IMF küresel resesyon riski: Petrol 110-125 dolar

IMF, savaşın uzaması ve enerji fiyatları yüksek kalırsa küresel resesyon riskinin artacağını; petrolün 110-125 dolara çıkabileceğini söylüyor.

Cuneyd Erdogan ·

IMF küresel resesyon riski: Petrol 110-125 dolar

IMF, 15 Nisan 2026 tarihli Dünya Ekonomik Görünümü raporunda küresel ekonominin resesyona girme riskinin arttığını bildirdi. Kurum, riskin özellikle ABD ile İsrail-İran hattındaki savaşın uzaması ve enerji fiyatlarının yüksek kalması halinde büyüdüğünü vurguladı. IMF’ye göre en olumsuz senaryoda petrol, gaz ve gıda fiyatları bu yıl ve gelecek yıl keskin biçimde yükselmeyi sürdürürse küresel büyüme 2026’da yüzde 2’nin altına inebilir.

IMF, yüzde 2’nin altını “küresel resesyon eşiği” olarak ele alıyor ve bunun 1980’den bu yana yalnızca dört kez görüldüğünü hatırlatıyor. Bu çerçevede rapor, jeopolitik şokların enerji ve gıda üzerinden büyüme-enflasyon dengesini bozarak küresel finansal koşulları sıkılaştırabileceği bir senaryoya odaklanıyor. IMF’nin temel mesajı, çatışmanın süresi ve enerji arzına etkisinin, büyüme görünümünü kısa sürede aşağı çekebilecek bir risk kanalı oluşturduğu.

Raporda enerji tarafındaki ana kırılganlık noktası Hürmüz Boğazı olarak öne çıkıyor. IMF, savaşın başlamasından bu yana boğazın fiilen kapanmasının ve barış görüşmelerinden sonuç alınamamasının enerji fiyatlarını yukarı ittiğini belirtiyor. Bu durum, petrol ve LNG ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bir güzergâhta aksama algısını artırdığı için fiyatlara risk primi eklenmesine yol açıyor.

IMF’nin ağır senaryosunda petrolün ortalama varil fiyatı bu yıl 110 dolara, 2027’de 125 dolara çıkabiliyor. Enerji maliyetlerindeki bu artışın taşımacılık, elektrik üretimi ve sanayi girdileri üzerinden geniş bir fiyatlama zinciri yaratması bekleniyor. IMF, bu varsayımlar altında küresel enflasyonun gelecek yıl yüzde 6’lara yükselebileceğini ve bunun merkez bankalarını faiz artırımlarına zorlayabileceğini kaydediyor.

Kurum, çatışma bugün bitse bile petrol arzı üzerindeki etkinin 1970’lerdeki petrol krizine benzer bir şok yaratabileceği uyarısını yapıyor. Bununla birlikte IMF, dünyanın fosil yakıtlara bağımlılığının geçmişe göre daha düşük olması nedeniyle tüketiciler üzerindeki etkinin daha sınırlı kalabileceğini de ekliyor.

Yine de rapor, enerji şokunun enflasyon beklentilerini bozması halinde ücret-fiyat dinamikleri ve finansman maliyetleri üzerinden büyüme üzerinde ikinci tur etkiler oluşabileceğine işaret ediyor.

Türkiye için IMF, büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. 2026 büyüme beklentisi yüzde 4,2’den yüzde 3,4’e, 2027 beklentisi yüzde 4,1’den yüzde 3,5’e çekildi. Enflasyonun 2026’da ortalama yüzde 28,6, 2027’de yüzde 21,4 olacağı öngörülüyor. Bu revizyonlar, küresel enerji fiyatları ve finansal koşulların Türkiye gibi enerji ithalatçısı ekonomilerde büyüme ve fiyat istikrarı dengesini daha hassas hale getirebileceği bir döneme işaret ediyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Türkiye’de enerji ithalat faturası ve kur-enflasyon geçişkenliği, büyüme ve enflasyon görünümünü aynı anda etkileyebilir. Küresel faizlerin yükselmesi, dış finansman maliyetleri ve risk primi kanalıyla para politikası alanını daraltabilir.

Sektör Etkisi: Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artabilir ve fiyatlama davranışları değişebilir. Taşımacılık, sanayi ve gıda tedarik zincirlerinde girdi maliyetleri üzerinden yeniden fiyatlama döngüsü görülebilir.

Piyasa Etkisi: Petrol ve gaz fiyatlarındaki yükseliş, enflasyon beklentileri üzerinden tahvil getirilerini ve faiz patikasını etkileyebilir. Riskten kaçış dönemlerinde gelişen ülke varlıklarında sermaye akımları ve kur oynaklığı kanalı öne çıkabilir.

More stories