Çelebi: Erdoğan, Atatürk'ün mücadelesini sürdürüyor

CHP'den ayrılıp AKP'ye katılan Mehmet Ali Çelebi, TBMM'deki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı Mustafa Kemal Atatürk'e benzetti.

Atlas Newsdesk ·

Çelebi: Erdoğan, Atatürk'ün mücadelesini sürdürüyor

Mehmet Ali Çelebi, TBMM'deki konuşmasında Erdoğan'ı Atatürk'ün emperyalizme karşı çizgisinin devamı olarak sundu.

Genel Kurul'da Erdoğan selamı

İzmir Milletvekili Çelebi'nin sözleri, siyasi geçmişi nedeniyle Meclis kürsüsündeki sıradan bir parti savunmasının ötesinde tartışıldı. Çelebi, Mustafa Kemal Atatürk ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı aynı antiemperyalist hat içinde konumlandırdı.

Çelebi, Genel Kurul konuşmasında şu ifadeyi kullandı: "Atatürk'ü rakı bardaklarına değil füzelere ve uydulara yazmayı marifet sayıyoruz ve mavi gözlü adamın emperyalizme karşı mücadelesini devam ettiren uzun adamı, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı saygıyla selamlıyoruz; Allah razı olsun diyoruz". Bu cümle, hem Atatürk mirası hem de Erdoğan dönemi politikalarının birlikte okunması açısından siyasi bir mesaj niteliği taşıdı.

41 aylık tutukluluk geçmişi

Çelebi'nin biyografisi, konuşmaya verilen tepkinin ana nedenlerinden biri. Ergenekon kumpas süreci nedeniyle 41 ay cezaevinde kalan Çelebi, daha sonra siyasette farklı partilerde yer aldı.

Siyasi yolculuğunun ilk durağı CHP oldu; ardından Memleket Partisi'ne geçti ve sonrasında AKP saflarına katıldı. Bu güzergah, konuşmadaki Erdoğan övgüsünü yalnızca güncel bir iktidar savunması olmaktan çıkarıp, kişisel siyasi dönüşüm başlığına da taşıdı.

Çelebi'nin geçmişte AKP iktidarına dönük sert eleştirilerle anılması, bugünkü sözlerin muhalefet çevrelerinde daha yakından izlenmesine yol açıyor.

Çelik Kubbe vurgusu öne çıktı

Çelebi, Erdoğan'ı Atatürk'ün mücadelesini sürdüren lider olarak tanımladıktan sonra savunma alanına gönderme yapan başka bir ifade kullandı. Konuşmasında "Şimdi vatanımızın üzerine Çelik Kubbe örten Erdoğan Türkiye'si var" sözleriyle mevcut iktidarı güvenlik ve teknoloji ekseninde konumlandırdı.

Çelebi'nin konuşmasında geçen füze, uydu ve Çelik Kubbe vurguları, Çelebi'nin Atatürkçülük yorumunu savunma sanayii ve ulusal egemenlik diliyle birleştirdiğini gösteriyor. Bu çerçeve, AKP'nin son yıllarda sık kullandığı yerli kapasite ve stratejik bağımsızlık söylemiyle uyumlu bir siyasi alan açıyor.

Konuşmanın doğrudan etkisi, Mehmet Ali Çelebi'nin Meclis içindeki konumuna ilişkin tartışmayı yenilemesi oldu. AKP açısından bu çıkış, Atatürk referansları üzerinden iktidar politikalarını savunma imkanını güçlendirebilir; muhalefet açısından ise parti değiştirme geçmişi ve tutarlılık başlıklarını yeniden öne çıkarabilir.

Eğer AKP grubu Çelebi'nin bu dilini sahiplenirse, tartışma Erdoğan yönetiminin Atatürk mirasıyla kurduğu ilişki üzerinden genişleyebilir. Bu durumda Çelebi, iktidarın savunma ve bağımsızlık söylemini Meclis kürsüsünde taşıyan isimlerden biri olarak daha görünür hale gelir.

Eğer muhalefet partileri konuşmayı Çelebi'nin önceki eleştirileri ve parti geçişleri üzerinden gündeme getirirse, tartışmanın ağırlığı ideolojik çerçeveden siyasi tutarlılık eksenine kayar. Bu yol, konuşmanın savunma sanayii göndermelerinden çok Çelebi'nin kişisel siyasi çizgisini tartışmaya açar.

Küresel düzeyde doğrudan ekonomik sonuç üretmeyen bu tartışma, Türkiye'nin dış politika ve güvenlik dilinde antiemperyalizm kavramının nasıl kullanıldığına dair iç siyasi bir gösterge niteliğinde. İzlenecek açık başlık, konuşmanın parti gruplarında resmi açıklamalara dönüşüp dönüşmeyeceği ve Meclis tutanakları üzerinden yeni bir tartışma yaratıp yaratmayacağı.

More stories