AK Parti’den “Terörsüz Türkiye” mesajı: Öcalan kapsam dışı
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında yürürlüğe giren Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine…
Atlas Newsdesk ·
Terörsüz Türkiye sürecinde AK Parti, 467 oyla kabul edilen kanuna ilişkin teşkilat notuyla af ve pazarlık iddialarını reddetti.
AK Parti Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından parti teşkilatlarına ortak söylem metni iletti. Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı imzalı metin, yurttaşlardan gelebilecek sorulara verilecek yanıtları tek çerçevede topluyor.
467 oyun ardından gelen not
Metne göre düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda 467 oyla kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayıyla Resmi Gazete'de yayımlandı. AK Parti, kanunu sürecin ikinci kritik aşaması olarak tanımladı ve metinde “Bu vizyon bir devlet projesidir” ifadesini kullandı.
Parti notu, sürecin hedefini terör örgütü PKK'nın tüm unsurlarıyla silahsızlandırılması ve fiili varlığının sona erdirilmesi olarak anlatıyor. Metinde, kamuoyundan saklanan bir işlem bulunmadığı savunuldu; yürütülen çerçevenin güvenlik, hukuk ve siyasi strateji başlıklarıyla ilerlediği belirtildi.
Af tartışmasına verilen yanıt
AK Parti metni, asker, polis ve sivilleri şehit eden kişilerin bu kanundan yararlanamayacağını özellikle vurguladı. Kamuoyunda tartışılan “umut hakkı” ve genel af ifadelerinin kanun metninde yer almadığı da teşkilatlara aktarılacak yanıtlar arasında sayıldı.
Öcalan başlığı için metin, 1 Haziran 2005 öncesine ilişkin ceza düzenlemelerinde müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının kapsam dışında bırakıldığını belirtti. Bu gerekçeyle parti notunda, “Öcalan'ın bu düzenlemeden yararlanması mümkün değildir” denildi.
Metin, sürecin örgütle müzakere veya pazarlık olmadığı tezini öne çıkarıyor. AK Parti'ye göre temel şartlar, silahın tamamen devreden çıkması, demokratik siyasetin tek meşru alan olarak kabul edilmesi ve hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi.
Teşkilata önerilen siyasi dil
“Kırmızı çizgilerimiz” başlığı altında süreç için pazarlık, taviz ve genel af tanımlarının reddedilmesi istendi. Teşkilat üyelerine, terörle mücadelede ödenen bedelleri gölgeleyebilecek ifadelerden kaçınmaları ve daha kapsayıcı bir dil kullanmaları önerildi.
Metin, ortak söylemin Türkiye'nin tarihsel kardeşlik vurgusu ve bölgesel bağlar üzerinden kurulmasını tavsiye ediyor. Provokasyon ve sabotaj ihtimaline dikkat çekilen notta, parti kadrolarından kamuoyuyla temaslarında aynı hukuki sınırları ve aynı siyasi dili kullanmaları istendi.
Uygulamada ölçülecek üç sonuç
Süreç AK Parti'nin tarif ettiği şekilde silahsızlanma adımlarıyla ilerlerse, ilk etki güvenlik gündeminde ve Meclis'in sonraki hukuki düzenleme takviminde görülecek. Bu durumda parti açısından ana sınav, teşkilatların yerelde aynı mesajı koruması ve mağdur aileleriyle temaslarda gerilimi artırmayan bir dil kurması olacak.
Şeffaflık, kapsam ve yararlanma koşulları konusunda yeni itirazlar doğarsa, tartışma kanunun teknik hükümlerinden çok uygulamanın denetimine kayabilir. Açık sorular, silahsızlanmanın nasıl doğrulanacağı, hangi adımların kamuoyuna ne zaman duyurulacağı ve muhalefetin Meclis zemininde nasıl bir denetim talep edeceği üzerinde toplanıyor.