar yazıldığı görüldü.
Bu notlar arasında, Türkiye’nin eski başbakanlarından Necmettin Erbakan’a atfedilen “İsrail sözden anlamaz, gücü anlar” ifadesi ile 2010’daki Mavi Marmara olayında hayatını kaybeden dokuz Türk vatandaşına ithaf edilen yazılar yer aldı.
Operasyonun doğrudan tetikleyicisi, İsrail’in 1 Nisan’da İran’ın Şam’daki konsolosluk binasına düzenlediği saldırı oldu. Haberde yer alan bilgilere göre bu saldırıda, aralarında iki üst düzey Devrim Muhafızları komutanının da bulunduğu yedi kişi öldü. İran, askeri karşılığını bu çerçevede konumlandırırken, IRNA üzerinden yapılan mesajlarda saldırının “Mavi Marmara şehitlerinin intikamı” söylemiyle de paketlendiği aktarıldı.
Bu yaklaşım, Tahran’ın aynı eylemi hem devletler arası caydırıcılık diliyle hem de kamuoyu mobilizasyonu diliyle anlatmaya çalıştığını gösteriyor.
Türkiye referanslarının seçilmesi, İran’ın İsrail karşıtlığı ekseninde daha geniş bir bölgesel meşruiyet alanı kurma arayışına işaret ediyor. Erbakan ve Mavi Marmara gibi başlıklar, Türkiye’de farklı siyasi ve toplumsal kesimlerde karşılık bulabilen semboller olarak biliniyor. Bu nedenle mesajlaşma, yalnızca İsrail’e değil, Türkiye ve diğer Müslüman ülkelerdeki kamuoylarına dönük bir iletişim katmanı da taşıyor.
İran’ın bu yöntemi, askeri operasyonların bilgi alanında nasıl çerçevelendiğinin ve semboller üzerinden nasıl yeni hedef kitleler üretildiğinin güncel bir örneği olarak okunabilir.
Ankara açısından tablo, dış politika söylemi ile bölgesel güç rekabeti arasındaki dengeyi daha görünür hale getiriyor. Türkiye, Gazze bağlamında İsrail’e yönelik sert siyasi eleştiriler getirirken, İran’ın Türkiye iç siyasetinde anlamı olan figür ve olayları kendi askeri eylemine eklemlemesi ayrı bir hassasiyet yaratabilir.
Bu tür sembolik sahiplenmeler, Türkiye-İran ilişkilerinde zaten var olan rekabet alanlarını (bölgesel nüfuz, güvenlik mimarisi, kamuoyu etkisi) daha karmaşık hale getirebilir. Önümüzdeki dönemde tarafların vereceği diplomatik tepkiler ve resmi açıklamalar, bu mesajlaşmanın ikili ilişkilerde kalıcı bir başlığa dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyecek.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Türkiye’de İran’ın iç siyasi sembolleri kullanması, Ankara’nın kamuoyu yönetimi ve diplomatik dilinde yeni bir hassasiyet alanı açabilir. İran-İsrail geriliminin iletişim boyutu, Türkiye’nin bölgesel konumlanmasına dair tartışmaları etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Bölgesel güvenlik riskinin yükselmesi, havacılık, lojistik ve enerji tedarik zincirlerinde sigorta maliyetleri ve operasyon planlaması üzerinden etkiler yaratabilir. Savunma ve siber güvenlik alanlarında risk algısı, kamu ve özel sektör harcamalarının önceliklerini etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Jeopolitik gerilim, risk primi kanalıyla bölge varlıklarında oynaklığı artırabilir ve güvenli liman talebini etkileyebilir. Enerji fiyatları ve navlun/sigorta maliyetleri üzerinden enflasyon beklentileri ve faiz patikası tartışmaları yeniden şekillenebilir.