
Atlas AI
Yaprak Akbaba (Wisconsin/ABD)
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’ni Umman Körfezi ve Hint Okyanusu’na bağlayan; kuzeyinde İran, güneyinde ise Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) yer aldığı son derece stratejik ve dar bir boğazdı Basra Körfezi’nde yer alan ülkelerin (Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, İran, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak) ürettiği petroller bu su yolunu kullanır. Ayrıca yalnızca petrol ve enerji değil, genel mal ticaretinin de büyük bir bölümü bu boğaz hattına bağlıdır.
Küresel Ticaretin Kalbi
Bağımlılığın ölçeğini daha görünür kılmak adına sayısal verilere bakacak olursak, dünyanın sıvılaştırılmış doğal gazının yüzde yirmi’si, deniz yoluyla taşınan petrolün ise yüzde 25’i, yani günde yaklaşık 20 milyon varile yakın petrol bu boğazdan geçmektedir ve sevkiyatların çoğu Asya ve Avrupa pazarlarına yönelmektedir. Petrol fiyatlarına bağlı olarak, 500 milyar – 700 milyar dolar bandında enerji ticareti potansiyel olarak bu hatla ilişkilendirilmektedir.
İran Nükleer Tesisi Saldırısı
28 Şubat 2026’da ABD ve İsrail’in başlattığı ve İran’ın nükleer tesislerini hedef alan askerî harekâtla başlayan süreçte, tarafların taktiksel hamleleri ve siyasi pozisyonları değişmiştir. 28 şubattan önce İran’da hâlihazırda insan hakları ve kadın hakları için ayaklanmalar vardı.
ABD saldırılarını başlattığında, rejimin liderlerini öldürerek 2–3 hafta içinde devrilmesini umduğu ve devrileceğini iddia ettiği yönetim; liderlerinin ölmesine, okulların bombalanmasına ve altyapı tesislerinin yok edilmesine rağmen hâlâ ayaktadır. Bugün ise Trump’ın söylemleri İran medeniyetini yok etmek yerine ateşkes ve Hürmüz Boğazı etrafında yoğunlaşmış durumdadır.
Hürmüz Boğazı'nın Kapatılması
Saldırılardan hemen birkaç gün sonra İran, Hürmüz Boğazı’nı bir silah gibi kullanarak 3 Mart’ta boğazı kapatmış ve bu durumdan Asya ve Avrupa pazarları oldukça etkilenmiştir. Avrupa’da Rusya’dan petrol ve gaz temini yeniden gündeme gelmiş; ancak Ukrayna savaşı dolayısıyla uygulanan yaptırımlar ve ambargolar hâlâ devam etmektedir. İran’ın bu hamlesi Trump’ın söylemlerini büyük ölçüde barış, ateşkes şartları eksenine kaydırmıştır.
İran, Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasının yarattığı krizin ve etkilerinin farkındadır ve bu boğazı bir stratejik güç aracı olarak kullanmaktadır.
Ateşkes ve Geçiş Ücreti
Hürmüz Boğazı’nın açılması, ateşkes için son derece önemli bir noktadır. Savaş öncesinde açık olan boğazın yeniden açılması karşılığında İran, bugün geçiş ücretinden bahsetmektedir ve ilk telaffuz edilen rakam gemi başına 2 milyon dolardır. ABD perspektifinden bakıldığında, saldırıların meşrulaştırılmasında öne sürülen nükleer program söyleminde de bir geri adım görülmektedir.
ABD, başlangıçta İran’ın nükleer tesislerinin küresel bir tehdit oluşturduğunu savunarak bu kapasiteyi tamamen ortadan kaldırmayı amaçlarken, bugün bu söylem yumuşamış ve İran’ın nükleer silah sahibi olmamasına indirgenmiştir.
Küresel Önemi
Hürmüz Boğazı, yalnızca coğrafi bir geçiş noktası değil, aynı zamanda küresel enerji ve ticaret dengelerini etkileyebilen stratejik bir güç aracıdır. Bölgedeki askerî ve siyasi gelişmeler, bu boğazın uluslararası sistemde bir baskı unsuru olarak kullanılabileceğini açıkça göstermektedir. 2026 yılında yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği ile jeopolitik rekabet arasındaki doğrudan ilişkiyi yeniden ortaya koymuştur.
Bu bağlamda, Hürmüz Boğazı’nın açık kalması yalnızca bölge ülkeleri için değil, küresel ekonomik istikrar açısından da kritik bir öneme sahiptir.


