İçeriğe geç
Gündem

Özgür Özel’den von der Leyen’e sert tepki: Kibirli tutumunuzun karşısında duracağız

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye-Libya deniz yetki muhtırasının onaylanmasına ilişkin açıklamalarına…

Atlas Newsdesk
Özgür Özel'den von der Leyen'e sert tepki: Kibirli tutumunuzun karşısında duracağız

Özgür Özel, Türkiye-Libya deniz yetki mutabakatına yönelik açıklamaları nedeniyle Ursula von der Leyen’e karşı çıkarak egemenlik vurgusu yaptı.

Özel, sosyal medyadaki mesajında iki ülkenin karşılıklı çıkarları temelinde anlaşma yapabileceğini savundu. Avrupa Birliği’nin bölgedeki anlaşmazlıklarda üstlenmesi gereken rolü de eleştiren Özel, Türkiye’nin çıkarlarını savunmanın siyasi görüş ayrılıklarından bağımsız olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise Libya Parlamentosu’nun mutabakata onay verdiğini belirterek bu gelişmeden duyduğu rahatsızlığı dile getirmişti. Von der Leyen, metnin başka devletlerin egemenlik haklarına aykırı olduğunu ileri sürmüş ve AB’nin Yunanistan ile Kıbrıs’a desteğini yinelemişti.

Özel’den egemenlik ve tarafsızlık itirazı

Özel’in açıklamasında öne çıkan ayrım, anlaşmayı imzalayan ülkelerin karar yetkisiyle AB’nin bu karara yönelik yaklaşımı arasındaydı. İki ülkenin egemenliğine işaret eden Özel, aralarındaki mutabakatın siyasi gerekçelerle geçersiz sayılamayacağını savundu.

Özel, von der Leyen’den Akdeniz’deki anlaşmazlıkları değerlendirirken tarafsızlık ve hakkaniyet ilkelerini gözetmesini istedi. Komisyon başkanına yönelttiği eleştiriyi yalnızca anlaşmanın içeriğiyle sınırlamadı; AB’nin bölgesel barışa katkısının nasıl olması gerektiğine ilişkin bir sorumluluk tartışması da açtı.

Mesajında AB’ye yüklediği görev, gerilimi artıracak tutumlar yerine uzlaşmayı destekleyecek bir yaklaşım benimsemesiydi. Özel, von der Leyen’in yaklaşımını taraflı bulduğunu ifade ederken Türkiye’nin çıkarlarını uluslararası platformlarda savunmayı sürdüreceğini belirtti.

İç politikaya ilişkin mesajını ise şu sözlerle verdi: "Bizim için Türkiye’nin hak ve menfaatleri, iç siyasetteki bütün ayrılıklarımızın üzerindedir". Bu ifadeyle, mutabakata yönelik desteğini ülke içindeki siyasi ayrışmalardan ayrı bir konumda tanımladı.

Özel’in itirazı, Türkiye ve Libya’nın anlaşma yapma yetkisini esas alıyor. Von der Leyen’in açıklaması ise bu yetkinin kullanılmasının diğer devletlerin hakları üzerindeki sonuçlarına odaklanıyor; dolayısıyla tarafların dayandığı gerekçeler aynı hukuki soruya farklı açılardan yaklaşıyor.

AB’nin tutumunda 2019 referansı

Von der Leyen, AB’nin yaklaşımının yeni olmadığını savunarak 2019 yılındaki tutuma atıfta bulundu. Bu çerçevenin değişmediğini belirten Komisyon başkanı, Libya Parlamentosu’nun onayına rağmen mutabakata yönelik itirazların sürdüğünü ifade etti.

Açıklamasında mutabakatın deniz hukukuyla uyuşmadığını ve hukuken geçerli olmadığını ileri sürdü. Bunlar von der Leyen’in dile getirdiği hukuki değerlendirmeler; Özel’in karşı açıklaması da bu değerlendirmelerin kabul edilmediğini ortaya koyuyor.

Komisyon başkanının Yunanistan ve Kıbrıs’a desteğini yinelemesi, AB’nin açıklamasındaki siyasi konumlanmayı da gösteriyor. Özel’in tarafsızlık çağrısı, tam da bu dayanışma vurgusuna karşı Türkiye ile Libya’nın haklarının gözetilmesi gerektiği savına dayanıyor.

Von der Leyen ayrıca Libya’ya dışarıdan müdahaleye karşı olduklarını belirtti. Böylece açıklamasında deniz alanlarının sınırlandırılması konusundaki itirazıyla Libya’ya yönelik dış müdahale meselesini birlikte ele aldı; bunlar birbirinden ayrı değerlendirilmesi gereken iki başlık oluşturuyor.

Onay ile hukuki itiraz ayrışıyor

Tartışmanın odağında, parlamenter onayın siyasi anlamıyla mutabakatın diğer devletler bakımından doğurduğu sonuçlar arasındaki ayrım bulunuyor. Von der Leyen’in aktardığı onay gelişmesi ile anlaşmanın hukuki niteliği hakkındaki değerlendirmesi aynı şey değil; onay açıklaması, tarafların hukuk konusundaki görüş ayrılığını ortadan kaldırmıyor.

Taraflar mevcut gerekçelerinde ısrar ederse, anlaşmayı imzalayan ülkelerin egemenlik yetkisiyle diğer devletlerin haklarına ilişkin itirazlar diplomatik tartışmanın merkezinde kalabilir. Uzlaşma arayışı gelişmesi halinde ise Özel’in hakkaniyet çağrısı ile AB’nin dile getirdiği hukuki itirazların nasıl ele alınacağı önem taşıyacak.

More stories

Son haberler