Mart ayında Türkiye'de 207 kişinin yaşamını yitirmesi, insan hakları ihlallerinin ciddiyetini gözler önüne seriyor. Bu ölümler, ihmallerden kadın cinayetlerine ve iş cinayetlerine kadar geniş bir yelpazede gerçekleşerek toplumsal sorunların derinliğini vurguluyor.
İşkence, kötü muamele ve gazetecilere yönelik baskılar, ifade özgürlüğü ve temel hakların kısıtlandığını gösteriyor. Özellikle cezaevlerindeki kötü muamele ve gazetecilere yönelik saldırılar, hukukun üstünlüğü ve demokratik değerler açısından endişe verici bir tablo çiziyor.
Erişim engellemeler, düşünceyi ifade özgürlüğüne yönelik soruşturmalar ve toplantı/gösteri özgürlüğüne müdahaleler, sivil toplumun ve muhalif seslerin baskı altında olduğunu ortaya koyuyor. Bu durum, demokratik katılım ve şeffaflık ilkeleri açısından ciddi sorunlar yaratıyor.

Atlas AI
Mart ayında 207 kişi yaşamını yitirdi. Bu ölümler hata ve ihmal, mülteci ölümleri, cezaevi ölümleri, kadın cinayetleri ve iş cinayetleri sonucu gerçekleşti.
Rapora göre, 159 işkence vakası ve cezaevlerinde 34 kötü muamele olayı tespit edildi. Bu durum, insan hakları ihlallerinin yaygınlığını gösteriyor.
Gazetecilere yönelik baskılar da devam etti
Gazetecilere yönelik baskılar da devam etti. Üç gazeteci saldırıya uğradı, beş gazeteci gözaltına alındı ve iki gazeteci tutuklandı. Ayrıca 14 gazeteci hakkında soruşturma açıldı.
Mart ayında 156 erişim engelleme kararı verildi
Mart ayında 156 erişim engelleme kararı verildi. Düşünceyi ifade nedeniyle 181 kişi hakkında soruşturma başlatıldı ve iki kişiye hapis veya para cezası verildi.
Toplantı ve gösteri özgürlüğü kapsamında 23 etkinliğe müdahale edildi. Bu müdahalelerde 375 kişi gözaltına alındı ve 61 kişi tutuklandı.


