ABD-İran hattında gerilim: Ateşkes son gününde tehlikede
ABD-İran ateşkesi, Umman Denizi’nde gemiye el koyma kriziyle son gününde sarsıldı; İslamabad görüşmeleri ve Hürmüz güvenliği belirsiz.
Cuneyd Erdogan ·

ABD ile İran arasında Pakistan’ın arabuluculuğunda yürüyen iki haftalık ateşkes, son gününde Umman Denizi’nde yaşanan gemi krizi nedeniyle fiilen çökme riskiyle karşı karşıya. ABD Donanması, İran limanlarına yönelik ablukayı delmeye çalıştığını öne sürdüğü bir kargo gemisine müdahale edip gemiye el koyduğunu açıkladı. İran Silahlı Kuvvetleri ise bu adımı “silahlı korsanlık” ve ateşkes ihlali olarak tanımladı.
İran tarafı, ABD’nin geminin seyrüsefer sistemlerini devre dışı bıraktıktan sonra deniz piyadeleriyle gemiye çıktığını bildirdi. Tahran, mürettebatın güvenliği sağlandıktan sonra bu hamleye karşılık vereceğini duyurdu. Bu açıklama, ateşkesin resmen sona ermesine saatler kala askeri ve siyasi riskin yeniden yükseldiğine işaret ediyor.
Kriz, İslamabad’da planlanan ikinci tur görüşmelerin geleceğini de belirsizleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance, Jared Kushner ve Steve Witkoff’tan oluşan bir heyeti Pakistan’ın başkentine göndereceğini açıklamıştı. Pakistanlı yetkililer de başkentte “Kırmızı Bölge”deki otelleri boşaltarak hazırlık yaptıklarını duyurdu.
Buna karşılık İran Dışişleri Bakanlığı, 20 Nisan’da yapılması beklenen görüşmelere katılma yönünde henüz bir planları olmadığını bildirdi. Tahran’ın masaya oturup oturmayacağı ve olası heyetin kimlerden oluşacağı netleşmedi. Bu tablo, ateşkesin son günündeki deniz krizinin, diplomatik takvimi doğrudan etkileyen bir kaldıraç haline geldiğini gösteriyor.
Ateşkese giden süreç zaten Hürmüz Boğazı üzerinden şekillenen şartlı bir zeminde ilerledi. Ateşkes 7 Nisan’da ilan edildi ve ABD, ticari geçişlerin Hürmüz Boğazı’ndan yeniden açılmasını temel koşul olarak öne çıkardı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, anlaşmanın Lübnan dahil tüm bölgelerde geçerli olacağını duyurdu; ancak sahadaki gelişmeler bu çerçeveyi zorladı.
İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sürünce İran, Hürmüz Boğazı’nı açmayı reddetti ve bu durum ABD’nin boğaza yönelik abluka kararına zemin hazırladı. Süreç, Washington’ın arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında 49 yıl sonra doğrudan görüşmeler yapılması ve ayrı bir ateşkese varılmasıyla yeniden ilerledi. Bu gelişmenin ardından İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hürmüz Boğazı’nın açıldığını duyurdu.
Ateşkesin bitişiyle birlikte, ABD’nin el koyma hamlesine İran’ın vereceği yanıt bölgedeki güvenlik denkleminde belirleyici olacak. İslamabad hattındaki müzakere takvimi, Umman Denizi ve Hürmüz Boğazı çevresindeki seyrüsefer güvenliğiyle daha sıkı biçimde birbirine bağlandı. Önümüzdeki günlerde hem denizdeki angajman kuralları hem de diplomatik temasların formatı, tarafların atacağı adımlara göre yeniden şekillenebilir.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Gelişme, İran’ın müzakere masasına katılımını ve iç kamuoyuna dönük güvenlik söylemini etkileyebilir. Pakistan’ın arabuluculuk rolü, İslamabad’daki görüşmelerin yapılıp yapılmamasına göre siyasi ağırlık kazanabilir ya da zayıflayabilir.
Sektör Etkisi: Hürmüz Boğazı ve Umman Denizi çevresindeki seyrüsefer risk algısı, deniz taşımacılığı, sigorta ve navlun fiyatlamasında primleri artırabilecek bir kanal oluşturur. Abluka ve el koyma gibi uygulamalar, bölgeye giden ticari hatlarda rota ve operasyon planlarını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Enerji ve taşımacılık piyasaları, boğaz geçişlerine ilişkin haber akışını risk primi üzerinden fiyatlayabilir. Jeopolitik belirsizlik, güvenli varlıklara yönelim ve volatilite kanalıyla döviz, emtia ve hisse senedi piyasalarına yansıyabilir.