Avustralya'da sigorta şirketlerinin nakit ödeme yöntemleri eleştiriliyor
ASIC raporuna göre, Avustralyalı sigortacılar onarım yerine nakit ödemeyi tercih ederek ev sahiplerini artan inşaat maliyetleriyle baş başa bırakıyor.
Lauren Collins ·

Nakit ödeme eğilimi risk yaratıyor
Avustralya'nın finansal denetim kurumu ASIC, konut sigortası şirketlerinin hasar tazminatlarını yönetmek yerine nakit ödeme yoluna gitmesinin tüketiciler için ciddi mali riskler doğurduğunu açıkladı. Aralık 2023'te yaşanan Jasper Kasırgası sonrası süreçleri inceleyen kurum, beş büyük sigorta şirketinin hasar dosyalarının yüzde 63'ünden fazlasını onarım veya yeniden inşa yerine nakit ödemeyle kapattığını tespit etti.
Sigorta firmaları, bu ödemeleri hesaplarken genellikle kendi anlaşmalı tedarikçilerinden aldıkları tek bir fiyat teklifini baz alıyor. Bu teklifler, bireysel ev sahiplerinin piyasada karşılaşamayacağı toplu indirimleri içerdiği için, ödenen nakit tutar gerçek onarım maliyetlerinin altında kalıyor. Sonuç olarak, aradaki fiyat farkını kapatma yükümlülüğü doğrudan mülk sahiplerine kalıyor.
Sistemik eksiklikler ve denetim bulguları
Düzenleyici kurum, sigortacıların neden onarım yerine nakit ödemeyi seçtiklerine dair gerekçelerini kayıt altına almadıklarını vurguladı. Ayrıca, şirketlerin müşterilerine anlaşmadan cayma hakları konusunda yeterli bilgi vermediği ve hassas durumdaki tüketicilere gerekli desteği sağlamadığı belirtildi. Raporda doğrudan bir yasal ihlalden bahsedilmese de, mevcut uygulamaların adil olmayan sonuçlara yol açabileceği konusunda uyarı yapıldı.
Bu durum, inşaat sektörü maliyetlerinin genel enflasyonun üzerinde seyrettiği bir dönemde daha da kritik hale geliyor. Ekim 2025 itibarıyla son beş yıllık süreçte konut sigortası primlerinde yüzde 51 oranında bir artış yaşanması, tüketicilerin üzerindeki finansal baskıyı daha da artırıyor.
Gelecek beklentileri ve belirsizlikler
ASIC'in bulguları, sigorta sektörünün üzerindeki denetim baskısını artırıyor. Eğer şirketler nakit ödeme tekliflerini güncel piyasa koşullarına göre revize etmezse, daha sıkı yasal düzenlemelerin gündeme gelmesi bekleniyor. Tüketiciler için ise sunulan tekliflerin piyasa gerçekleriyle uyumlu olup olmadığını sorgulamak, artan onarım maliyetleri karşısında hayati önem taşıyor.
Sektörün bu uygulamaları değiştirmemesi durumunda, müşteri şikayetlerinin artması ve yasal reform taleplerinin güçlenmesi muhtemel görünüyor. Öte yandan, sigorta şirketlerinin bu eleştirilere karşı nasıl bir strateji izleyeceği ve denetim kurumunun somut yaptırımlara gidip gitmeyeceği henüz netlik kazanmış değil.