Erken teşhisle meme kanserini yenen koordinatör, kişiye özel tedaviyi anlattı

Bir onkoloji koordinatörünün kendi meme kanseri deneyimi, erken teşhis ve kişiselleştirilmiş tedavinin önemini vurguladı.

Hazal Anyalı ·

Erken teşhisle meme kanserini yenen koordinatör, kişiye özel tedaviyi anlattı

İstanbul’da bir hastanenin onkoloji bölümünde koordinatör olarak görev yapan 48 yaşındaki Gülsüm Sürücü, 2025 Nisan ayında sol göğsünde fark ettiği kitle sonrası meme kanseri tanısı aldı ve çalıştığı Medicana Zincirlikuyu Hastanesi’nde uygulanan kişiye özel tedaviyle sağlığına kavuştu. Vaka, erken teşhisin ve tümör biyolojisine göre planlanan tedavilerin sonuç üzerindeki belirleyici etkisini ortaya koydu.

Tedaviyi yürüten Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.

Mutlu Demiray, tümörün genetik özelliklerine dayalı bir yaklaşımın kısa sürede tam yanıt sağladığını belirtti. Sürücü’nün deneyimi, sağlık çalışanları da dahil olmak üzere herkes için düzenli kontrollerin önemini yeniden gündeme taşıdı.

Yaklaşık 15 yıldır onkoloji alanında çalışan Sürücü, eline gelen kitleyi fark eder etmez başvurduğu hekimlerin yönlendirmesiyle tetkiklerini hızla tamamladı. İncelemelerde tümörün memede sınırlı olduğu görüldü. Hastanın umut ve çalışma düzenini koruması, tedavi sürecinin yönetimini kolaylaştırdı.

Gülsüm Sürücü

Prof. Dr. Demiray ve ekibi, tümörün davranışını ve büyüme dinamiklerini genetik analizlerle değerlendirerek kişiselleştirilmiş bir tedavi planı hazırladı. Hastaya uygulanan tedaviye erken dönemde güçlü yanıt alındı; cerrahi öncesi tümör yükünün belirgin biçimde azaldığı bildirildi. Uzmanlara göre, bu yaklaşımda amaç, tümörü biyolojik özelliklerine göre hedef almak ve gereksiz tedavi yükünü azaltmak.

Ardından gerçekleştirilen ameliyatın patoloji incelemesinde rezidü tümör saptanmadı. Süreç, kemoterapiye ek olarak radyoterapi ve hekimlerin “hedefe yönelik” olarak tanımladığı ilaçlarla desteklenerek sürdürüldü. Tedavinin çok disiplinli yürütülmesi, kısa sürede elde edilen tam yanıtı kalıcı kılmayı hedefledi.

Erken başvuru tedavi başarısını yükseltiyor

Uzmanlar, meme dokusunda yeni bir kitle veya belirti fark edildiğinde vakit kaybetmeden hekime başvurulmasının hayati olduğunu vurguluyor. Gecikmeyen başvurular sayesinde hastalık daha erken evrede yakalanabiliyor ve başarı olasılığı artıyor. Prof. Dr. Demiray da bireylerin kendi bedenlerini yakından takip etmesini ve rutin taramaları aksatmamasını öneriyor.

Gülsüm Sürücü

Sürücü, tedavi sırasında saç ve kaş dökülmesi gibi zorlu yan etkiler yaşasa da tedavi planına bağlı kaldı ve işini bırakmadı. Moral ve motivasyonun yanı sıra sağlık ekibiyle kurulan güven ilişkisi, süreci yönetmede belirleyici oldu. Hastanın erken evrede yakalanan hastalığına hızla başlanılan kişiye özel tedavisi, ameliyat ve tamamlayıcı uygulamalarla desteklenerek olumlu tamamlandı.

Kişiselleştirilmiş onkoloji yaklaşımları güçleniyor

Bu vaka, sağlık sisteminde erken teşhis mekanizmalarının ve kişiselleştirilmiş tedavi protokollerinin geliştirilmesinin neden kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Tümör biyolojisine göre planlanan tedaviler, uygun hasta gruplarında yanıt oranlarını yükseltebiliyor ve cerrahi sonuçlarını iyileştirebiliyor. Multidisipliner ekiplerin koordinasyonu, genetik analizlerden radyolojiye ve cerrahiye uzanan tüm adımların bütüncül biçimde ilerlemesini sağlıyor.

Sağlık profesyonellerinin de kendi taramalarını aksatmamaları, tarama yaşları ve periyotları konusunda bilgilendirilmeleri önem taşıyor. Uzmanlara göre, bireylerin kendi kendine meme muayenesi alışkanlığı edinmesi ve önerilen dönemlerde görüntüleme kontrollerini yaptırması, tedavi başarısına doğrudan yansıyor.

Önümüzdeki dönemde, genetik profilleme ve hedefe yönelik tedavilerin daha fazla hasta için erişilebilir hale gelmesi ve farkındalık çalışmalarının güçlenmesi bekleniyor. Hastaların yeni şikayetlerde gecikmeden başvurması ve düzenli taramaların yaygınlaşması, benzer başarı hikayelerinin artmasına katkı sağlayabilir.

More stories