İran: Katar, büyükelçimizin esir alınan pilotlarımızla görüşmesine onay verdi
İran Genelkurmay Başkanlığı, Katar'ın ülkede esir tutulduğu iddia edilen İranlı pilotlarla büyükelçinin görüşmesine onay verdiğini açıkladı.
Atlas Newsdesk ·

İran Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı Kayıp Arama Komitesi Komutanı Tuğgeneral Muhammed Bakırzade, Katar hükümetinin İran Büyükelçisi’ne pilotlarla görüşme onayı verdiğini açıkladı. Bakırzade’ye göre izin, 2 Mart’ta esir alındığı öne sürülen pilotların durumunu öğrenmek için verildi.
Açıklama, Tahran ile Doha arasında aylar önce başlayan ve tarafların farklı beyanlarla anlattığı bir dosyayı yeniden gündeme taşıdı. İranlı komutan, pilotların fiziksel durumunun iyi olmadığını ve tutuldukları su üstündeki yerin uygun koşullar sunmadığını savundu.
Bakırzade’nin üç pilot açıklaması
Bakırzade, 15 Ağustos’taki önceki açıklamasında, ABD-İsrail ile savaş sırasında düşen 2 savaş uçağındaki 4 İranlı pilottan 3’ünün Katar tarafından esir alındığını öne sürmüştü. Bu iddia, İran tarafının verdiği bilgiye dayanıyor ve Doha tarafından kabul edilmiş değil.
İranlı yetkilinin adını verdiği pilotlar Cevad Salihi, Abdulmecid Deştiyan ve İmran Behruşiyan. Bakırzade, bu 3 kişinin yaklaşık 6 aydır Katar’da tutulduğunu ve İran’ın bu süre boyunca doğrudan görüşme yapamadığını söyledi.
Tahran’ın yeni talebi, Kızılhaç’ın Katar’a hava ambulansı göndermesi ve pilotların karadaki donanımlı bir hastaneye taşınması üzerine kurulu. Bakırzade, Katar hükümetinin bu transferi en kısa sürede sağlaması gerektiğini belirtti.
Doha iddiayı reddetmişti
Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, İran’ın pilotların alıkonulduğuna ilişkin açıklamasını daha önce sosyal medya üzerinden reddetmişti. Bu nedenle dosyanın merkezi unsuru, pilotların nerede ve hangi statüyle tutulduğu konusunda iki ülkenin birbirinden ayrılan beyanları olmaya devam ediyor.
İran, savaş sırasında Katar’daki ABD’ye ait El Udeyd Üssü’ne yönelik karşı saldırılarda savaş uçaklarının hedef alındığını açıklamıştı. Tahran ayrıca hayatını kaybeden pilot Mecid Kazımi’nin cenazesinin İran’a iade edildiğini ve ardından defnedildiğini duyurmuştu.
Bu bilgi, 4 kişilik pilot grubuna ilişkin resmi İran anlatısında tek kesinleşmiş sonuç olarak sunuluyor. Geri kalan 3 pilot için Tahran, ellerindeki bilgilerin eksik olduğunu ve akıbetlerinin netleşmediğini söylüyor.
Kızılhaç hattı ve senaryolar
Kızılhaç talebi, dosyayı yalnızca askeri bir iddia olmaktan çıkarıp insani erişim ve konsolosluk temas başlığına taşıyor. Eğer büyükelçi görüşmesi yapılır ve tıbbi sevk kanalı açılırsa, Körfez’deki diplomatik basınç askeri suçlama hattından hasta transferi ve bilgi teyidine kayabilir.
Bu ilk koşulda küresel makro etki, enerji taşımacılığı ve Körfez güvenlik risklerinde yeni bir gerilim başlığının büyümemesiyle sınırlı kalır. Katar açısından mesele, reddettiği alıkoyma iddiasına rağmen insani erişim sürecini yönetme yükü doğurur; bölgedeki savunma ve havacılık kurumları için ise düşen uçak personeline ilişkin temas protokolleri öne çıkar.
Eğer Doha ret çizgisini sürdürür ve görüşme gerçekleşmezse, Tahran dosyayı diplomatik kanallarda daha görünür hale getirebilir. Bu durumda makro düzeyde Körfez risk algısı siyasi beyanlarla izlenir; Katar için baskı iletişim yönetimine döner, bölgesel askeri temaslarda ise esir, kayıp ve tıbbi tahliye prosedürleri daha fazla tartışılır.
Üçüncü olasılık, pilotların karaya ve hastaneye transfer edilmesi, ancak statülerinin açıklığa kavuşmamasıdır. Bu yol, kısa vadede sağlık riskini azaltabilir; fakat İran-Katar hattında asıl açık konu, 3 pilotun hukuki konumu ve hangi makamın nezaretinde oldukları olarak kalır.