Gazze'de 61 milyon ton enkaz: Yıkıntıların altında 10 bin cenaze aranıyor
Yolların açılması ve yıkılmış yapıların temizlenmesi için başlatılan çalışmalar, yalnızca devasa yıkımın boyutuyla değil, enkazın altında kaldığı tahmin…
Atlas Newsdesk ·

Gazze enkazı, tahmini 61 milyon ton moloz ve kayıp beden aramasıyla savaş sonrası toparlanmanın ilk darboğazı haline geldi.
Bölgeye ilişkin mevcut tahminler, yıkılmış binalar, zarar görmüş yollar ve kullanılamaz hale gelen altyapının kaldırılması gereken malzeme miktarını yaklaşık 61 milyon ton olarak gösteriyor. Bu hacim, Gazze’de temizlik çalışmalarını yalnızca ağır iş makineleriyle yürütülecek bir taşıma faaliyeti olmaktan çıkarıyor.
61 milyon tonluk darboğaz
Enkazın kaldırılması, yeni konutların, sağlık tesislerinin ve kamu yapılarının inşa edilebilmesi için ilk teknik koşul olarak öne çıkıyor. Ancak molozun nerede ayrıştırılacağı, hangi güzergahlardan taşınacağı ve güvenli alanların nasıl açılacağı, operasyonun hızını belirleyecek başlıklar arasında yer alıyor.
Yolların önemli bölümlerinin hasar görmüş olması, iş makinelerinin bazı bölgelere erişimini de sınırlıyor. Bu nedenle temizlik ekiplerinin önce çalışma koridorları açması, ardından molozu kaldırması ve taşınabilir hale getirmesi gerekiyor.
Bu sıra, yeniden inşa takvimini doğrudan etkiliyor. Enkaz yerinde kaldıkça temel kazıları, geçici barınma alanları ve altyapı onarımları aynı anda ilerleyemiyor.
Kayıp araması molozu yavaşlatıyor
Yardım ekipleri ve yerel yetkililerin aktardığı tahminlere göre yıkılan yapıların altında 10 bine kadar kişinin cansız bedeni bulunabilir. Bu tahmin doğrulanmış bir sayı değil; arama çalışmalarının neden sıradan bir yıkım operasyonu gibi yürütülemeyeceğini gösteren en ağır belirsizliklerden biri.
Her enkaz yığını, kayıp bir kişinin son bilinen noktası olabileceği için kaldırma işlemi arama süreciyle birlikte ilerlemek zorunda. Hızlı temizlik ihtiyacı ile insan kalıntılarının dikkatli biçimde tespit edilmesi arasındaki denge, sahadaki ekiplerin en zor kararı haline geliyor.
Bu durum aileler açısından da ayrı bir anlam taşıyor. Enkazın kaldırılması yalnızca fiziki alan açmakla sınırlı değil; kayıpların bulunması, kimliklendirme sürecinin başlaması ve yakınların belirsizlikten çıkması açısından da belirleyici.
Mühimmat riski sahayı kilitliyor
Patlamamış mühimmat, operasyonun ikinci büyük güvenlik engeli olarak öne çıkıyor. Savaş sırasında kullanılan bazı bombalar ve mühimmatın binaların, yolların ya da altyapı parçalarının altında kalmış olabileceği belirtiliyor.
Bu risk, iş makinelerinin doğrudan enkaza girmesini sınırlıyor. Çalışanların fark etmeden mühimmata temas etmesi, hem personel güvenliği hem de çevredeki siviller açısından ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Bu nedenle moloz kaldırma, mühimmat tespiti, güvenli bölge oluşturma ve insan kalıntısı arama faaliyetleri aynı sahada yürütülmek zorunda. Temizlik, inşaat ve patlayıcı madde imha ekiplerinin eş zamanlı çalışması, Gazze’deki operasyonu lojistik olduğu kadar insani ve güvenlik odaklı bir sürece dönüştürüyor.
Eğer patlamamış mühimmatın tespiti düzenli biçimde ilerler ve çalışma koridorları açılırsa, yeniden inşa için gerekli ilk alanlar daha erken hazırlanabilir. Bu yol, Gazze’de konut ve sağlık altyapısının onarımını hızlandırırken, yardım kuruluşları ve inşaat tedarikçileri üzerindeki planlama baskısını azaltır.
Tersi senaryoda, mühimmat riski ve kayıp aramaları temizlik hızını sınırlarsa yeniden inşa daha parçalı ilerler. Bu durumda Gazze’de barınma ihtiyacı uzar, yardım finansmanı daha uzun süre acil müdahaleye yönelir ve bölgedeki inşaat, lojistik ve atık yönetimi kapasitesi üzerindeki yük artar.