ABD tahvil faizlerinde durulma küresel piyasalara nefes aldırdı
ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 25 yılın zirvesinden dönmesiyle piyasalarda tansiyon düşerken, Japon yeni değer kazandı ve petrol fiyatları izleniyor.
Raj Patel ·

Tahvil piyasasında dengelenme süreci
ABD 10 yıllık devlet tahvili getirileri, hafta ortasında yüzde 5,29 seviyesini test ettikten sonra Asya piyasalarında yüzde 5,23 civarında dengelendi. Uzun süredir devam eden satış baskısının ardından gelen bu durulma, küresel finans piyasalarında kısa süreli bir rahatlama sağladı. Tahvil fiyatları ile getirilerin ters orantılı hareket ettiği göz önüne alındığında, son dönemdeki yükseliş uzun vadeli borçlanma araçlarının değer kaybettiğini gösteriyordu.
Piyasa gözlemcileri, bu hareketliliğin arkasında ABD ekonomisine dair güçlü verilerin, enflasyon endişelerinin ve yükselen enerji maliyetlerinin yattığını belirtiyor. Bank of Singapore baş ekonomisti Mansoor Mohi-uddin, merkez bankası yetkililerinin açıklamalarının yıl sonuna kadar en az bir faiz artışı daha yapılabileceğine işaret ettiğini vurguladı. Ayrıca, ABD'nin bütçe açığını azaltmaya yönelik somut adımlar atılmaması, yatırımcıların uzun vadeli borçlanma araçlarından daha yüksek getiri talep etmesine yol açıyor.
Japon yeni ve müdahale beklentisi
Japon yeni, dolar karşısında yüzde 0,6 oranında değer kazanarak 157 seviyesinin üzerine çıktı. Uzmanlar, bu yükselişi yatırımcıların Çin'deki tatil dönemi nedeniyle piyasalardaki likiditenin düşmesini fırsat bilerek olası bir resmi müdahaleye karşı korunma çabası olarak yorumluyor. Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, yenin mevcut değerlemesinin sorunlu olduğunu ifade ederken, yetkililerin döviz kurlarındaki hareketliliği yakından izlediği bildirildi.
Japonya Merkez Bankası'nın para politikasındaki normalleşme süreci, yenin düşük maliyetli fonlama aracı olarak kullanıldığı işlemleri de etkiliyor. RBC Capital Markets stratejisti Abbas Keshvani, merkez bankasının attığı adımların yenin carry trade işlemlerindeki cazibesini zamanla azaltacağını belirtti. Bu durum, yen ile finanse edilen varlıkların yeniden fiyatlanmasına ve küresel finansal koşulların sıkılaşmasına neden olabilir.
Hisse senetleri ve enerji fiyatları
Tahvil piyasasındaki baskıya rağmen küresel hisse senedi endeksleri dirençli bir görünüm sergiledi. Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 2, Avustralya'da ASX 200 endeksi ise yüzde 1 oranında değer kazandı. Yatırımcıların yüksek faizleri henüz genel bir riskten kaçış sinyali olarak değerlendirmediği gözlemleniyor.
Brent petrolün varil fiyatı 103 dolar seviyesinde seyrederek enflasyon üzerindeki baskısını koruyor. Enerji maliyetlerindeki bu artış, tüketici fiyatlarına yansıması durumunda merkez bankalarının faiz politikalarını daha da karmaşık hale getirebilir. Gelecek dönemde ABD büyüme verilerinin seyri ve merkez bankası yetkililerinin yönlendirmeleri, uzun vadeli faizlerin yönünü belirleyecek temel unsurlar olmaya devam edecek.