İran Suudi Arabistan’daki ABD üssünü vurdu: Çok sayıda asker yaralı ve uçak hasarlı
28 Mart 2026'da İran'ın Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlediği, ABD uçaklarının hasar gördüğü ve…
Lauren Collins ·

28 Mart 2026 tarihinde Suudi Arabistan'da bulunan Prens Sultan Hava Üssü'ne yönelik bir füze ve insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirildiği iddia edildi. ABD kuvvetleri tarafından aktif olarak kullanılan bu üsse yapılan saldırının, ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü askeri operasyonlara bir yanıt olduğu belirtilmektedir.
Associated Press'in isimsiz kaynaklara dayandırdığı habere göre, olayda birden fazla KC-135 yakıt ikmal uçağı ile bir E-3 Sentry Havadan Erken Uyarı ve Kontrol Sistemi (AWACS) uçağı zarar gördü. Saldırıda en az 15 Amerikan askerinin yaralandığı ve bunlardan beşinin durumunun ciddi olduğu ifade edildi. Hem ABD ordusu hem de Suudi Arabistan makamları, bu iddialarla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Bu son olaydan önce, 13 Mart 2026'da aynı üste beş adet KC-135 yakıt ikmal uçağının hasar gördüğü bildirilmişti. İran Merkezi Askeri Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfagari, 28 Mart'taki saldırıda bir yakıt ikmal uçağının tamamen imha olduğunu ve üç diğerinin hasar gördüğünü öne sürdü. İran'ın Press TV kanalı tarafından yayımlanan uydu görüntülerinin, hava üssündeki uçak tahribatını gösterdiği iddia edilmektedir.
E-3 Sentry AWACS uçakları, modifiye edilmiş Boeing 707/320 platformları olup, döner bir radar kubbesine sahiptir. Bu uçaklar, 375 kilometreyi aşan menzilleriyle muharebe yönetimi, takip ve erken uyarı gibi kritik yetenekler sunmaktadır. ABD Hava Kuvvetleri'nin 16 adet E-3 Sentry uçağından oluşan bir filosu bulunmakta olup, bunlardan altısı Avrupa ve Orta Doğu'da görev yapmaktadır.
Askeri uzmanlar, bir E-3 AWACS uçağının kaybedilmesi veya hasar görmesinin, ABD'nin hava operasyonlarında önemli boşluklar yaratabileceğini belirtiyor. Bu durum, bölgedeki durumsal farkındalığı ve muharebe yönetimini olumsuz yönde etkileyebilir. Benzer bir saldırının, bölgesel hava savunma kapasiteleri üzerinde ciddi sonuçlar doğurabileceği düşünülmektedir.
Bu iddia edilen saldırı, Orta Doğu'daki mevcut gerilimi daha da artırma potansiyeli taşımaktadır. ABD ve İran arasındaki ilişkilerdeki hassasiyet göz önüne alındığında, bu tür olayların bölgesel istikrara etkileri Türkiye tarafından da yakından takip edilmektedir. Resmi açıklamaların henüz yapılmamış olması, durumun belirsizliğini korumasına neden olmaktadır.