Fed kararı ABD tahvil getirileri için baskıyı artırdı

ABD tahvil getirileri Fed kararı sonrası 2007 zirvesine çıktı; petrol kaynaklı enflasyon korkusu hisse senetlerini baskıladı.

Atlas Newsdesk ·

Fed kararı ABD tahvil getirileri için baskıyı artırdı

ABD tahvil getirileri, Fed’in faizleri değiştirmemesinin ardından 2007’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıkarak piyasalarda enflasyon alarmını büyüttü. 30 yıllık Hazine tahvili getirisi 0,14 puan artarak %5,23’e yükseldi; hareket, petrol ve Fed kredibilitesi etrafındaki gerilimi açığa çıkardı.

Satış dalgası, Orta Doğu kaynaklı enerji baskısının geçici kalmayabileceği korkusuyla hızlandı. Kaynağa göre tahvil piyasasındaki sıçrama, ABD Başkanı Trump’ın Nisan 2025’teki kurtuluş günü duyurusundan bu yana en sert hareketlerden biri oldu.

Fed bekledi, tahvil sattı

Federal Açık Piyasa Komitesi, politika faizini üst üste beşinci toplantıda %3,50 ile %3,75 bandında tuttu. Karar, yatırımcıların bir bölümünün sürpriz artış ihtimalini fiyatladığı bir güne denk geldi; piyasa beklentisi faiz artırımı için yaklaşık üçte bir olasılığa işaret ediyordu.

Fed Başkanı Kevin Warsh, toplantı sonrası mesajında enflasyonla mücadeleden geri adım atılmayacağını söyledi. Warsh’a göre tahvil getirilerindeki yükseliş zaten finansal koşulları sıkılaştırıyor; nominal ve reel faizlerdeki artış, enflasyon verileri ile güçlü büyüme algısına verilen bir piyasa tepkisi.

Üç üye artış istedi

Kararın en dikkat çekici yanı, içeriden gelen itirazın boyutuydu. Dallas Fed’den Lorie Logan, Cleveland’dan Beth Hammack ve Minneapolis’ten Neel Kashkari, faizlerin hemen artırılması gerektiğini savundu.

Barclays analisti Marc Giannoni, kararı şahin bir bekleme olarak değerlendirdi ve komite içinde daha erken sıkılaşma isteyenlerin güçlü direnç gösterdiğine dikkat çekti. DRW Trading stratejisti Lou Brien ise Warsh’ın enflasyon cevabının sorumluluğu piyasaya bıraktığı izlenimi verdiğini belirtti.

PGIM baş ekonomisti Robert Sockin, basın toplantısındaki temel eksikliğin faiz artırımının neden yapılmadığının açık biçimde anlatılmaması olduğunu söyledi. Sockin’e göre uzun vadeli getirilerdeki hızlı yükseliş, Fed yetkililerinin kredibilite endişesini artırabilir ve daha sert iletişimi zorlayabilir.

Hisse senetleri getiriyi izledi

Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş, hisse piyasasında da hızlı fiyatlandı. Geniş piyasa göstergesi S&P yüzde 5,0 bin,5 düşerken, yüksek değerleme ve faiz duyarlılığı daha belirgin olan Nasdaq yüzde yüz2,1 geriledi.

Bu tepki, tahvil getirilerinin yalnızca kamu borçlanma maliyetini değil, şirket değerlemelerini de etkilediğini gösterdi. Uzun vadeli nakit akışlarına dayalı teknoloji hisseleri, iskonto oranı yükseldiğinde daha sert baskı görebiliyor.

Petrol kanalı fiyatları zorluyor

Fed’in haziran toplantısından bu yana İran çevresindeki çatışmaların yoğunlaşması, benzin ve dizel fiyatlarındaki artışla enflasyon tartışmasını keskinleştirdi. Kaynağa göre Hürmüz Boğazı’ndaki trafik durma noktasına yaklaşırken, ABD Başkanı Trump askeri tesislere yönelik saldırının ardından İran’a ağır karşılık verilebileceği uyarısında bulundu.

Merkez bankaları genellikle enerji gibi oynak kalemlerden arındırılmış fiyat eğilimlerine bakar. Ancak enerji maliyetlerinin taşımacılık, üretim ve hizmet fiyatlarına yayılması halinde geçici bir şok daha kalıcı bir enflasyon sorununa dönüşebilir.

Warsh, mayısta yüzde 4,1 olarak verilen enflasyonu kontrol etmek için gerekli adımları atmaya hazır olduklarını belirtti. Fed’in yüzde 2 hedefinin beş yılı aşkın süredir yakalanamaması, bu toplantının neden yalnızca bir faiz kararı değil, aynı zamanda güven testi olarak izlendiğini açıklıyor.

İki yol piyasaları ayırıyor

Eğer petrol fiyatları sakinleşir ve Fed sözlü yönlendirmeyle enflasyon beklentilerini tutarsa, uzun vadeli getirilerdeki baskı azalabilir. Bu senaryoda küresel finansman koşulları bir miktar rahatlar, Fed ilave artış yapmadan kredibilite kazanır ve teknoloji ağırlıklı hisselerde değerleme baskısı sınırlanır.

Eğer enerji şoku uzar ve enflasyon verileri yüksek kalırsa, piyasa Fed’i daha sert bir patikaya zorlayabilir. Böyle bir tabloda dolar fonlaması pahalanır, ABD Hazine piyasasındaki oynaklık artar ve bankalar, teknoloji şirketleri ile borç çevirmek zorunda olan sektörler daha sıkı koşullarla karşılaşır.

NYU ekonomi profesörü Simon Bowmaker, faiz artırımının zamanlaması üzerindeki ayrışma derinleşirken Warsh’ın zor bir sınavla karşı karşıya olduğunu belirtti. Piyasanın izleyeceği açık sorular belli: enerji şoku kalıcı mı, büyüme faiz artışını kaldırabilecek kadar güçlü mü ve Fed iletişimi tahvil piyasasını yeniden dengeleyebilecek mi?

More stories