ABD-İran savaşı Ürdün'e taşındı

Ürdün saldırıları iki ABD askerinin ölümüyle Washington'ı İran'a karşı misillemeye taşırken bölgesel üs güvenliğini yeniden öne çıkardı.

Atlas Newsdesk ·

ABD-İran savaşı Ürdün'e taşındı

Ürdün saldırıları, ABD'li yetkililere göre iki askerin ölümü ve Washington'ın İran'a misillemesiyle yeni bir aşamaya geçti.

Operasyonel ayrıntıları isim vermeden paylaşan ABD'li yetkililer, cuma günü Ürdün'deki bir Amerikan üssüne düzenlenen saldırıda iki askerin öldüğünü, bir askerin kayıp olduğunu ve dört askerin yaralandığını bildirdi. Yetkililere göre olay, beş gün içinde Ürdün'deki ABD varlığını hedef alan dördüncü saldırıydı.

Aynı yetkililer, son dalganın İran'ın bölgede hâlâ geniş bir füze kapasitesi kullandığına ve ABD hava savunma hatlarını zorlamada daha etkili hale geldiğine işaret ettiğini söyledi. Saldırılar sırasında onlarca ABD askerinin yaralandığı, birden fazla helikopterin de zarar gördüğü aktarıldı.

Azrak üssü yeniden vuruldu

ABD'li yetkililerin anlattığı sıraya göre ilk saldırı, Kral Faysal Hava Üssü'ndeki bir konaklama tesisini hedef aldı ve yaklaşık beş ABD askerinin yaralanmasına neden oldu. İkinci saldırı, Ürdün'ün doğusunda Black Hawk helikopterlerinin görev yaptığı bir üste hasar yarattı.

Ardından İran'a atfedilen füzeler, Azrak'taki Muvaffak Salti Hava Üssü'ne yöneldi. Yetkililer, bu saldırıda sığınaklara ulaşmaya çalışan yaklaşık 20 ABD askerinin yaralandığını, ancak can kaybı yaşanmadığını belirtti.

Cuma günü aynı üs yeniden vurulduğunda kayıplar ağırlaştı. ABD'li yetkililere göre hafif yaralanma şüphesiyle kontrol edilen bazı personel daha sonra görevlerine döndü.

İran ordusu cuma günkü açıklamasında, Azrak'taki Amerikan üssündeki yakıt tanklarını insansız hava araçlarıyla hedef aldığını duyurdu. Devrim Muhafızları ise üste bulunan uçak hangarlarına füze ve insansız hava araçlarıyla saldırı düzenlediğini bildirdi.

Ürdün hattı neden kritikleşti

Ürdün, savaş öncesi hazırlıklarda ve çatışmanın ilk günlerinde ABD'nin bölgesel konuşlanmasında daha merkezi bir rol üstlendi. Pentagon, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'daki bazı birliklerini Ürdün ve İsrail'deki daha güvenli görülen noktalara kaydırdı.

ABD'li yetkililere göre bu kaymanın bir nedeni, bölgedeki bazı müttefiklerin Amerikan askerlerinin kendi topraklarında konuşlandırılmasına ve ABD uçaklarının hava sahalarını kullanmasına sınırlama getirmesiydi. Böylece Ürdün, hem coğrafi konumu hem de operasyonel erişimi nedeniyle Washington için daha vazgeçilmez hale geldi.

Emekli ABD Hava Kuvvetleri Korgenerali David Deptula, Ürdün'ün Amerikan kuvvetlerine “Suriye, Irak ve bölgenin genelinde daha verimli hava operasyonları yürütme” imkanı verdiğini söyledi. Deptula, cumartesi günü gönderdiği e-postada saldırının yalnızca bir tesisi değil, ABD'nin bölgesel koalisyon düzenini hedef aldığını belirtti.

Deptula'nın ifadesiyle, “Bu nedenle cuma günkü saldırı yalnızca bir üsse yönelik değildi. Bu, ABD’nin bölgesel koalisyonuna yönelik bir saldırı ve Amerikan kuvvetlerine ev sahipliği yapmanın siyasi maliyetini, sağladığı güvenlik avantajından daha büyük hale getirme girişimiydi”.

Misilleme Hürmüz riskine bağlandı

ABD ordusu cumartesi akşamı, İran'a karşı misilleme saldırıları başlattığını açıkladı. Açıklamada hedeflerden birinin Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığına dönük tehdidi azaltmak, diğerinin de Ürdün'deki Amerikan askerlerine saldırı düzenlediği belirtilen Devrim Muhafızları unsurlarını cezalandırmak olduğu belirtildi.

Başkan Donald Trump, bu duyurudan önce yaptığı açıklamada İran'a yönelik saldırıların kapsamını artırmayı planladığının sinyalini verdi. Trump'ın işaret ettiği hedefler arasında köprüler, elektrik santralleri ve elektrik dağıtım sistemleri de yer aldı.

Bu tablo, ABD'nin yalnızca üs güvenliğine değil, bölgesel lojistik ve deniz geçişlerine de odaklandığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı'na yapılan vurgu, çatışmanın enerji taşımacılığı ve sigorta maliyetleri üzerinden küresel ekonomi algısını etkileyebilecek bir kanala sahip olduğunu ortaya koyuyor.

Eğer İran'ın füze ve insansız hava aracı baskısı aynı tempoda sürerse, küresel piyasalarda Hürmüz kaynaklı enerji riski daha fazla fiyatlanabilir; Pentagon için Ürdün'deki üsleri korumanın maliyeti artar; hava savunma, üs sertleştirme ve helikopter koruma sistemlerine talep büyür.

Eğer ABD misillemeleri saldırı kapasitesini azaltırsa, deniz taşımacılığına ilişkin baskı sınırlanabilir; Washington Ürdün hattındaki operasyon sürekliliğini korur; bölgedeki müttefikler Amerikan konuşlanmasını daha yönetilebilir bir siyasi yük olarak görebilir.

En büyük belirsizlik, kayıp askerin durumu ve İran'ın Ürdün'e yönelik saldırıları genişletip genişletmeyeceği. Bir diğer açık soru, Körfez'deki müttefiklerin hava sahası ve üs kullanımına getirdiği sınırlamaların ABD'nin bölgesel planlamasını ne kadar zorlayacağı.

More stories