Deniz Göktaş'ın Emniyet ifadesi paylaşıldı: "Meal tartışmalarına gönderme yaptım"
Deniz Göktaş, Emniyet ifadesinde dini değerleri aşağılama ve cumhurbaşkanına hakaret suçlamalarını reddetti.
Atlas Newsdesk ·

Deniz Göktaş, Emniyet ifadesinde iki suçlamayı da reddetti. Komedyenin savunması, gösterinin sınırlarına odaklandı.
Yurt dışından dönüşünde havalimanındaki pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınan Göktaş, İstanbul’daki Vatan Emniyet birimine götürüldü. Soruşturma, “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinde yer alan bazı bölümler nedeniyle başlatıldı.
Dosyaya yansıyan bilgilere göre Göktaş hakkında önce dini değerlere ilişkin suçlama gündeme geldi, ardından cumhurbaşkanına hakaret iddiası da dosyaya eklendi. Komedyen, ifadesinde her iki isnadı da kabul etmedi.
Pasaport kontrolünde başlayan süreç
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Göktaş’ın kimlik ve meslek bilgileri alındı. İfade tutanağına yansıyan beyanlarda Göktaş, mesleğini komedyen olarak bildirdi ve gelir durumuna ilişkin soruya “yüksek gelirli” yanıtını verdi.
Göktaş’ın savunması, gösterinin bağlamına ve mizah diliyle kurduğu ilişkiye dayandı. Komedyen, soruşturmaya konu edilen videodaki kişinin kendisi olduğunu ve görüntünün kendi YouTube hesabına yüklenen bir sahne kaydı olduğunu kabul etti.
Bu kabul, dosyada videonun aidiyeti yönünden temel tartışmayı daraltıyor. Buna karşılık hukuki tartışma, kayıtta kullanılan ifadelerin suç oluşturup oluşturmadığı ve mizah kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında yoğunlaşıyor.
Harbiye gösterisi dosyanın merkezinde
İfade tutanağına göre Göktaş, aynı gösteriyi 100 binden fazla kişinin izlediğini belirtti. Bu bölümde, bugüne kadar seyircilerden söz konusu kısım nedeniyle bir incinme ya da şikayet duymadığını savundu.
İki suçlama için savunma
Dini değerleri aşağılama iddiasına ilişkin savunmasında Göktaş, gösteride sadece dindar kesimlere değil, farklı siyasi görüşlere ve popüler figürlere de mizahi göndermeler yaptığını ifade etti. “İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur” sözleri, bu başlıktaki savunmasının merkezinde yer aldı.
Göktaş, “favori kitabım” ve “çeviride sorun var” şeklindeki ifadelerini de meal tartışmalarına gönderme olarak açıkladı. Komedyen, bu sözlerin hedef gösterme ya da aşağılama amacı taşımadığını, sahne metninin mizahi yapı içinde okunması gerektiğini savundu.
Cumhurbaşkanına hakaret suçlaması için de benzer bir çizgi izledi. Göktaş, “Cumhurbaşkanına Hakaret suçunu işlediğimi reddediyorum” diyerek, kullandığı ifadelerin hakaret değil siyasi nitelendirme olduğunu söyledi.
Dosya ifade özgürlüğüne uzanıyor
Göktaş’ın “diktatör” kelimesine ilişkin açıklaması, dosyanın ifade özgürlüğü ve siyasal eleştiri sınırları bakımından da izleneceğini gösteriyor. Komedyen, bu kelimeyi “demokrat” ve “otokrat” gibi siyasi kavramlarla aynı düzlemde gördüğünü belirtti.
Hukuki süreçte savcılığın ifadenin ardından dosyayı nasıl değerlendireceği belirleyici olacak. Eğer iddianame düzenlenirse tartışma mahkeme aşamasına taşınacak; aksi yönde bir karar verilirse soruşturma dosyası kovuşturmaya dönüşmeden kapanabilecek.
Bu dosya, dijital platformlarda hızla yayılan sahne içeriklerinin ceza soruşturmalarına nasıl konu edilebildiğini yeniden gündeme getirdi. Göktaş açısından kısa vadeli risk yargı sürecinin genişlemesi; mizah sektörü açısından ise politik ve dini referansların sahne metinlerinde nasıl ele alınacağına dair belirsizliğin artması.