İran: ABD kötülük yaparsa tarihe geçecek bir karşılık veririz
Muhsin Rızayi, ABD'nin İran'a karşı bir saldırı başlatması durumunda, Washington'un askeri ve ekonomik çıkarlarına ağır darbe vuracaklarını belirtti.
Atlas Newsdesk ·

İran, ABD’nin olası hamlesine karşı askeri ve ekonomik çıkarlara yanıt uyarısı yaptı; Al Sani Tahran’da üç görüşme yaptı.
İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızayi, mesajını Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani ile yapılan temas sırasında verdi. Rızayi, Washington’a güvenmediklerini söyledi ve ABD’nin diplomasi ile müzakere süreçlerine defalarca ihanet ettiğini savundu.
Rızayi’den ABD’ye koşullu uyarı
Rızayi, açıklamasında tehdidi doğrudan ABD’nin olası bir hamlesine bağladı: "ABD, İran’a karşı herhangi bir kötülük yapmaya başlarsa, onların askeri ve ekonomik çıkarlarına tarihe geçecek bir darbe vuracağımız konusunda uyarıyoruz" dedi. Bu ifade, Tahran’ın Washington’a dönük güvenlik dilini askeri ve ekonomik çıkarlar üzerinden kurduğunu gösterdi.
Rızayi’nin sözleri, İran ile ABD arasındaki gerilimin yalnızca diplomatik müzakere başlıklarıyla sınırlı görülmediğini ortaya koyuyor. Tahran, açıklamada karşılık verme kapasitesini caydırıcılık unsuru olarak kullanırken, hangi hedeflerin veya araçların söz konusu olduğuna ilişkin ayrıntı paylaşmadı.
Hürmüz şartı masaya kondu
Rızayi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için önce ABD’nin İran’ın şartlarını yerine getirmeye dönük pratik adımlar atması gerektiğini söyledi. Açıklamada bu şartların içeriği, takvimi veya hangi kanallar üzerinden ele alınacağı belirtilmedi.
Hürmüz Boğazı, Körfez’i açık denizlere bağlayan stratejik geçiş noktası olarak enerji taşımacılığı açısından izleniyor. Bu nedenle boğaza ilişkin her diplomatik koşul, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimde değil, deniz taşımacılığı ve enerji akışlarına bağlı sektörlerde de takip ediliyor.
Bu başlıkta temel ayrım, siyasi beyan ile uygulanabilir diplomatik adım arasında duruyor. ABD’nin ne tür bir adım atmasının Tahran tarafından yeterli görüleceği açıklanmadığı için, Rızayi’nin sözleri kısa vadede bir müzakere çerçevesinden çok koşullu uyarı niteliği taşıyor.
Al Sani’nin Tahran temasları
Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Al Sani, İran ile işbirliği konusunda tereddüt etmediklerini söyledi. Al Sani, bölgedeki hassas koşullarda sorumluluk duygusuyla hareket ettiklerini ve Tahran ile çalışmaya hazır olduklarını belirtti.
Al Sani’nin Tahran programında üç üst düzey görüşme yer aldı. Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı, Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ve Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldi.
Katar’ın mesajı, Tahran ile temas kapısını açık tutma çizgisine dayanıyor. Ancak açıklamalarda, Katar’ın ABD ile İran arasındaki gerilimi azaltmaya dönük özel bir teklif sunduğuna veya yazılı bir plan taşıdığına ilişkin bilgi verilmedi.
Diplomasi iki koşula bağlı
Bu dosyada doğrudan etkilenen taraf tek bir şirket değil; enerji, sigorta ve deniz taşımacılığına bağlı sektörlerdir. Hürmüz başlığının güvenlik diliyle birlikte anılması, şirketlerin rota, sigorta maliyeti ve teslimat takvimi gibi operasyonel kararlarında risk hesabını öne çıkarabilir.
Eğer Washington, İran’ın beklediği pratik adımları atarsa, Tahran’ın Hürmüz başlığını diplomatik zeminde tutması için alan açılabilir. Bu yol küresel enerji ticaretinde risk algısını sınırlayabilir, İran’a siyasi manevra alanı verebilir ve bölgesel taşımacılık planlarını daha öngörülebilir tutabilir.
Eğer karşılıklı güven sorunu derinleşirse, Rızayi’nin askeri ve ekonomik çıkarları hedef alan uyarısı daha sert bir güvenlik gündemine dönüşebilir. Bu senaryoda küresel ölçekte enerji akışına ilişkin fiyatlama hassaslaşır, İran üzerindeki diplomatik baskı artar ve Körfez çevresindeki sektörler maliyetlerini yeniden hesaplar.
Ana açık soru, ABD’nin İran’ın şartları olarak anılan başlıklara dönük somut bir adım atıp atmayacağıdır. İkinci belirsizlik ise Katar temaslarının yalnızca siyasi dayanışma mesajı olarak mı kalacağı, yoksa taraflar arasında izlenebilir bir diplomatik hatta mı dönüşeceğidir.