İBB davasında 64. gün: Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı

Ekrem İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunmanın kapsamı nedeniyle yaşanan tartışma, İBB davasının 64. celsesine damga vurdu.

Atlas Newsdesk ·

İBB davasında 64. gün: Ekrem İmamoğlu salondan çıkarıldı

İBB davası, 64. celsede Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarılmasıyla savunma usulü tartışmasının merkezine yerleşti.

Aralarında Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 414 kişinin yargılandığı dosyada duruşma, günün ilk bölümünde savunmalar üzerinden ilerledi. Öğle arasından sonra İmamoğlu’nun kürsüye çıkması beklenirken, mahkeme başkanı duruşmanın hangi usulle devam edeceğini açık biçimde belirledi.

64. celsede usul gerilimi

Duruşmanın ilk bölümünde Fatih Keleş’in avukatı Nergiz İnce savunma yaptı. Aktarılan bilgilere göre mahkeme başkanının uyarısının ardından İnce, savunmasını tamamlayamadan sözlerini bitirmek zorunda kaldı.

Mahkeme başkanı saat 13.00’te öğle arası verdi. Aradan sonra Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına geçileceğini söyledi ve bu açıklama, günün ikinci oturumunun odağını değiştirdi.

Duruşma aranın ardından saat 14.25’te yeniden başladı. İmamoğlu sanık kürsüsüne geldiğinde savunma yapmak yerine mahkemeye bazı taleplerini iletmek istediğini belirtti.

İmamoğlu kürsüde talep sundu

İmamoğlu, mahkeme başkanına hitaben, “Ben sorgu vermeye gelmedim, taleplerimi dile getirmek için çıktım” dedi. Bu sözler, duruşmada savunmanın kapsamı ve sanığın söz alma biçimi konusunda yeni bir gerilime yol açtı.

Mahkeme başkanı ise duruşma düzeninin değişmeyeceğini belirtti. İmamoğlu’na “Kuralda değişiklik yapmayacağız. Ya savunma yaparsınız ya susma hakkınızı kullanırsınız” sözleriyle yanıt verdi.

Bu noktada tartışma, savunma hakkının kullanımı ile duruşma disiplininin uygulanması arasındaki çizgide yoğunlaştı. Mahkeme heyetinin yaklaşımı, sanığın kürsüde yalnızca savunma yapması ya da susma hakkını kullanması gerektiği yönünde şekillendi.

414 kişilik dosyada tansiyon

İmamoğlu, mahkeme başkanının uyarısının ardından “Burada kararınızı hem kedinizi hem Türk yargısını düşünerek vermeniz gerekir” ifadelerini kullandı. Bu çıkıştan sonra mahkeme başkanı, “Burası senin yargılayacağın mekan değil” diyerek İmamoğlu’nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

Dosyanın 414 kişiyi kapsaması, duruşma yönetimini başlı başına kritik hale getiriyor. Çok sanıklı davalarda söz alma sırası, savunma süresi ve usul kararları yalnızca tek bir sanığın değil, tüm dosyanın ilerleme hızını etkileyebiliyor.

Bu celsede öne çıkan konu, esasa ilişkin savunmalardan çok mahkeme salonundaki usul düzeni oldu. Nergiz İnce’nin savunmasının yarıda kalması ve İmamoğlu’nun taleplerini savunma yerine öne çıkarması, aynı gün içinde iki ayrı usul tartışması doğurdu.

Bundan sonraki akış, mahkemenin savunma sürecini nasıl yöneteceğine bağlı olacak. Eğer heyet belirlediği çizgiyi korursa duruşmalar savunma veya susma hakkı ekseninde ilerler; sanıklar taleplerini sunmak isterse usul itirazları yeniden gündeme gelebilir.

Bu olasılık, dosyanın takvimi açısından önemli. Savunmalar düzenli biçimde alınırsa yargılama daha öngörülebilir ilerler; salon içi tartışmalar büyürse sonraki celselerde zaman yönetimi ve tarafların söz hakkı daha fazla tartışma konusu olabilir.

More stories