ABD-İran görüşmeleri Pakistan'da başlıyor: Ateşkes sağlandı
ABD-İran görüşmeleri 10 Nisan’da İslamabad’da başlıyor; iki haftalık ateşkes ve Hürmüz Boğazı şartları masada.
Cuneyd Erdogan ·

ABD ile İran, 40 gün süren ve bölgesel gerilimi tırmandıran çatışmaların ardından Pakistan’ın arabuluculuğunda müzakere sürecine giriyor. Taraflar iki haftalık geçici ateşkesi yürürlüğe koydu ve 10 Nisan’da İslamabad’da üst düzey bir toplantı planladı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in ev sahipliği yapacağı görüşmeler, sahadaki askeri riskleri sınırlama ve enerji taşımacılığı üzerindeki baskıyı azaltma hedefiyle başlıyor.
Toplantıda ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance’in, İran heyetine ise Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın başkanlık etmesi bekleniyor. Sürecin ön hazırlığında Jared Kushner ve ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un yürüttüğü diplomatik temaslar öne çıkıyor. Beyaz Saray, görüşmelere dönük temasları doğruladı ve nihai kararın Başkan Trump tarafından açıklanacağını bildirdi.
Geçici ateşkesin temel şartı, İran’ın küresel petrol sevkiyatı açısından kritik Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine yeniden açması karşılığında ABD ve İsrail’in saldırıları durdurması olarak aktarılıyor. Bu çerçeve, enerji arzı ve deniz ticareti güvenliği üzerinden doğrudan bir pazarlık zemini kuruyor. Ancak ateşkesin kapsamı konusunda taraflar arasında daha ilk aşamada ayrışma var.
İran ve arabulucu Pakistan, ateşkesin Lübnan’daki müttefik grupları da kapsadığını söylüyor. İsrail Başbakanlık Ofisi ise bu iddiayı reddediyor ve ateşkesin Lübnan’ı içermediğini belirtiyor. Başbakan Binyamin Netanyahu, Trump’ın kararını desteklediklerini ifade ederken kapsam tartışması, sahadaki vekil aktörler üzerinden ateşkesin kırılgan kalabileceğine işaret ediyor.
Müzakerelere giden süreç, 28 Şubat’ta İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesiyle başlayan çatışmalarla hızlandı. İran, Körfez’deki ABD üslerine saldırı düzenledi ve Hürmüz Boğazı’nı kapattı. Bu dönemde İranlı komutan Ali Laricani’nin öldürülmesi, bir ABD savaş uçağının düşürülmesi ve çoğu çocuk 175 sivilin öldüğü bir okul saldırısı gibi olaylar, siyasi maliyeti ve tırmanma riskini büyüttü.
Tahran’ın masaya 10 maddelik bir talep listesiyle oturduğu bildiriliyor. Listede ABD’den saldırmazlık garantisi, tüm yaptırımların kaldırılması, İran’ın uranyum zenginleştirme hakkının tanınması ve ABD güçlerinin bölgeden çekilmesi gibi başlıklar yer alıyor. Trump, bu talepleri pazarlık için başlangıç noktası olarak tanımladı.
İslamabad görüşmeleri, bir yandan ateşkesin teknik şartlarını netleştirme, diğer yandan Lübnan başta olmak üzere kapsam tartışmasını yönetme sınavı verecek. Süreç, tarafların güvenlik garantileri, yaptırımlar ve nükleer dosya gibi uzun süredir kilitlenen başlıklarda hangi sırayla ilerleyeceğini de belirleyecek.
Pakistan’ın arabuluculuğu, bölgesel diplomasi açısından yeni bir kanal açsa da, sahadaki aktör çeşitliliği ve karşılıklı güvensizlik, kalıcı bir çerçeveye geçişi zorlaştıran ana değişkenler olarak duruyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Pakistan’ın arabuluculuğu, ülkenin bölgesel diplomasi rolünü ve güvenlik gündemini öne çıkarabilir. ABD-İran hattındaki gerilim, yaptırımlar ve güvenlik düzenlemeleri üzerinden bölge ülkelerinin dış politika manevra alanını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine açılması, enerji taşımacılığı ve deniz sigortası maliyetleri üzerinden petrol ve lojistik sektörlerini etkileyebilir. Ateşkesin Lübnan’ı kapsayıp kapsamadığı tartışması, bölgedeki operasyonel risk fiyatlamasını belirleyen bir değişken olarak kalabilir.
Piyasa Etkisi: Görüşmeler, petrol arzı ve nakliye güvenliği beklentileri üzerinden enerji fiyatları ve enflasyon beklentilerine yansıyabilir. Yaptırımların geleceğine dair sinyaller, risk primi, döviz kurları ve savunma/enerji hisseleri gibi varlıklarda yeniden fiyatlamaya yol açabilir.