Hazır giyim ihracatçısı İHKİB: Rekabet fiyatla değil, katma değer ve markayla
Türkiye hazır giyim sektörü, ucuz üretimden vazgeçip katma değerli üretime, markalaşmaya ve Avrupa pazarına odaklanarak rekabet gücünü artırmayı hedefliyor.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan, 11 Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, Türk hazır giyim sektörünün orta ve uzun vadede fiyat odaklı rekabet yerine katma değerli üretime, markalaşmaya ve “ikiz dönüşüm”e (yeşil ve dijital) ağırlık vereceğini söyledi.
Paşahan, Türkiye’nin artık “ucuz üretim ülkesi” olmadığı değerlendirmesini yaparak, sektörde rekabetin daha yüksek nitelikli ve daha yüksek fiyatlı ürünlere kayması gerektiğini belirtti. Açıklamalar, İHKİB’in yeni dönem yol haritasını duyurduğu bir basın toplantısında paylaşıldı.
Paşahan’ın verdiği bilgilere göre sektör 2025’te 16,8 milyar dolar ihracat gerçekleştirdi ve 12 milyar dolar dış ticaret fazlası verdi. İHKİB Başkanı, hazır giyimin Türkiye ekonomisi açısından ihracat ve istihdam katkısıyla stratejik alanlardan biri olduğuna işaret etti.
Sektörde toplam istihdamın 493 bin kişi düzeyinde olduğunu, çalışanların yüzde 55’inin kadınlardan oluştuğunu ifade etti.
İHKİB’in çerçevesini çizdiği dönüşümün arka planında
İHKİB’in çerçevesini çizdiği dönüşümün arka planında, Avrupa pazarında tedarik zinciri ve üretim anlayışının değişmesi yer alıyor. Paşahan, Avrupa’da daha uzun ömürlü ürünler ve daha “akıllı” üretim döneminin başladığını, bu nedenle büyük adetli siparişler yerine hızlı, kontrollü ve esnek üretim talebinin öne çıkacağını söyledi.
Birlik, bu yeni dönemde daha az adetli ama daha nitelikli, daha uzun ömürlü ve daha yüksek fiyatlı ürünlere odaklanmayı hedefliyor.
İHKİB Başkanı ayrıca, sektörün performansını artırmak için ilgili bakanlıklarla desteklerin artırılması konusunda görüşmeler yürüttüklerini, desteklerin güçlenmesi halinde sektördeki ivmenin daha hızlı toparlanabileceğini dile getirdi. Mevcut uygulamalar kapsamında Türkiye genelinde tekstil ve konfeksiyon yatırımlarının üç yıl boyunca 6.
bölge teşviklerinden yararlandırıldığına dikkat çekti.
Paşahan, Türkiye’nin düşük işçilik maliyeti üzerinden Asya ülkeleriyle rekabet edemeyeceğini vurgularken, rekabet avantajının hız, esneklik, kalite ve markalaşma tarafında kurulması gerektiğini anlattı. Bu çerçevede İHKİB’in, “Turkish Apparel” algısının küresel ölçekte güçlendirilmesi ve KOBİ’lerin kabiliyetlerinin geliştirilmesi gibi başlıklara odaklandığı aktarıldı.
Birliğe göre bu dönüşüm, fiyat baskısının yoğun olduğu segmentlerden çıkıp daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmeyi amaçlıyor.
Açıklamalarda dış ticaret politikası riskleri de öne
Açıklamalarda dış ticaret politikası riskleri de öne çıktı. Paşahan, Avrupa Birliği’nin Hindistan ve MERCOSUR ülkeleriyle imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarının Türk hazır giyim sektörü üzerinde olası olumsuz etkilerine karşı ticaret diplomasisi imkanlarının kullanılması gerektiğini söyledi.
Bu tür anlaşmaların, Avrupa pazarında rekabet koşullarını değiştirebileceği değerlendirilirken, sektör temsilcileri Türkiye’nin pazar payını koruyacak adımların önemine işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde sektörün, Avrupa’daki düzenleme ve tedarik zinciri dönüşümüne uyum kapsamında markalaşma, sürdürülebilirlik ve verimlilik başlıklarında atacağı somut adımlar ile destek mekanizmalarında olası değişiklikler yakından izlenecek.