Şimşek IMF’de enerji ve ticaret koridoru planını anlattı

Şimşek IMF’de enerji arzı, Orta Koridor ve AB entegrasyonu mesajı verdi; 8,1 milyar $ finansman ve mali disiplin vurgusu öne çıktı.

Cuneyd Erdogan ·

Şimşek IMF’de enerji ve ticaret koridoru planını anlattı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Washington’da IMF-Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında yaptığı değerlendirmelerde Türkiye’nin küresel jeopolitik risklere karşı enerji arzı ve ticaret hatlarında “çeşitlendirme” eksenli bir strateji izlediğini söyledi. Şimşek’e göre kriz öncesi küresel ekonomik düzen daha öngörülebilir bir jeopolitik zemine dayanıyordu, ancak bu zemin artık yok. Bu nedenle riskler kriz boyutuna ulaşmadan yönetilecek yeni bir çerçeveye ihtiyaç var.

Şimşek, enerji bağımlılığının bu çerçevenin ilk başlıklarından biri olduğunu vurguladı ve Türkiye’nin Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelere maruziyetinin “oldukça sınırlı” kaldığını belirtti. Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde LNG kapasitesine yapılan yatırımlar ve Anadolu’ya uzanan boru hattı ağını temel alan bir çeşitlendirme yaklaşımı izlediğini aktardı. Bu yaklaşım, enerji tedarikinde tek bir güzergâha veya kaynağa aşırı bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.

Ticaret ve lojistik tarafında Şimşek, küresel ticaretteki parçalanmaya verilecek yanıtın izolasyon olmaması gerektiğini, bunun yerine bölgesel entegrasyonun güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Önümüzdeki dönemde ilave ticaret koridorlarına ihtiyaç duyulacağını belirten Şimşek, Orta Koridor’u verimli seçeneklerden biri olarak gördüklerini ifade etti.

Bu çerçevede Türkiye’nin Dünya Bankası ile toplam 8,1 milyar dolarlık bir finansman anlaşması imzaladığını ve projenin Asya’yı İstanbul Boğazı üzerinden demir yoluyla Avrupa’ya bağlamayı hedeflediğini açıkladı.

Şimşek ayrıca Basra Körfezi ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerini Türkiye’nin altyapı ağına yeniden bağlamak amacıyla Irak ile görüşmeler yürütüldüğünü söyledi. Türkiye’nin son 20-25 yılda fiziksel altyapıya yaklaşık 400 milyar dolar yatırım yaptığını belirten Şimşek, ülkenin Avrupa ve Batı ile güçlü bağlarını korurken Doğu ve Afrika ile ilişkileri de büyütmek istediğini dile getirdi.

Türkiye’nin AB ülkeleri dahil 54 serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu hatırlatarak “tercih yapmak zorunda değiliz” mesajı verdi.

AB ile ekonomik entegrasyonu derinleştirme hedefinin sürdüğünü söyleyen Şimşek, Avrupa’daki iç siyasi dinamiklerin süreci sınırladığını ifade etti. Gümrük Birliği’nin hizmetler, tarım ve kamu alımlarını kapsayacak şekilde güncellenmesi beklentisini dile getirdi ve bu koşullarda Avrupa ile ticaret hacminin 10-20 yılda iki katına çıkabileceğini söyledi.

AB tarafında ilerlemenin sınırlı kalması nedeniyle Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi yakın pazarlara daha fazla odaklandıklarını; friendshoring ve nearshoring eğilimlerinin bu bölgelerde üretim ve tedarik zinciri yatırımlarını teşvik edebileceğini belirtti.

Şimşek, dayanıklılık gündeminde yeşil dönüşümün hızlandırılması gerektiğini, uzun vadede nükleer enerji yatırımlarının da seçenek olabileceğini söyledi. Dijital dönüşümde fiber altyapı ve 5G+ yatırımlarına işaret etti.

Mali disiplin tarafında ise dizel ve benzinde eşel mobil sistemiyle petrol kaynaklı enflasyon şokunun hafifletilebilmesini, geçen yıl bütçe açığının GSYH’nin %3’ünün altında ve borç/GSYH oranının %24’ün altında tutulmasına bağladı; döviz rezervlerinin de yeniden inşa edildiğini ekledi.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Enerji ve lojistikte çeşitlendirme vurgusu, Türkiye’nin dış şoklara karşı politika çerçevesini altyapı ve finansman anlaşmalarıyla birlikte yeniden tanımlayabilir. AB ile Gümrük Birliği güncellemesi gündemi, ticaret ve düzenleyici uyum başlıklarını iç siyasette ve dış ilişkilerde yeniden öne çıkarabilir.

Sektör Etkisi: LNG altyapısı, boru hatları ve demir yolu bağlantılarına dönük söylem; enerji, lojistik, inşaat ve savunma-dışı altyapı tedarik zincirlerinde proje akışını etkileyebilir. Friendshoring/nearshoring odağı, Türkiye’yi bölgesel üretim ve dağıtım merkezi olarak konumlandırmaya dönük rekabeti artırabilir.

Piyasa Etkisi: Dünya Bankası finansmanı ve mali disiplin mesajları, ülke risk primi ve dış finansman koşulları üzerinden fiyatlamalara kanal oluşturabilir. AB ticaret hacmi ve koridor projeleri beklentileri, ulaştırma ve enerji yatırımlarına bağlı olarak orta-uzun vadeli büyüme varsayımlarını etkileyebilir.

More stories