BM Genel Kurulu Equal Earth harita modelini standart olarak benimsedi
BM Genel Kurulu, kıtaların boyutlarını daha doğru yansıtan Equal Earth harita projeksiyonunu destekleyen bağlayıcı olmayan bir kararı 164 oyla kabul etti.
Lauren Collins ·

Haritalama standartlarında yeni dönem
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, dünya haritalarında kullanılan projeksiyon sistemlerinde değişikliğe gidilmesini öngören bir tasarıyı onayladı. Togo'nun Afrika Grubu adına sunduğu öneri, 164 ülkenin desteğiyle kabul edildi. Bu adım, yüzyıllardır kullanılan Mercator projeksiyonunun yarattığı orantısızlıkları gidermeyi hedefliyor.
Mercator haritaları, 16. yüzyılda denizcilik faaliyetlerini kolaylaştırmak amacıyla geliştirilmişti. Ancak bu sistem, ekvatordan uzaklaştıkça kara parçalarının olduğundan çok daha büyük görünmesine neden oluyor. Örneğin, gerçekte Afrika'dan 14 kat küçük olan Grönland, bu haritalarda Afrika ile benzer boyutlarda gösteriliyor.
Equal Earth modelinin avantajları
Yeni kabul edilen Equal Earth projeksiyonu, kıtaların yüzey alanlarını gerçeğe en yakın oranlarla sunmayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu modelin görsel bir eğrilik içerse de coğrafi büyüklükleri doğru yansıttığını belirtiyor. Karar, eğitim kurumları ve teknoloji şirketleri için bir tavsiye niteliği taşıyor.
Togo yönetimi, gelecek yılın başlarında UNESCO ve Google gibi teknoloji devlerinin katılımıyla Lome'de bir zirve düzenlemeyi planlıyor. Bu toplantıda, yeni harita standartlarının dijital platformlara ve ders kitaplarına nasıl entegre edileceği ele alınacak. Ancak kararın bağlayıcı bir yaptırımı bulunmuyor.
ABD'den ret oyu ve uygulama belirsizlikleri
Oylamada tek ret oyu Amerika Birleşik Devletleri'nden geldi. ABD temsilcisi Yaryna Ferencevych, girişimi ideolojik bir proje olarak nitelendirerek, BM'nin bu tür konularla vakit kaybetmemesi gerektiğini savundu. Ukrayna ve Sırbistan'ın da aralarında bulunduğu altı ülke ise çekimser kaldı.
Uygulama sürecindeki en büyük zorluk, küresel çapta bir koordinasyon gerekliliği olarak öne çıkıyor. Özel sektörün ve devletlerin bu değişime ne kadar bütçe ayıracağı veya ne hızla uyum sağlayacağı henüz net değil. Haritaların kolektif algıyı şekillendirdiği vurgulansa da, geçiş sürecinin teknik ve mali boyutları belirsizliğini koruyor.