DSÖ: Lübnan'da sağlık tesislerine 92 saldırı
DSÖ, Lübnan’da sağlık tesislerine 92 saldırı ve 53 ölüm bildirdi; çatışmalar yerinden edilme ve sağlık sistemi kapasitesi riskini büyütüyor.
Cuneyd Erdogan ·

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana Lübnan’daki sağlık hizmetlerine yönelik 92 saldırı yaptığını açıkladı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, 6 Nisan 2026 tarihli değerlendirmesinde bu saldırılarda 53 kişinin öldüğünü, 137 kişinin yaralandığını bildirdi. Açıklama, çatışmaların sağlık altyapısı üzerindeki etkisinin ölçülebilir biçimde arttığına işaret ediyor.
DSÖ’nün paylaştığı zaman aralığına göre 28-31 Mart döneminde sağlık tesislerine 11 saldırı kayda geçti. Bu, dört günde günde ortalama iki saldırı anlamına geliyor. DSÖ, bu yoğunlaşmanın sağlık hizmetlerinin sürekliliği, personel güvenliği ve acil müdahale kapasitesi üzerinde doğrudan risk yarattığını vurgulayan bir çerçeve sunuyor.
Ghebreyesus’un verdiği örneklerden biri Beyrut’taki Refik Hariri Üniversitesi Hastanesi çevresinde yaşandı. Hastaneye 100 metre mesafedeki bir saldırıda dört kişi öldü, 39 kişi yaralandı; hastanenin kendisi hasar almadı. Buna rağmen, büyük bir referans hastanesinin yakınında gerçekleşen saldırı, hasta sevki, triyaj ve yoğun bakım gibi kritik süreçlerde kesinti riski doğuruyor.
Çatışmaların daha geniş bilançosu da ağırlaşıyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın 5 Nisan tarihli verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’ta Lübnan’a yönelik hava saldırılarını başlatmasıyla başlayan çatışmalarda toplam 1.461 kişi hayatını kaybetti. Lübnan hükümeti, ülke içinde yerinden edilenlerin sayısının 1 milyon 162 bini geçtiğini açıkladı.
DSÖ, tüm taraflara uluslararası insancıl hukuka uyma ve sağlık tesislerini koruma çağrısı yaptı. Uluslararası insancıl hukuk, sağlık personeli ve tesislerinin korunmasını, yaralıların bakımına erişimin engellenmemesini ve sağlık hizmetlerinin hedef alınmamasını temel ilke olarak tanımlar.
Sahadaki saldırı sayıları, insani yardım koridorları, tıbbi malzeme tedariki, ambulans hareketliliği ve sağlık çalışanlarının görev yapabilme koşulları üzerinde yönetişim ve güvenlik boyutlu bir baskı oluşturuyor.
Yerinden edilmenin 1,162 milyonu aşması, sağlık sistemine talebi coğrafi olarak kaydırıyor ve kapasite planlamasını zorlaştırıyor. Nüfus hareketliliği, bulaşıcı hastalık takibi, kronik hastalık tedavisi ve aşı hizmetleri gibi süreklilik gerektiren alanlarda ek operasyonel risk yaratıyor. Bu tablo, kamu otoritelerinin kriz yönetimi, veri paylaşımı ve uluslararası kuruluşlarla koordinasyon kapasitesini de daha görünür hale getiriyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Sağlık tesislerine yönelik saldırı iddiaları, Lübnan’da kamu hizmetlerinin sürekliliğini ve kriz yönetimi kapasitesini zorlayabilir. Yerinden edilme, sağlık harcamaları ve insani yardım koordinasyonu üzerinden bütçe baskısını artırabilir.
Sektör Etkisi: Sağlık sektörü, tedarik zinciri kesintileri ve personel güvenliği riskleri nedeniyle hizmet sunumunu yeniden organize etmek zorunda kalabilir. İnsani yardım ve lojistik aktörleri, erişim kısıtları ve güvenlik maliyetleri üzerinden operasyon planlarını değiştirebilir.
Piyasa Etkisi: Güvenlik riskleri, ülke risk primi ve sigorta maliyetleri kanalıyla finansman koşullarını etkileyebilir. Yerinden edilme ve altyapı baskısı, kamu maliyesi ve dış finansman ihtiyacı üzerinden piyasa beklentilerini şekillendirebilir.