Hürmüz krizi enerji fiyatlarını sıçrattı

Hürmüz krizi Brent’i 105,33 dolara taşıdı; TTF gaz 44,86 €/MWh oldu. Abluka ve geçiş belirsizliği enerji risk primini artırıyor.

Cuneyd Erdogan ·

Hürmüz krizi enerji fiyatlarını sıçrattı

Hürmüz Boğazı’ndaki geçişlerin fiilen durması ve ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukasını sürdürmesi, küresel enerji fiyatlarında aynı hafta içinde sert bir yukarı hareket yarattı. 20 Nisan haftasında Brent petrol haftalık bazda %16,5 artarak 105,33 dolardan kapanırken, WTI %12,5 yükselişle 94,4 dolara çıktı. Avrupa’da TTF doğalgazında Mayıs vadeli kontrat 44,86 Euro/MWh seviyesine yükseldi; Newcastle kömüründe Mayıs vadeli kontrat 133,7 Euro/tondan işlem gördü.

Fiyatlamanın ana sürükleyicisi, arz kesintisi riskinin yeniden öne çıkması oldu. Hürmüz, küresel petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği bir hat olarak görülüyor; ayrıca dünya petrol ticaretinin yaklaşık %25’i ve LNG ticaretinin yaklaşık %20’si bu koridorla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle boğazın kapalı kalacağı beklentisi, enerji emtialarında risk primini artırdı ve kısa süreli diplomasi sinyallerinin yarattığı geri çekilmeleri sınırladı.

Gerginliğin arka planında, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı saldırıların sekizinci haftasına girilmesi ve ABD-İran hattında ateşkese dönük ilerleme sağlanamaması yer aldı. Haberde, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşma sağlanana kadar deniz ablukasının süreceğini söylediği, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de ablukayı “gerektiği sürece” devam ettireceklerini belirttiği aktarıldı.

İran Devrim Muhafızları ise ablukayı ateşkes ihlali olarak niteledi ve bu koşullarda Hürmüz’ün kapalı tutulacağını açıkladı.

Zaman çizelgesinde kritik dönemeç 13 Nisan oldu. Habere göre, 8 Nisan’da varılan ateşkes sonrası Pakistan arabuluculuğundaki görüşmeler sonuç vermeyince ABD 13 Nisan’da deniz ablukası kararı aldı ve İran bağlantılı gemilere müdahaleye başladı. İran 17 Nisan’da boğazın ateşkes süresince belirli koşullarla açık tutulacağını duyurdu; ancak ABD’nin ablukayı sürdürmesi sonrası geçişlere yeniden kısıtlama getirdi.

Bu süreçte ABD’nin Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda bazı İran gemilerine el koyduğu, İran’ın da Hürmüz yakınlarında İsrail bağlantılı olduğu öne sürülen gemilere müdahale ettiği bilgisi paylaşıldı.

Piyasa tepkisi yalnızca petrolde değil, gaz ve kömürde de eş zamanlı görüldü. TTF’de Mayıs vadeli kontrat haftayı yaklaşık %15,7 artışla kapattı; bir önceki hafta kapanışı 38,76 Euro/MWh olarak verildi. Haberde, doğalgaz fiyatlarının saldırı öncesi döneme göre yaklaşık %42,9 daha yüksek seyrettiği, kömürün de çatışma öncesine kıyasla %15,4 daha yüksek seviyelerde kaldığı belirtildi.

Öte yandan, hafta içinde ateşkesin uzatılabileceği ve diplomatik temasların yeniden başlayabileceğine dair sinyallerin fiyatlarda sınırlı geri çekilme yarattığı, ancak ABD’nin olası yeni hamlelerine dair haber akışının düşüşleri sınırladığı aktarıldı. Bu çerçevede enerji piyasaları, boğazın ne kadar süre kapalı kalacağı ve deniz ablukasının kapsamının genişleyip genişlemeyeceği gibi iki başlık üzerinden risk fiyatlamasını sürdürdü.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Hürmüz kaynaklı fiyat şoku, enerji ithalatçısı ülkelerde enflasyon ve cari denge kanalıyla makro görünümü etkileyebilir. Hükümetler, akaryakıt ve elektrik fiyatlaması ile stratejik stok yönetimi üzerinden daha sık düzenleyici müdahale baskısı hissedebilir.

Sektör Etkisi: Rafineri, petrokimya, elektrik üretimi ve enerji yoğun sanayilerde girdi maliyetleri oynaklaşabilir ve kısa vadeli hedge ihtiyacı artabilir. LNG tedarik zinciri ve deniz taşımacılığında rota, sigorta ve navlun maliyetleri üzerinden sözleşme koşulları yeniden fiyatlanabilir.

Piyasa Etkisi: Enerji emtialarında risk primi artışı, enflasyon beklentileri ve faiz patikası fiyatlaması üzerinden tahvil piyasalarına yansıyabilir. Hisse piyasalarında sektör rotasyonu ve kredi spreadlerinde enerji yoğun şirketler lehine/aleyhine ayrışma görülebilir.

More stories