Avustralya'da polis memurunun protestocuya müdahalesi soruşturuluyor
Sydney'deki bir protesto sırasında bir memurun şiddet uyguladığını itiraf ettiği görüntüler, New South Wales polis teşkilatında bağımsız bir soruşturma…
Lauren Collins ·

Soruşturma süreci başladı
New South Wales Emniyet Teşkilatı, bir polis memurunun göstericiye fiziksel müdahalede bulunduğunu övünerek anlattığı vücut kamerası kayıtlarının ortaya çıkması üzerine inceleme başlattı. Söz konusu görüntüler, 9 Şubat tarihinde Sydney'de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog'un ziyareti sırasında düzenlenen protestolar esnasında kaydedildi. Kayıtlarda, yerdeki bir göstericiye yumruk attığını ifade eden bir memurun beyanları yer alıyor.
Olayın ardından Kolluk Kuvvetleri Davranış Komisyonu, "Makalu Operasyonu" adı altında bağımsız bir denetim süreci başlattı. Emniyet yetkilileri, görüntülerin varlığını doğrularken, devam eden soruşturma nedeniyle memurun eylemleri hakkında detaylı açıklama yapmaktan kaçındı.
Hukuki süreçte yaşanan değişimler
Bu gelişme, protestolar sırasında gözaltına alınan 30 kişiden dördüne yönelik suçlamaların düşürülmesiyle eş zamanlı gerçekleşti. Avukatlar, düşürülen suçlamaların emniyetin elindeki kanıtların zayıflığını gösterdiğini savunuyor. New South Wales Temyiz Mahkemesi, daha önce aldığı bir kararla, protesto günü uygulanan toplanma kısıtlamalarının anayasaya aykırı olduğuna hükmetmişti.
Yeşiller Partisi Milletvekili Sue Higginson, görüntüleri denetleme kuruluna taşıyarak durumu polis görevi kötüye kullanma iddiası olarak nitelendirdi. Ayrıca, eyalet yönetiminin protesto gruplarına karşı açtığı ve kaybettiği davalar için yaklaşık 500 bin dolar harcadığına dikkat çekti. Sivil toplum kuruluşları, geri kalan tüm suçlamaların da düşürülmesi talebiyle imza kampanyaları yürütüyor.
Belirsizlikler ve olası sonuçlar
Protestocuların avukatı Majed Kheir, suçlamaların geri çekilmesini, emniyetin 9 Şubat'taki tutumunun hukuki açıdan sürdürülemez olmasına bağlıyor. Ancak, polis teşkilatı içindeki disiplin süreçlerinin nasıl sonuçlanacağı ve bu durumun gelecekteki gösteri yönetimi politikalarını nasıl etkileyeceği henüz netlik kazanmadı.
Şu anki temel tartışma, memurların saha operasyonlarında belirlenen protokollerin dışına çıkıp çıkmadığı üzerinde yoğunlaşıyor. Bağımsız soruşturmanın sonuçları, teşkilat içinde yeni bir disiplin düzenlemesine veya operasyonel prosedürlerin gözden geçirilmesine yol açabilir. Kamuoyunda ise emniyetin hesap verebilirliği konusunda ciddi bir beklenti oluşmuş durumda.