Fritolay maaş zammı: Ortalama ücret 110 bin TL
Fritolay maaş zammı ile ilk 6 ay %26 artış yapıldı; ortalama ücret 110 bin TL oldu, sosyal paket 170 bin TL’ye çıktı.
Cuneyd Erdogan ·

Fritolay, Türkiye’deki üç üretim tesisinde çalışan işçiler için yeni toplu iş sözleşmesini tamamladı ve ilk altı ay için ücretlere yüzde 26 artış uyguladı. Düzenleme sonrası ortalama aylık ücret 110 bin TL’ye çıktı. Anlaşma, şirketin Kocaeli, Tarsus ve Manisa’daki fabrikalarında çalışan yaklaşık 900 işçiyi kapsıyor.
Taraflar sözleşmeyi 27 Nisan 2026’da sonuçlandırdı. Görüşmeleri Tek Gıda-İş Sendikası ile şirket yürüttü. Sözleşme, ücret artışının yanında sosyal haklar ve vergi kaynaklı net gelir kayıplarını sınırlamaya dönük maddeler içeriyor.
Yeni paketle işçilerin yıllık sosyal paket tutarı 170 bin TL’ye yükseldi. Bu kalem, ücret dışı yan hakların toplam değerini artırarak toplam maliyeti yukarı çekiyor. Şirket açısından bu değişim, işgücü maliyetinin yalnızca çıplak ücretle sınırlı kalmadığını ve yan hakların da bütçeye doğrudan yansıdığını gösteriyor.
Sözleşmenin sonraki altı aylık dönemlerinde ücret artışları, TÜFE’ye 4 puan eklenerek belirlenecek. Bu mekanizma, enflasyonun ücretlere gecikmeli yansıması riskini azaltmayı hedefliyor. Aynı zamanda şirketin maliyet görünümünü, resmi enflasyon verilerine endeksli bir yapıya bağlıyor.
Taraflar ayrıca yüzde 8’lik vergi indirimi konusunda uzlaştı. Düzenleme, işçilerin vergi dilimi geçişleri nedeniyle net gelirlerinde oluşabilecek düşüşleri sınırlamayı amaçlıyor. Net ücretin korunmasına dönük bu tür maddeler, yüksek enflasyon dönemlerinde toplu sözleşmelerde daha sık gündeme geliyor.
Bu anlaşma, Türkiye’de gıda üretimi ve hızlı tüketim ürünleri tedarik zincirinde faaliyet gösteren büyük ölçekli tesislerde ücret standardı ve çalışma koşulları açısından referans etkisi yaratabilir. Ücretlerin TÜFE+4 puan formülüne bağlanması, benzer işkollarında pazarlıkların çerçevesini etkileyebilecek bir örnek oluşturuyor.
Şirket tarafında ise maliyet artışının fiyatlama, verimlilik ve yatırım planlarıyla nasıl dengeleneceği, önümüzdeki dönem performans değerlendirmelerinde yakından izlenecek bir başlık haline geliyor.
Sözleşme, işçilerin enflasyona karşı korunması ve gelir artışı hedefiyle kurgulandı. Uygulama, ücret artışı, sosyal paket ve vergi düzenlemesi üzerinden toplam gelir bileşenlerini birlikte ele alıyor. Bu yapı, hem işgücü piyasasında ücret beklentilerini hem de şirketlerin maliyet yönetimi yaklaşımını etkileyebilecek bir çerçeve sunuyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Ücretlerin TÜFE+4 puan formülüne bağlanması, ücret-enflasyon etkileşimini ve toplu pazarlık gündemini etkileyebilir. Net geliri korumaya dönük vergi indirimi, hanehalkı gelirinin vergi dilimi geçişlerinden etkilenme kanalını sınırlayabilir.
Sektör Etkisi: Gıda üretimi ve hızlı tüketim sektöründe benzer tesislerde ücret pazarlıklarında referans oluşturabilir. Ücret ve yan hak maliyetlerindeki artış, şirketlerin verimlilik, vardiya planı ve tedarik zinciri maliyet yönetimi uygulamalarını öne çıkarabilir.
Piyasa Etkisi: İşgücü maliyetlerindeki artış, şirketlerin marjları ve fiyatlama kararları üzerinden enflasyon beklentileri kanalını etkileyebilir. TÜFE’ye endeksli artış yapısı, maliyet görünümünü makro veriye daha duyarlı hale getirerek nakit akışı projeksiyonlarında oynaklığı artırabilir.