Alüminyum fiyatları 4 yılın zirvesinde
Alüminyum fiyatları LME’de dört yılın zirvesine çıktı; ABD’nin İran liman ablukası ve Orta Doğu arz riski vadeli farkı büyüttü.
Cuneyd Erdogan ·

Londra Metal Borsası’nda (LME) alüminyum fiyatı 13 Nisan 2026’da dört yılın en yüksek seviyesine çıktı. Piyasada ana tetikleyici, Orta Doğu’daki güvenlik gerilimi ve ABD’nin İran limanlarına giriş-çıkışları kapsayan abluka kararıyla büyüyen arz kesintisi riski oldu.
LME’de alüminyumun ton fiyatı gün içinde yüzde 1,3 artarak 3.545,50 dolara yükseldi. Aynı gün Londra piyasalarında fiyatların yüzde 2 arttığı bilgisi de öne çıktı. Bu hareket, metal piyasalarında kısa vadeli tedarik bulma maliyetinin hızla yükseldiğine işaret eden vadeli fiyat yapısıyla birlikte geldi.
ABD ordusu, İran limanlarına yönelik ablukayı Pazartesi günü TSİ 14.00 itibarıyla uygulamaya aldı. Bu adım, bölgeden yapılan sevkiyatların sigorta, navlun, rota ve teslimat süreleri üzerinden yeniden fiyatlanmasına yol açtı. Piyasa, fiziksel metal akışında gecikme ihtimalini, vadeli kontratların vade yapısına doğrudan yansıttı.
Orta Doğu, küresel alüminyum üretiminin yaklaşık yüzde 9’unu karşılıyor. Bu pay, bölgedeki liman erişimi ve enerji altyapısına dönük risklerin küresel arz dengesi için neden yakından izlendiğini açıklıyor. Alüminyum üretimi yüksek enerji tüketimi nedeniyle zaten enerji fiyatlarına ve lojistiğe duyarlı bir sektör olarak biliniyor.
Bölgenin büyük üreticilerinden Emirates Global Aluminium, İran saldırısı sonrası bazı tesislerinde üretim aksaması yaşandığını bildirdi ve teslimatlar için mücbir sebep ilan etti. Mücbir sebep, sözleşmeli teslimatların ertelenmesi veya iptali riskini artırdığı için özellikle spot piyasada “hemen teslim” talebini öne çıkarıyor. Bu tür bildirimler, alıcıların alternatif tedarik arayışını hızlandırırken stok yönetimi ve tedarik zinciri planlarını da yeniden şekillendiriyor.
LME’de nakit kontratlarla üç ay vadeli sözleşmeler arasındaki fark cuma gününden bu yana yüzde 37 artarak ton başına 91,50 dolara çıktı ve 2007’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Bu farkın büyümesi, piyasada yakın vadeli metalin daha kıymetli fiyatlandığını ve acil teslimat talebinin arttığını gösteren klasik bir sinyal olarak izleniyor.
Arz endişeleri sürerse, fiyat oynaklığı hem sanayi tüketicilerinin maliyetlerini hem de türev piyasalarda teminat gereksinimlerini etkileyebilecek bir kanal olarak öne çıkıyor.
Alüminyum, otomotiv, ambalaj, inşaat ve elektrik iletim hatları gibi sektörlerde yaygın kullanıldığı için fiyat şokları hızlı şekilde maliyet enflasyonuna dönüşebiliyor. Bu nedenle gelişme, yalnızca emtia piyasası değil, üretici fiyatları, tedarik sözleşmeleri ve riskten korunma stratejileri açısından da yakından takip ediliyor. Kurumsal alıcılar açısından kısa vadede teslimat süreleri, alternatif menşe seçenekleri ve stok seviyeleri kritik değişkenler haline geldi.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: ABD’nin abluka kararı, yaptırım ve güvenlik başlıklarını ticaret akışlarıyla daha sıkı bağlayabilir ve tedarik zinciri risklerini regülasyon gündemine taşıyabilir. Orta Doğu’daki üretim ve sevkiyat aksamaları, bölge ülkelerinin ihracat gelirleri ve lojistik kapasite kullanımını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Alüminyum kullanan otomotiv, ambalaj ve inşaat gibi sektörlerde girdi maliyeti ve teslimat süresi riski artabilir. Üreticiler ve büyük tüketiciler, daha kısa vadeli sözleşmelere, alternatif menşelere ve stok artırmaya yönelebilir.
Piyasa Etkisi: LME’de nakit-3 ay farkının açılması, spot kıtlık algısıyla vadeli eğriyi daha dik hale getirerek volatiliteyi artırabilir. Bu durum, türev pozisyonlarında teminat ihtiyacını ve emtia bağlantılı kredi riskini yükseltebilecek bir kanal oluşturur.