Gine-Bissau anayasa değişikliği için sandık başına gidiyor

Gine-Bissau halkı, 30 Ağustos'ta yürütme yetkilerini genişleten yeni anayasa taslağını oylayarak ülkenin gelecekteki yönetim biçimini belirleyecek.

Lauren Collins ·

Gine-Bissau anayasa değişikliği için sandık başına gidiyor

Yeni yönetim sistemi oylanıyor

Gine-Bissau seçmenleri, 30 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek referandumda ülkenin yönetim yapısını kökten değiştirecek anayasa taslağını oylayacak. Mevcut yarı başkanlık sisteminden, yürütme organının yetkilerinin belirgin şekilde artırıldığı bir modele geçiş öngörülüyor. Bu oylama, Kasım 2025'te yaşanan askeri müdahale sonrası General Horta Inta-A Na Man'ın geçici devlet başkanı olarak göreve gelmesinin ardından düzenleniyor.

Referandum süreci, 6 Aralık'ta yapılması planlanan genel seçimler öncesinde kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Oylamanın sonucu, seçimlerden sonra kurulacak hükümetin yasal çerçevesini doğrudan şekillendirecek.

Anayasa taslağındaki temel değişiklikler

Yeni taslak, devlet başkanına başbakanı atama ve görevden alma konusunda tek taraflı yetki tanıyor. Ayrıca Bakanlar Kurulu'na başkanlık etme ve bakanlıkların yapısını yeniden düzenleme hakları da başkanlık makamına devrediliyor. Parlamentodaki koltuk sayısının 102'den 65'e düşürülmesi ve seçim bölgelerinin 29'dan 12'ye indirilmesi de önerilen maddeler arasında yer alıyor.

Siyasi katılımı etkileyebilecek yeni mali şartlar da dikkat çekiyor. Adaylık başvurusu için 50 milyon Batı Afrika CFA frangı (yaklaşık 90 bin dolar) tutarında bir depozito yatırılması ve parti üyeliği konusunda daha katı kriterlerin uygulanması öngörülüyor.

Siyasi tartışmalar ve beklentiler

Değişiklikleri destekleyen kesimler, bu adımların geçmişte yaşanan kronik yönetim krizlerini çözeceğini savunuyor. Yetki karmaşasının giderilmesiyle, devlet başkanı, başbakan ve parlamento arasındaki çatışmaların sona ereceği ve karar alma süreçlerinin hızlanacağı iddia ediliyor.

Öte yandan, Gine ve Yeşil Burun Adaları'nın Bağımsızlığı için Afrika Partisi gibi muhalif gruplar sürece karşı çıkıyor. Muhalefet, yetkilerin tek bir merkezde toplanmasının demokratik dengeyi bozacağını belirtiyor. Ayrıca, taslağın hazırlanma sürecinde askeri yönetimin kapsayıcı davranmadığı yönündeki eleştiriler de dile getiriliyor.

Gelecek riskleri ve belirsizlikler

Seçim bölgelerinin azaltılmasının siyasi temsili kısıtlayabileceği ve yüksek mali şartların küçük partileri dışlayabileceği endişesi hakim. Referandumun kabul edilmesi durumunda, ülkedeki denetleme mekanizmalarının nasıl işleyeceği ve kurumlar arası dengenin nasıl korunacağı belirsizliğini koruyor. Bu süreç, ülkenin siyasi geleceği üzerinde uzun vadeli etkiler yaratma potansiyeline sahip.

More stories