ABD-İran mutabakatı Versay’da imzalandı, çatışma bitti

ABD-İran mutabakatı Versay Sarayı’nda Trump ve Pezeşkiyan tarafından imzalanarak çatışmaların sona erdirilmesi ve Hürmüz’ün açılması için yol haritası çizdi.

Atlas Newsdesk ·

ABD-İran mutabakatı Versay’da imzalandı, çatışma bitti

ABD-İran mutabakatı, Fransa’daki Versay Sarayı’nda atılan imzalarla yürürlüğe girdi; anlaşma çatışmaların sonlanmasını ve Hürmüz Boğazı’nda geçişin yeniden başlamasını öngörüyor.

Metin, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından imzalandı. Tören, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ev sahipliğinde düzenlenen program kapsamında Versay’da gerçekleştirildi.

Taraflar, aylardır tırmanan gerilim ve ardından yaşanan çatışmaların ardından diplomatik bir çerçevede uzlaştı. Mutabakatın, Orta Doğu’daki güç dengelerine ve enerji arzına dair kısa vadeli beklentileri etkilediği belirtiliyor.

İmza takvimi değişti, süreç dijital onayla başladı

Sürecin ilk adımı, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın metni dijital olarak onaylamasıyla atıldı. Bu onay, liderlerin imzası öncesinde siyasi iradenin teyidi olarak değerlendirildi.

Başlangıçta imza töreninin İsviçre’de yapılması gündemdeydi. Ancak diplomatik plan son anda revize edildi ve imza, Macron’un ev sahipliğinde Fransa’ya taşındı.

Trump, G7 zirvesi için Fransa’daydı ve anlaşmayı kamuoyu önünde “dünya için büyük bir başarı” olarak tanımladı. Macron da mutabakatın küresel barış açısından “tarihi” nitelikte olduğunu söyledi.

Hürmüz Boğazı yeniden açılıyor, ablukalar kalkıyor

Mutabakatın en kritik başlığı, petrol ve ticaret akışında stratejik rolü bulunan Hürmüz Boğazı’na ilişkin düzenleme oldu. Taslağa göre İran, boğazdaki geçişleri yeniden serbest bırakmayı kabul ederken, ABD de İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmayı taahhüt etti.

Bu adım, küresel enerji piyasalarında arz kesintisi riskinin azalabileceği beklentisini güçlendirdi. Haberde yer alan bilgilere göre gelişme petrol fiyatlarında düşüşe yol açtı.

Öte yandan İngiltere, Fransa ve diğer Batılı ülkelerin, ticari trafiğin güvenli biçimde yeniden başlaması için mayın temizleme ve deniz güvenliği faaliyetlerine destek vermeye hazırlandığı aktarıldı. Sahadaki güvenlik adımlarının, boğazdaki normalleşmenin hızını belirlemesi bekleniyor.

Nükleer dosyada 60 gün: denetim ve stoklar masada

Metin, İran’ın nükleer programına ilişkin 60 günlük bir müzakere penceresi de açıyor. Washington, bu süre sonunda İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tasfiye edilmesini ve kapsamlı denetim mekanizmalarının kurulmasını hedeflediğini ortaya koydu.

Tahran ise nükleer faaliyetleri tamamen bitirmek yerine belirli ölçekte sürdürme isteğini dile getiriyor. Bu yaklaşım farkı, önümüzdeki iki aylık görüşmelerin en zor başlığı olarak öne çıkıyor.

ABD yönetimi, İran’ın yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde yaptırımların geri getirilebileceği ve daha sert ekonomik önlemlerin gündeme alınabileceği mesajını verdi. Trump da ihlal durumunda askeri seçeneklerin masada kalacağını açıkça ifade etti.

İsrail’in ise müzakere sürecinde yer almadığı ve anlaşmaya taraf olmadığını açıkladığı bildirildi. Bu durum, bölgesel aktörlerin mutabakata vereceği tepkinin izlenmesini önemli hale getiriyor.

Versay’da atılan imzalar, çatışmayı sonlandırma hedefinin ötesinde, nükleer dosya ve deniz güvenliği başlıklarında yeni bir pazarlık dönemini başlattı. Önümüzdeki 60 gün; denetim, yaptırımlar ve boğaz güvenliği konusunda atılacak adımların anlaşmanın kalıcılığını belirleyeceği bir test süreci olacak.

More stories