İstihdam dönüşümü: Erdoğan’dan yapay zeka vurgusu
İstihdam dönüşümü gündemi: Erdoğan, yapay zeka ve robotik ile mesleklerin değiştiğini, yaşlanmanın işgücünü uzatacağını söyledi.
Cuneyd Erdogan ·

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapay zeka ve robotik teknolojilerin hızlanmasıyla işgücü piyasasında kalıcı bir dönüşüm yaşandığını söyledi. Erdoğan’a göre üretim süreçleri değişiyor, bazı meslekler ortadan kalkıyor ve yeni iş alanları ortaya çıkıyor. Bu çerçevede eğitim, beceri kazanımı ve işgücü politikalarının daha hızlı güncellenmesi gerektiği mesajını verdi.
Erdoğan bu değerlendirmeleri 27 Nisan 2026’da İstanbul’daki Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen OECD Beceriler Zirvesi’nde yaptı. Zirvenin ana temasının, teknolojik dönüşümün istihdama etkisini ele almasını “isabetli” bulduğunu belirtti. Konuşma, Türkiye’nin beceri politikaları, işgücü arzı ve verimlilik gündemini uluslararası bir platformda yeniden öne çıkardı.
Erdoğan, dönüşümün yalnızca teknoloji kaynaklı olmadığını, demografik eğilimlerin de işgücü piyasasını yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Dünya nüfusunun yaşlandığını, 60 yaş üstü nüfusun payının artacağını ve bunun insanların iş hayatında daha uzun süre kalmasına yol açacağını ifade etti. Bu eğilimin, sosyal güvenlik sistemleri, emeklilik dengeleri ve işgücü planlaması üzerinde baskı yaratabilecek bir kanal olarak öne çıktığını ima etti.
Konuşmada dikkat çeken bir diğer başlık, “nesiller arası yeteneklerin öne çıkarılması” ihtiyacı oldu. Erdoğan, yeni iş alanlarının ortaya çıkmasının yalnızca genç işgücünü değil, mevcut çalışanların da yeniden beceri kazanmasını gerektirdiğini söyledi. Bu yaklaşım, işgücü piyasasında yeniden eğitim (reskilling) ve beceri geliştirme (upskilling) programlarının kapsamı, finansmanı ve ölçümleme yöntemleri gibi yönetişim başlıklarını gündeme getiriyor.
Erdoğan ayrıca “aşırı bireyselleşme” ile yaşlanma eğiliminin birleşmesinin ciddi sorunlar doğurabileceğini dile getirdi. Bu ifade, işgücü piyasasında sosyal uyum, çalışma hayatında dayanışma mekanizmaları ve işyeri ilişkileri gibi alanlarda risk algısına işaret ediyor. Kurumlar açısından bu tür riskler, çalışan bağlılığı, verimlilik, işgücü devri ve iş sağlığı-güvenliği gibi göstergeler üzerinden maliyet kanallarına yansıyabiliyor.
Türkiye’nin bu başlıklarda birçok ülkeye göre daha iyi bir konumda olduğunu da ekledi. Bu değerlendirme, Türkiye’nin demografik yapısı ve işgücü arzı tartışmalarında sık kullanılan “görece genç nüfus” argümanıyla uyumlu bir çerçeve sunuyor. Ancak konuşmanın ana mesajı, teknoloji ve demografinin aynı anda hızlandığı bir dönemde beceri politikalarının, eğitim sisteminin ve işgücü piyasası kurumlarının daha çevik hale gelmesi gerektiği yönünde şekillendi.
Kamu tarafında bu söylem, mesleki eğitim, yaşam boyu öğrenme, aktif işgücü programları ve dijital dönüşüm yatırımlarının koordinasyonunu daha görünür hale getirebilir. Özel sektör tarafında ise otomasyon yatırımlarıyla birlikte yetenek yönetimi, ücret yapıları ve iş tasarımı gibi alanlarda yeniden yapılanma ihtiyacını güçlendirebilir. Zirvenin OECD çatısı altında yapılması, Türkiye’nin beceri gündemini uluslararası karşılaştırmalar ve standartlar üzerinden tartışma isteğini de yansıtıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Bu söylem, Türkiye’de eğitim ve istihdam politikalarında beceri odaklı düzenlemeleri ve yaşam boyu öğrenme programlarını gündemde tutabilir. Yaşlanma vurgusu, emeklilik ve sosyal güvenlik dengeleriyle işgücü arzı planlaması arasındaki ilişkiyi daha görünür kılabilir.
Sektör Etkisi: Otomasyon ve yapay zeka yatırımları, sektörlerde iş tasarımını ve yetkinlik setlerini değiştirebilir; yeniden eğitim ihtiyacı kurumsal maliyet kalemlerine girebilir. Mesleki eğitim, insan kaynakları teknolojileri ve eğitim hizmetleri gibi alanlarda talep yapısı değişebilir.
Piyasa Etkisi: Beceri ve verimlilik gündemi, şirketlerin sermaye harcamaları ve işgücü maliyetleri üzerinden kârlılık beklentilerini etkileyebilir. Demografik baskılar, uzun vadeli faiz, sosyal güvenlik yükümlülükleri ve tüketim kompozisyonu kanallarıyla piyasa fiyatlamalarına yansıyabilir.