Fatma Betül Sayan Kaya soruşturmasında yeni gelişme
İktidara yakın Türkiye gazetesi yazarının savcılık ifadelerinden aktardığına göre, eski Bakan Fatma Betül Sayan Kaya ve eşinin borsada "Insıder Trading" suçu…
Atlas Newsdesk ·

Fatma Betül Sayan Kaya, fon yatırımı dosyasında İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde şüpheli olarak savcılığa ifade verdi. Dosyada borsa işlemleri, HTS kayıtları ve fon payı satışlarına ilişkin iddialar yer alıyor.
Eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve AKP Genel Başkan Yardımcısı Kaya, hakkındaki iddiaları reddediyor; Kubilay Gülbek'in aktardığına göre Kaya, borsa yatırımlarını yardım almadan ve kendi iradesiyle yaptığını söyledi. Aynı aktarıma göre savcılık dosyasında, Kaya ve eşinin fon dolandırıcılığıyla suçlanan kişilerle temaslarını gösterdiği öne sürülen kayıtlar bulunuyor.
Kaya ifadesi ve HTS kayıtları
Gülbek'in dosyaya dayandırdığı anlatımda HTS kayıtları, yüz yüze görüşmeler ve kamuya açık alanlardaki buluşmalar soruşturmanın temas başlıkları arasında gösterildi. Bu unsurların hangi tarihlere, kaç görüşmeye veya hangi kişilerle yapılan temaslara karşılık geldiği mevcut aktarımda belirtilmedi.
Yazıda, Kaya çifti hakkında insider trading iddiasının bulunduğu, bu iddianın kamuya açıklanmamış ve hisse fiyatını etkileyebilecek bilgilerin borsa işlemlerinde kullanıldığı savına dayandığı belirtildi. Bu, dosyadaki iddianın maddi gerçeğe dönüştüğü anlamına gelmiyor; savcılık süreci iddiaların delillerle sınandığı aşamada bulunuyor.
Fon paylarında satış iddiası
Gülbek'in aktarımına göre Kaya ve eşi, Eylül 2026'da fondan çıkmak istedi ve fon paylarının satışı sırasında sorun yaşadı. Yazıda bu aşamada çözümün, ailenin elindeki senetlerin değerinin düşük gösterilerek satışa çıkarılması yoluyla bulunduğu öne sürüldü.
İddiaya göre alıcılara, fon kâğıtlarının kısa sürede değer kazanacağı ve resmî fiyatın altında satıldığı izlenimi verildi. Bu anlatımda, bir denizcilik şirketine ait binlerce lot hissenin yeni alıcıların hesaplarına geçtiği ve küçük birikimcinin ikinci kez zarar gördüğü savunuldu.
Dosyada adı geçen denizcilik şirketinin adı, satışın toplam tutarı, fon paylarının kaç yatırımcıya geçtiği ve işlemlerin hangi aracı kurumlar üzerinden yapıldığı aktarımda yer almadı. Bu boşluklar, iddianın piyasa etkisini ve muhtemel mağdur sayısını ölçmeyi sınırlıyor.
Sermaye piyasası güveni sınavı
Soruşturmanın piyasa boyutu, iki ayrı iddia hattında yoğunlaşıyor: fon dolandırıcılığıyla suçlanan kişilerle kurulduğu öne sürülen ilişki ve borsa işlemlerinde içsel bilgi kullanımı savı. İlk hat fon paylarının satış biçimine, ikinci hat ise hisse fiyatını etkileyebilecek bilginin işlem kararlarında kullanılıp kullanılmadığına bakıyor.
Kaya'nın savunması, yatırımların kendi kararıyla yapıldığı ve dış yardım alınmadığı yönünde. Bu beyan kabul görürse dosyanın odağı, fon paylarının alıcılara nasıl pazarlandığı ve satış sürecinde kimlerin rol aldığı noktasında daralabilir.
Buna karşılık, HTS kayıtları ve görüşme iddiaları savcılık tarafından başka delillerle desteklenirse süreç siyasi ve piyasa açısından daha geniş bir risk alanına taşınabilir. Böyle bir senaryoda, eski bir bakan ve iktidar partisindeki üst düzey bir isim hakkındaki dosya, sermaye piyasalarında içeriden bilgiye erişim ve yatırımcı korunması tartışmasını büyütebilir.
Belirsizlik delillerin gücünde
Bu aşamada kesinleşmiş bir yargı kararı, kamuya açıklanmış ayrıntılı bir iddianame veya işlemlerin finansal büyüklüğünü gösteren veri bulunmuyor. Bu nedenle dosyanın seyri, savcılığın HTS kayıtları, ifade tutanakları, hisse devri kayıtları ve fon satış belgeleri arasında kuracağı bağa bağlı olacak.
Eğer iddialar zayıflarsa, siyasi etki daha sınırlı kalabilir ve dosya fon satışındaki temsil ve bilgilendirme sorunlarına sıkışabilir. Eğer delil zinciri güçlenirse, süreç Kaya ailesinin savunmasının ötesine geçerek fon dolandırıcılığıyla suçlanan kişiler, alıcılarla temasa geçenler ve hisse devrinde rol alan piyasa aktörleri için daha ağır sonuçlar doğurabilir.