ABD'den gelen olumlu jeopolitik sinyaller, mart ayını kayıplarla kapatan Asya borsalarında nisan ayının ilk gününde güçlü bir toparlanmayı tetikledi.
Güney Kore teknoloji hisseleri, güçlü ihracat verilerinin de desteğiyle %8'i aşan bir ralliye öncülük ederek bölgedeki en iyi performansı sergiledi.
Piyasalardaki iyimserliğe rağmen, Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik petrol fiyatlarını yüksek tutmaya devam ediyor ve rallinin kalıcılığına dair bir risk unsuru oluşturuyor.

Atlas AI
Asya borsaları Nisan ayına sert bir yükselişle girdi ve Mart ayındaki kayıpların bir bölümünü geri aldı. Bölge genelinde alımların hızlanmasında iki unsur öne çıktı: Mart boyunca gerileyen fiyatların “dip” algısı yaratması ve İran kaynaklı jeopolitik risk algısının kısa vadede yumuşaması. Günün en belirgin hareketi Güney Kore’de görüldü; KOSPI endeksi yüzde 8’i aşan ralliyle bölgeye liderlik etti.
Güney Kore’de yükselişi teknoloji hisseleri taşıdı. Küresel çip tedarik zincirinde kritik konumda olan Samsung Electronics ve SK Hynix gibi üreticilerin hisseleri yüzde 10’a yaklaşan artışlar kaydetti. Bu hareket, Mart ayında yüzde 19’dan fazla düşen KOSPI’de kayıpların ardından gelen hızlı pozisyon kapama ve yeniden risk alma davranışıyla da uyumlu göründü.
Makro veriler de risk iştahını destekledi. Güney Kore’nin Mart ayı ihracatı yıllık bazda yüzde 48,3 arttı ve imalat tarafında büyümenin sürdüğüne işaret eden sinyaller yatırımcı güvenini güçlendirdi. İhracat performansı, ülke ekonomisinin dış talep ve teknoloji ürünleri döngüsüne duyarlılığı nedeniyle hisse piyasası fiyatlamalarında doğrudan etkili bir gösterge olarak izleniyor.
Ralli Güney Kore ile sınırlı kalmadı. Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 4,7, TOPIX endeksi yüzde 4,4 yükseldi; Avustralya, Çin, Hong Kong ve Hindistan piyasaları da günü artıda kapattı. Bölge genelindeki eş zamanlı yükseliş, tekil şirket haberlerinden çok küresel risk algısındaki değişime ve portföy akımlarına işaret etti.
Jeopolitik tarafta piyasanın odak noktası İran oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile gerilimin haftalar içinde sona erebileceğine yönelik mesajları, kısa vadeli belirsizlik primini düşürdü ve küresel piyasalarda rahatlama yarattı. Buna karşın yatırımcılar, söylem ile sahadaki gelişmeler arasındaki farkın hızla fiyatlamayı tersine çevirebileceği görüşüyle temkinli kalıyor.
Enerji kanalı, risk fiyatlamasının ana iletim hattı olmaya devam ediyor. Küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlik sürerken, boğazdaki tansiyon petrol fiyatlarının yüksek seyrini korumasına katkı veriyor. Bu nedenle Asya’daki ralli, jeopolitik başlıklarda somut adım ve riskin kalıcı biçimde azalmasına dair sinyal gelmediği sürece kırılgan kalabilir.
Önümüzdeki dönemde piyasalar iki başlığı birlikte izleyecek: İran-ABD hattında açıklamaların eyleme dönüşüp dönüşmediği ve enerji arzına dair risklerin petrol fiyatları üzerinden enflasyon ve büyüme beklentilerine nasıl yansıdığı. Asya endekslerinde görülen hızlı toparlanma, risk iştahının geri döndüğünü gösterse de kalıcılık, jeopolitik risk primi ve enerji fiyatları üzerinden şekillenecek.
Ülke Etkisi: Güney Kore’de ihracat ve imalat verileri, büyüme görünümünü ve teknoloji ağırlıklı şirket kârlılık beklentilerini etkileyebilir. İran kaynaklı riskin petrol fiyatları üzerinden enflasyona yansıması, para politikası beklentilerini de şekillendirebilir.
Sektör Etkisi: Yarı iletken ve teknoloji hisselerindeki sert hareket, küresel çip döngüsüne duyarlı sektörlerde volatiliteyi artırabilir. Enerji fiyatlarındaki oynaklık, ulaştırma ve sanayi gibi girdi maliyeti yüksek sektörlerin marj beklentilerini etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Jeopolitik risk primindeki değişim, Asya hisse senetlerine portföy akımlarını ve kur riskini etkileyebilir. Petrol fiyatları üzerinden enflasyon beklentileri ve tahvil getirileri hareket ederse, hisse değerlemeleri ve risk iştahı yeniden fiyatlanabilir.


