İçeriğe geç
Gündem

Fon skandalında dev bankanın ismi dosyaya girdi: 8 milyar liralık kar iddiası

Bank of America bünyesinde bulunan finans devi Merrill Lynch’in, Türkiye’deki fon operasyonlarından hemen önce spekülatif hisselerden çıktığı ve 8 milyar TL…

Atlas Newsdesk
Fon skandalında dev bankanın ismi dosyaya girdi: 8 milyar liralık kar iddiası

Fon soruşturması kapsamında savcılık, Merrill Lynch International’ın operasyonlardan önce beş hisseden çıkışını ve 8 milyar lira kazancı inceliyor.

Soruşturmadaki yeni başlık, adli operasyonların zamanlaması ile Bank of America grubuna bağlı işlemlerin borsadaki çıkış takvimi arasındaki ilişkiye odaklanıyor. Aktarılan tespitlere göre kurumun söz konusu işlemlerden sağladığı net kazanç 8 milyar lira olarak belirlendi.

Beş hissede çıkış takvimi

Soruşturma kapsamında Merrill Lynch International’ın Destek Faktoring, Özata Denizcilik, Katılımevim, Odine ve Peker GYO paylarında yüksek hacimli alım-satım yaptığı belirtildi. Aynı bilgilere göre kurum, fonlara yönelik adli operasyonlardan önce bu beş hissedeki pozisyonlarını kapatarak piyasadan çıktı.

Dosyada öne çıkan unsur, işlemlerin yalnızca büyüklüğü değil, çıkışın operasyonlardan hemen önce gerçekleştiği yönündeki tespit. Başsavcılığın bu nedenle işlem zamanlaması, pozisyon kapatma süreci ve 8 milyar liralık kazancın arka planını incelemeyi sürdürdüğü aktarılıyor.

8 milyar liralık kazanç

Merrill Lynch International, kaynak metinde İngiltere’de Financial Conduct Authority ve Prudential Regulation Authority denetiminde faaliyet gösteren bir kurum olarak tanımlanıyor. Bu düzenleyici çerçeve, işlemlerin uluslararası bir finans kuruluşu üzerinden yürüdüğü iddiasını daha hassas bir piyasa güveni başlığına taşıyor.

Kaynak metin, 8 milyar liralık net kazancın hangi günlere, hangi fiyat aralıklarına ve hangi emir büyüklüklerine dayandığını belirtmiyor. Bu eksik ayrıntılar, soruşturmanın piyasa suistimali, olağan portföy yönetimi veya müşteri emri ayrımını nasıl kuracağı açısından belirleyici olabilir.

İşlemlerin Bank of America grubu adına yürütüldüğü ve piyasa veri ekranlarında aracı kurum takas dağılımlarında BoFA koduyla göründüğü ifade ediliyor. Bu kod, borsadaki işlemlerin izlenmesinde kullanılan teknik bir işaret olsa da işlemlerin nihai ekonomik faydalanıcısını tek başına açıklamaz.

Tera ve Pusula bağlantılı tutuklamalar

Fon dosyasında daha önce Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, yönetim kurulu üyesi Emre Alkin, bağımsız yönetim kurulu üyesi Kerem Alkin ve Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk tutuklanmıştı. Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi de tutuklananlar arasında yer aldı.

Kaynak metne göre Enver Çevik ve Kemal Akkaya savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı ile Tera Yatırım yönetim kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan’ın da tutuklandığı, daha sonra aralarında Tera Yatırım Üst Yöneticisi Emir Münir Sarpyener ve Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel’in bulunduğu 49 şüpheli için tutuklama kararı verildiği aktarıldı.

Dosyada ayrıca Tera Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve CEO’su Erkan Kilimci ile Tera Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Haldun Saffet İnal’ın da tutuklananlar arasında bulunduğu belirtiliyor. Aktarılan bilgiler, mahkeme kararlarının gerekçelerini, şüphelilere yöneltilen suçlamaların tam metnini veya savunmaları içermiyor.

BoFA kodunun piyasa izi

Soruşturma, yatırımcı mağduriyeti iddialarının yanında yabancı finans kurumlarının Borsa İstanbul işlemlerine ilişkin denetim izini de gündeme getiriyor. Eğer savcılık zamanlama ile işlem kararları arasında somut bir bağlantı kurarsa, Bank of America grubu üzerindeki hukuki ve itibari baskı artabilir; aracı kurumlar için uyum süreçleri daha yakından izlenebilir.

Eğer inceleme, işlemlerin olağan müşteri emri veya portföy yönetimi kapsamında kaldığını gösterirse, Bank of America grubuna dönük etki daha sınırlı olabilir. Bu durumda piyasa açısından ana sonuç, büyük hacimli yabancı işlemlerin takas verilerinde nasıl okunduğu ve yatırımcıların bu verilerden ne ölçüde çıkarım yapabileceği tartışması olur.

Sermaye piyasaları açısından üçüncü yol, dosyanın yalnızca belirli kurumların işlemlerinden çok fon yapıları, aracı kurum kodları ve zamanlama analizleri üzerinden genişlemesi. Bu senaryoda şirketler için uyum maliyetleri, sektör için denetim yükü ve Türkiye piyasaları için yabancı yatırımcı algısı aynı dosyada kesişebilir.

Bundan sonraki başlıklar, 8 milyar liralık kazancın hesaplama yöntemi, işlemlerin kesin tarihleri, emirlerin kimin hesabına verildiği ve ilgili kurumların resmi yanıtları olacak. Bu unsurlar netleşmeden dosyanın Bank of America grubu, yerli aracı kurumlar ve daha geniş sermaye piyasası üzerindeki etkisi ölçülemez.

More stories

Son haberler