İran savaşı Trump’ı çıkışsız bıraktı: ABD’nin askerî sınırları ortaya çıktı

NYT analizine göre Trump yönetimi, İran'a karşı başlattığı savaşın 5. ayında hedeflerine ulaşamadı; ABD'nin füze stokları azaldı, petrol fiyatı arttı.

Atlas Newsdesk ·

İran savaşı Trump’ı çıkışsız bıraktı: ABD’nin askerî sınırları ortaya çıktı

WASHINGTON — ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programını sona erdirmek ve Tahran yönetimini değiştirmek amacıyla başlattığı askerî operasyonlar, beş ayın ardından Washington açısından stratejik bir çıkmaza dönüştü. The New York Times’ın analizinde, ABD’nin büyük askerî üstünlüğüne rağmen savaşın temel hedeflerinin neredeyse hiçbirinin gerçekleşmediği belirtildi.

Trump yönetimi, İran’da Venezuela’dakine benzer hızlı bir yönetim değişikliği sağlayabileceğini düşünüyordu. Ancak Amerikan istihbarat birimlerinin İran’ın siyasi ve askerî yapısının böyle bir operasyon için uygun olmadığı değerlendirmesi üzerine Washington, daha geniş kapsamlı kara ve hava harekâtlarına yönelmekte tereddüt etmeye başladı.

Nükleer program sona ermedi

Savaşın başlangıcında İran’ın nükleer kapasitesinin ortadan kaldırılması hedeflenmişti. Buna rağmen zenginleştirilmiş uranyum stoklarının yer altındaki tesislerde bulunmayı sürdürdüğü ve Tahran yönetiminin nükleer programından vazgeçmediği değerlendiriliyor.

Trump, İran’ın petrol ihracatının merkezi konumundaki Harg Adası’nı ele geçirmek ve uranyum stoklarına el koymakla tehdit etse de ülkeye kara birlikleri göndermek istemediğini açıkladı.

ABD’nin füze stokları kritik seviyede

Washington’ın yeni ve büyük çaplı saldırılara temkinli yaklaşmasının nedenlerinden biri, füze savunma sistemlerinde kullanılan önleyici mühimmatın hızla azalması.

Analizde, bazı temel füze stoklarının önemli bölümünün savaşın ilk aylarında kullanıldığı, temmuz ayında yaşanan 13 gecelik karşılıklı saldırıların ardından rezervlerin kritik seviyelere indiği aktarıldı. ABD’li yetkililer, Rusya ve Çin’in bu durumu kendi askerî hesaplamalarında kullanabileceğinden endişe ediyor.

Petrol ve deniz taşımacılığı baskısı

İran savaşı, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol ve ticari gemi trafiğini de büyük ölçüde aksattı. Kısa süreliğine normale dönen taşımacılık, Kızıldeniz ve Aden Körfezi’ndeki yeni tehditlerle yeniden yavaşladı.

Petrol fiyatlarındaki yükselişin ABD ekonomisi ve borsalar üzerindeki baskısı, Trump’ın askerî seçeneklerini sınırlandıran başlıca unsurlardan biri haline geldi.

Ateşkes yalnızca iki hafta sürdü

Trump, 17 Haziran’da İran’la 14 maddelik bir ateşkes anlaşması imzalayarak savaşta zafer elde ettiğini savunmuştu. Ancak İran yönetimi içindeki güç mücadelesi ve Devrim Muhafızlarının Hürmüz Boğazı’ndaki faaliyetleri nedeniyle anlaşma yalnızca iki hafta sürdü.

Trump’ın önünde üç seçenek var

Trump yönetiminin önünde askerî saldırıları artırmak, ekonomik yaptırımları ağırlaştırmak veya zafer ilan ederek savaştan çekilmek olmak üzere üç temel seçenek bulunuyor.

Büyük çaplı saldırılar sivil kayıplara, İran’ın altyapısının çökmesine ve kitlesel açlığa yol açabilir. Yaptırım seçeneği uzun süreli askerî varlık ve Körfez ülkelerine yönelik yeni saldırı riskini beraberinde getiriyor. Savaştan çekilmek ise İran’ın nükleer kapasitesini ve Hürmüz üzerindeki etkisini koruduğunun kabul edilmesi anlamına gelebilir.

Kamuoyu desteği geriledi

Washington Post ve Ipsos tarafından yapılan ankette Amerikalıların yalnızca yüzde 29’unun Trump’ın İran savaşını yönetme biçimini desteklediği belirtildi. Cumhuriyetçi siyasetçiler arasında da savaşın sona erdirilmesi yönündeki çağrıların arttığı aktarılıyor.

Analize göre Trump, net bir zafer stratejisi olmadan girdiği savaşta hem hedeflerine ulaşmakta hem de siyasi itibarını koruyacak bir çıkış yolu bulmakta zorlanıyor.

More stories