Gülistan Doku dosyasında dikkat çeken tespit: Dalgıç defteri adli makamlardan gizlenmiş
Gülistan Doku soruşturmasında dalgıç defteri ile resmî tutanakların uyuşmadığı ve bazı kayıtların adli makamlardan gizlendiği ortaya çıktı.
Atlas Newsdesk ·
Gülistan Doku soruşturmasında beşinci operasyonla 10 şüpheli gözaltına alındı; dosya PTS, iletişim ve su altı kayıtlarına genişledi.
Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmada yeni işlem, Doku’nun 5 Ocak 2020’de kaybolmasından yaklaşık dört yıl sonra geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, operasyonun Emniyet ve Jandarma birimlerinin çalışmasıyla düzenlendiğini açıkladı.
10 gözaltılı beşinci dalga
Gürlek’in açıklamasına göre soruşturma ekipleri, Doku’nun son görüldüğü köprü ve o zaman dilimiyle bağlantılı Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarında yeni bulgulara ulaştı. İletişim kayıtları da aynı çerçevede yeniden incelemeye alındı.
Dosyaya giren bir diğer başlık, Doku’nun kaybolmasının ardından Instagram hesabında yapıldığı belirtilen şüpheli erişim ve işlemler oldu. Bu iddia, hesabı kimin, ne zaman ve hangi amaçla kullandığı sorusunu soruşturmanın merkezine taşıyor.
Operasyonun kimlere yöneldiğine ilişkin resmi açıklamada isim listesi paylaşılmadı. Bu nedenle gözaltına alınan 10 kişinin dosyadaki hangi eylemlerle ilişkilendirildiği, adli süreç ilerledikçe netleşecek.
Köprü ve PTS kayıtları
Doku, Tunceli’de üniversite öğrencisiyken 5 Ocak 2020’den bu yana bulunamadı. Soruşturmada daha önce dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, baş şüpheli olarak anılan oğlu Mustafa Türkay Sonel, polis müdürleri, Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi, çeşitli kamu görevlileri ve arama çalışmalarında görev alan dalgıçlarla ilgili iddialar gündeme gelmişti.
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, önceki aşamalarda arama sırasında bulunduğu belirtilen eşyaların baraja nasıl ulaştığı, tutanakların nasıl düzenlendiği ve delillerin nasıl korunduğu üzerinde durmuştu. Bu hat, dosyayı yalnızca kayıp vakası olmaktan çıkarıp delil yönetimi ve olası karartma iddialarına da bağladı.
Dosyada yer alan 8 Ocak 2020 tarihli tutanakta, su altı aramasında bazı kağıt parçalarının bulunduğu yazıldı. 10 Ocak 2020 tarihli başka bir tutanakta ise barajda yaklaşık 14 santimetre uzunluğunda siyah saplı bir makas bulunduğu belirtildi.
Dalgıç defteriyle tutanak çelişkisi
Bilirkişi raporunda, bir kağıdın barajın yaklaşık 14 metre derinliğinde uzun süre aynı yerde kalmasının mümkün olmadığı, suyun etkisiyle sürüklenmesi gerektiği yönünde tespitler yer aldı. Bu değerlendirme, eşyaların gerçekten arama sırasında mı bulunduğu, yoksa daha sonra mı suya bırakıldığı ihtimalini güçlendiren unsurlardan biri olarak dosyaya girdi.
Soruşturmada daha önce barajda not ve makas bulduğu belirtilen iki dalgıç, delil karartma suçlamasıyla tutuklanmıştı. Yeni açıklamada da adli makamlardan gizlendiği belirtilen dalgıç defteri kayıtları ile resmi arama tutanakları arasında uyumsuzluk tespit edildiği bildirildi.
Gürlek’in açıklamasına göre ekipler, Gülistan Doku’ya ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla su altına sonradan yerleştirilmiş olabileceğine ilişkin bulgulara ulaştı. Bu ağır iddia, şimdilik soruşturma makamlarının değerlendirmesi olarak dosyada yer alıyor.
Dosyanın yönü genişliyor
Yeni aşamada üç hat öne çıkıyor: Doku’nun son görüldüğü zaman ve yerle bağlantılı PTS kayıtları, kaybolma sonrası dijital hesap hareketleri ve su altı aramalarındaki kayıt uyuşmazlıkları. Bu başlıkların birlikte incelenmesi, zaman çizelgesinin yeniden kurulmasını ve delillerin güvenilirliğinin test edilmesini sağlayabilir.
Dosyanın ilerlemesi, gözaltındaki şüphelilerin ifadeleri, dijital verilerin adli incelemesi ve dalgıç kayıtlarıyla tutanaklar arasındaki farkların nasıl açıklandığına bağlı olacak. Eğer PTS ve iletişim verileri yeni bir temas veya hareket zinciri ortaya koyarsa soruşturma kaybolma gününe daha fazla yaklaşabilir.
Eğer su altı bulgularına ilişkin çelişkiler güçlenirse, soruşturmanın odağı arama sürecinde görev alan kişilerin sorumluluğuna kayabilir. Instagram hesabındaki işlemler ise Doku’nun kaybolmasından sonra hesaba erişen kişi ya da kişilerin belirlenmesi halinde dosyada ayrı bir delil hattı oluşturabilir.