Eski SPK Başkanı Gönül için inceleme başlatıldı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında soruşturma izni istemesinin ardından Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek…
Atlas Newsdesk ·

SPK soruşturması, İbrahim Ömer Gönül için izin talebi sonrası Bakanlık Teftiş Kurulu incelemesine taşındı. Rapor izin sürecini belirleyecek.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebinin ardından Teftiş Kurulu’nu cuma günü görevlendirdi. Kurul, eski Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Gönül hakkındaki iddiaları mevzuat çerçevesinde ön inceleme ve araştırmaya konu edecek.
Gönül dosyasında izin eşiği
Başsavcılık, Gönül hakkında görevi kötüye kullanma suçundan adli soruşturma yürütülebilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan izin istedi. Bakanlığın incelemesi, bu talebe verilecek idari yanıtın dayanağını oluşturacak.
Gönül, SPK Başkanlığı görevini 2022-2025 yılları arasında yürüttü. Dosyaya 30 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifade vererek dahil oldu.
Başsavcılığın değerlendirmesine göre, Gönül’ün görev yaptığı dönemde SPK’nın inceleme ve denetim sorumluluklarını yerine getirmediğine ilişkin açık ve yeterli emareler bulunduğu ileri sürüldü. Bu ifade, iddianın yargı makamının yazısındaki çerçeveyle sınırlı olduğunu gösteriyor; nihai tespit Teftiş Kurulu raporu ve sonraki hukuki süreçle şekillenecek.
Fon işlemleri mercek altında
Dosyanın ana ekseni, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda işlem gören bazı hisselerde manipülatif işlemler yapıldığı iddiasına dayanıyor. Başsavcılık, bu işlemlerin portföy yönetim şirketleri ve yatırım fonları aracılığıyla gerçekleştirildiği yönündeki iddiaları inceliyor.
Savcılık yazısında, SPK’nın 2024’ten Eylül 2026’ya kadar hazırladığı raporlar doğrultusunda bazı hisselerde manipülatif işlem iddiaları için suç duyuruları yapıldığı belirtildi. Tera Portföy, Pusula Portföy, Atlas Portföy ve Hedef Portföy bünyesindeki bazı fonlar da inceleme kapsamına girdi.
Başsavcılığa göre bazı fonlar, benzer nitelikteki fonlara kıyasla olağan dışı kazançlar sağladı. Aynı yazıda, bazı yatırımcıların SPK denetimi altında oldukları güvencesiyle yatırım yaptıkları fonlarda ana paralarını dahi alamadıkları iddiası yer aldı.
Teftiş raporu süreci belirleyecek
Teftiş Kurulu’nun hazırlayacağı rapor, izin talebinin kabul edilip edilmeyeceği açısından kritik belge olacak. İzin verilmesi halinde Gönül hakkında adli soruşturmanın önü açılacak; izin verilmemesi halinde dosya idari değerlendirme sınırında kalacak.
Bu ayrım, yalnızca Gönül’ün hukuki konumu için değil, sermaye piyasası denetiminin nasıl işletildiğine dair kurumsal tartışma için de sonuç doğurabilir. İddiaların doğrulanması halinde, portföy yönetim şirketlerinin işlem gözetimi, fon değerleme süreçleri ve yatırımcı bilgilendirmesi daha sıkı denetime konu olabilir.
Şirketler açısından en doğrudan risk, adı geçen fonlar ve portföy yönetim yapılarının yatırımcı güveniyle karşı karşıya kalmasıdır. Sektör açısından mekanizma daha geniş: Denetim zafiyeti iddiası güç kazanırsa, uyum maliyetleri ve iç kontrol yükümlülükleri artabilir.
Küresel makro düzeyde dosyanın mevcut kapsamı doğrudan bir sonuç göstermiyor; bağlantı daha çok Türkiye piyasalarına yönelik kurumsal güven algısı üzerinden kurulabilir. Eğer inceleme hızlı ve gerekçeli bir raporla sonuçlanırsa, süreç yerel piyasa düzeni içinde sınırlı kalabilir; uzaması halinde yabancı ve yerli yatırımcıların fon piyasasına bakışı daha temkinli hale gelebilir.
Önümüzdeki aşamada ana soru, Teftiş Kurulu’nun Başsavcılığın izin talebine dayanak oluşturan iddiaları nasıl değerlendireceği olacak. İzin çıkarsa Gönül dosyası adli hatta ilerler, şirketler tarafında denetim ve savunma süreçleri yoğunlaşır, sektör genelinde gözetim standardı tartışması büyür.