Bahçeli'den çerçeve yasa açıklaması: Koordinasyon boşluğuna izin verilmemeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de kabul edilerek yasalaşan çerçeve yasaya ilişkin açıklama yaptı.

Atlas Newsdesk ·

Bahçeli'den çerçeve yasa açıklaması: Koordinasyon boşluğuna izin verilmemeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından açıklama yaptı.

Bahçeli, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte hukuki ve idari süreçlerin vakit kaybedilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğuna izin verilmemesi gerektiğini belirten Bahçeli, Türkiye'nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine kurulu yönetim biçiminin ve vatanın bölünmez bütünlüğünün hiçbir şekilde müzakere konusu yapılamayacağını vurguladı.

"Kaybecek vaktimiz yoktur"

Bahçeli, açıklamasında "Kaybedecek vaktimiz yoktur" ifadelerini kullanarak yasanın kabul edilmesiyle başlayan yeni süreçte gerekli adımların en kısa sürede atılması gerektiğini belirtti.

MHP lideri, "Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

"Tarihi fırsat istismar edilmemeli"

Bahçeli, Türkiye'nin üniter yapısının ve milli egemenliğinin korunmasının temel öncelik olduğunu vurgularken, ortaya çıkan tarihi fırsatın istismar edilmemesi gerektiğini söyledi.

Bahçeli, sürecin "gayri milli cepheler ve söylemler" tarafından istismar alanına dönüştürülmesine kati surette müsaade edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kurulan 'Çözüm Süreci Komisyonu'nun yaklaşık bir yıl süren mesaisinin ardından hazırlanan ve tarihi bir oturumla Genel Kurul'a sunulan çerçeve yasa, geniş bir uzlaşmayla 467 milletvekilinin 'evet' oyu sonucunda kabul edilerek yasalaşmıştı.

Söz konusu yasanın Meclis'te onaylanmasının ardından iktidar ortağı MHP lideri Bahçeli de ilk değerlendirmesini yaparak kamuoyuyla yazılı bir açıklama paylaştı. Bahçeli'nin açıklaması şöyle:

"Üniter yapı müzakere edilemez"

" Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin üniter yapısının, milli egemenlik üzerine inşa edilen yönetim biçiminin, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünün, Türk milletinin müşterek tarih ve gelecek tasavvurunun herhangi bir müzakerenin konusu haline getirilmesi mümkün değildir.

Kabul edilen kanunun; terör örgütünün ve onunla iltisaklı yapılanmaların fiili varlıklarına son verdiğinin, kontrol ettikleri silah ve mühimmatın teslim edildiğinin, örgütsel komuta ve sevk kabiliyetinin ortadan kalktığının yetkili devlet kurumlarınca tespit ve teyit edilmesini müteakip işletilecek hukuki mekanizmaları ihtiva etmesi, düzenlemenin maksadını bütün açıklığıyla ortaya koymaktadır.

Çarpıtmalara, savrulmalara ve hamasi kılıflara sokulmuş laf ebeliğine, siyasi cambazlıklara lüzum yoktur; söz konusu kanunu peşin hükümlerle çepeçevre sarılmış sözde muhalif nazardan değil; lafzıyla ve gerekçesiyle birlikte millet lehine doğuracağı önemli sonuçları dikkate alarak Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin cephesinden okumak lazımdır.

"Ulaşılan bu merhale bir nihayet değil, yeni bir safhanın başlangıcıdır"

Kanunun kabulüyle birlikte ulaşılan bu merhalenin bir nihayet değil; esasen hukuki ve idari bakımdan daha müteyakkız olunması gereken yeni bir safhanın başlangıcı olduğu da unutulmamalıdır.

Kaybedecek vaktimiz yoktur.

Kanunun yürürlüğe girmesini müteakip öngörülen hukuki ve idari süreçlerin mümkün olan en kısa sürede hayata geçirilmesi, kurumlar arasında herhangi bir yetki ve koordinasyon boşluğunun meydana gelmesine izin verilmemesi ve ortaya çıkan tarihi fırsatın çeşitli gayri milli cephe, söylem ve söylevlerin istismar alanına dönüşmesine kati surette müsaade edilmemesi gerekmektedir.

"İç cephedeki gedikleri kapatmak hayati bir mesele haline gelmiştir"

İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik saldırılarıyla başlayarak İran’ın bölgedeki üçüncü ülkeleri ve askeri hedefleri de içine alan mukabeleleriyle genişleyen çatışma sarmalı; bölgesel bir ihtilafın ne kadar kısa sürede sınırları aşan ve birbirine eklemlenen krizler silsilesine dönüşebileceğini göstermiştir.

İşte bu şartlar altında Türkiye’nin kendi iç cephesinde terörün açtığı bütün gedikleri kapatması, hayati bir mesele haline gelmiştir.

Terörün bütünüyle tasfiye edilmesi; bu toprakları bizlere vatan kılan kahramanlarımızın mücadelesinin boşa çıkmadığının, terör örgütü PKK’nın ve onun bütün uzantılarının tarihin karanlık sayfalarına gömüldüğünün en açık tescili olacaktır.

Terörsüz Türkiye hedefi, Türkiye’nin bundan sonraki büyük yürüyüşünün başlangıç şartlarından biridir."

More stories