Türkiye COP31’de sıfır atık gündemini öne çıkaracak

Türkiye COP31’de sıfır atık ve döngüsel ekonomiyi öne çıkaracak; 2017’den beri 90 milyon ton geri kazanım ve 30 Mart kararı vurgulandı.

Cuneyd Erdogan ·

Türkiye COP31’de sıfır atık gündemini öne çıkaracak

Türkiye, COP31 sürecinde iklim eylemi başlıkları içinde “sıfır atık” ve döngüsel ekonomi yaklaşımını ana öncelik olarak konumlandıracağını açıkladı. Mesaj, Antalya’da yapılan COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonları Toplantısı’nda verildi. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, iklim eyleminin küresel ölçekte kritik bir eşikte olduğunu ve iklim krizinin sınır tanımadığı için çözümün de ulusal sınırlarla sınırlı kalamayacağını söyledi.

Türkiye, sıfır atık politikasını 2017’de başlattığı hareketin sonuçları üzerinden çerçeveledi. Açıklanan verilere göre hareket kapsamında 90 milyon ton atık geri kazanıldı. Bu süreçte ekonomiye 365 milyar lira katkı sağlandığı ve 180 milyon ton sera gazı emisyonunun engellendiği belirtildi.

Bu göstergeler, Türkiye’nin COP31’de savunacağı yaklaşımın yalnızca çevre politikası değil, aynı zamanda kaynak verimliliği ve maliyet azaltımıyla ilişkilendirilen bir ekonomik dönüşüm aracı olarak sunulacağını gösteriyor.

Diplomasi ayağında Türkiye, sıfır atık temasını çok taraflı platformlara taşıdığına dikkat çekti. Türkiye’nin öncülüğünde ve 105 ülkenin desteğiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 30 Mart “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan edildi. Ankara, bu kararı iklim diplomasisinde somut bir çıktı olarak konumlandırıyor ve COP31 gündeminde sıfır atık ile döngüsel ekonomiyi eylem gündeminin merkezine taşımayı hedefliyor.

Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, hareketin farklı kıtalara yayıldığını ve çeşitli ülkelerde uygulama alanı bulduğunu söyledi. Vakıf, BM Türkiye ofisleriyle iş birliği içinde sıfır atık alanında çalışmalar yürütüyor. Ağırbaş ayrıca, 5-7 Haziran’da yapılacak Sıfır Atık Forumu’na 150’den fazla ülkeden katılım beklendiğini açıkladı.

Forumun bir “Gençlik Forumu” bileşeni de olacak. Bu bölüm, gençlerin sıfır atık ve döngüsel ekonomi alanındaki fikirlerini görünür kılmayı ve yaratıcı proje üretimini desteklemeyi amaçlıyor. Türkiye’nin COP31 sürecinde bu tür etkinlikleri, politika anlatısını güçlendiren ve uluslararası paydaş ağını genişleten araçlar olarak kullanması bekleniyor.

COP süreçleri, ülkelerin ulusal katkı beyanları ve uygulama araçları üzerinden güven inşa etmeye çalıştığı bir müzakere zemini sunuyor. Türkiye’nin sıfır atık odağı, atık yönetimi, geri kazanım altyapısı, üretim-tüketim döngülerinin yeniden tasarımı ve kamu-özel sektör koordinasyonu gibi alanlarda ölçülebilir uygulama başlıkları yaratıyor.

Bu çerçeve, COP31’de iklim finansmanı, teknoloji paylaşımı ve kapasite geliştirme tartışmalarında Türkiye’nin hangi araçları öne çıkaracağına dair bir işaret niteliği taşıyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Türkiye’nin COP31’de sıfır atığı merkezde tutması, atık yönetimi ve döngüsel ekonomi alanında düzenleme ve denetim gündemini hızlandırabilir. Çok taraflı platformlarda görünürlük, iklim diplomasisinde güven ve iş birliği kanallarını etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Geri dönüşüm, ambalaj, perakende ve belediye hizmetleri gibi sektörlerde uyum maliyetleri ve yatırım ihtiyaçları gündeme gelebilir. Döngüsel ekonomi vurgusu, tedarik zincirlerinde izlenebilirlik ve geri kazanım hedeflerini iş modellerine daha fazla entegre etmeyi gerektirebilir.

Piyasa Etkisi: Politika odağının netleşmesi, atık yönetimi altyapısı ve çevre teknolojileriyle ilişkili yatırım temalarını etkileyebilir. Kamu projeleri ve uluslararası iş birlikleri, finansman ihtiyacını ve ilgili şirketlerin nakit akışı beklentilerini kanallar üzerinden değiştirebilir.

More stories