Ahbap soruşturması 9 yeni gözaltı kararıyla büyüdü

Ahbap soruşturması, 9 yeni gözaltı kararı ve Babala TV hesaplarına ilişkin transfer iddialarıyla genişledi.

Atlas Newsdesk ·

Ahbap soruşturması 9 yeni gözaltı kararıyla büyüdü

Ahbap soruşturması, 9 yeni gözaltı kararıyla genişledi; aralarında Oğuzhan Uğur ve Alper Çelik'in de bulunduğu 7 kişi alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen dosyada iki şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü aktarıldı. Yeni dalga, derneğin deprem dönemindeki yardım faaliyetleri, mali kayıtları ve bazı bağlantılı işlemleri üzerinden büyüyen adli sürecin üçüncü aşaması olarak kayda geçti.

Üçüncü dalgada 9 karar

Soruşturmanın önceki aşamalarında dernek yöneticileri ve çalışanlarının yanı sıra Haluk Levent'in tutuklandığı belirtilmişti. Son operasyonla dosya, yalnızca dernek içi işlemleri değil, deprem döneminde Ahbap ile ortak yardım çalışmaları yaptığı aktarılan kişi ve kurumları da kapsayacak şekilde genişledi.

Gözaltına alınanlar arasında Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur, Ahbap'ın kurucularından Alper Çelik ve eski TÜRMOB Başkanı ile CHP Parti Meclisi Üyesi Emre Kartaloğlu bulunuyor. Kaynak metinde, Alper Çelik'in noterde işlem yaptığı sırada gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edildiği bilgisi yer aldı.

Başsavcılığın açıkladığı suçlama başlıkları dosyanın kapsamını gösteriyor. Soruşturma; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, nitelikli dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve Dernekler Kanunu'na muhalefet iddiaları üzerinden yürütülüyor.

Babala TV hesapları inceleniyor

Dosyada dikkat çeken başlıklardan biri, Babala TV'nin banka hesabına yurt dışından geldiği öne sürülen yüksek tutarlı döviz transferleri oldu. Metinde bu işlemler nedeniyle MASAK'a şüpheli işlem bildirimi gönderildiği iddiasının soruşturma dosyasında yer aldığı aktarıldı.

Bu nokta, dosyanın yalnızca bağışların toplanması veya dağıtılmasıyla sınırlı olmadığını gösteriyor. Savcılığın odağında, deprem dönemindeki yardım trafiği içinde para hareketlerinin kaynağı, yönü ve kayıt düzeni gibi başlıkların bulunduğu anlaşılıyor.

MASAK bildirimi, tek başına suçun sabit olduğu anlamına gelmez; şüpheli işlem bildirimi inceleme sürecinin başlangıç noktalarından biridir. Bu nedenle banka hareketlerine ilişkin iddiaların adli delile dönüşüp dönüşmeyeceği, savcılık incelemesi ve mahkeme sürecinde netleşecek.

Mali raporlar dosyaya girdi

Emre Kartaloğlu'nun gözaltına alınması, soruşturmanın derneğin mali denetim süreçlerine kadar uzandığı değerlendirmelerine yol açtı. Kaynak metne göre Kartaloğlu, Ahbap'ın deprem dönemine ilişkin mali kayıtlarında usulsüzlük bulunmadığı yönünde rapor hazırlayan isimler arasında gösteriliyor.

Bu gelişme, dosyanın iki ayrı hatta ilerlediğini düşündürüyor: bağış ve transfer hareketleri ile bu hareketlere ilişkin denetim ve raporlama süreçleri. Savcılığın bu raporları hangi gerekçeyle değerlendirmeye aldığına ilişkin ayrıntılar ise kaynak metinde yer almıyor.

Deprem döneminde sivil yardım ağları geniş kitlelerden yoğun bağış toplamış, bu nedenle kayıt, denetim ve kamuya açıklama süreçleri daha görünür hale gelmişti. Ahbap dosyasının büyümesi, afet yardımlarında güven, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmasını yeniden merkeze taşıdı.

Ağırel'in iddiası doğrulanmadı

Gazeteci Murat Ağırel, dosyadaki bazı mali hareketlere ilişkin değerlendirmesinde Ahbap'a yapılan bağışların bir bölümünün belirli İslami vakıflara aktarıldığı yönünde iddialar bulunduğunu öne sürdü. Ancak kaynak metin, bu anlatımın savcılık tarafından doğrulanmış kesin bir tespit olmadığını özellikle belirtiyor.

Bu ayrım dosyanın kamuoyundaki algısı açısından kritik. Savcılıkça doğrulanmamış iddiaların kesin bulgu gibi sunulması, hem yargı sürecini hem de adı geçen kişi ve kurumların hukuki haklarını etkileyebilir.

Bundan sonraki aşamada gözaltındaki kişilerin ifadeleri, iki şüpheliye yönelik yakalama çalışmaları ve savcılığın sevk kararları izlenecek. Eğer dosya para hareketlerini belgeleyen kayıtlarla ilerlerse soruşturmanın mali suç boyutu güçlenebilir; iddialar desteklenmezse süreç daha dar bir çerçevede kalabilir.

Türkiye'deki yardım sektörü açısından sonuç, dosyadaki delillerin niteliğine bağlı olacak. Kesinleşmiş bulgular ortaya çıkarsa derneklerin bağış yönetimi ve denetim raporlarına yönelik beklenti artar; aksi durumda tartışma, soruşturma sürecinde iddia ile kanıt arasındaki sınırın nasıl korunacağına odaklanır.

More stories