ABD-İran görüşmeleri Hürmüz gerilimiyle askıya alındı
ABD-İran görüşmeleri, Hürmüz Boğazı’ndaki karşılıklı saldırılar sonrasında İsviçre’de planlanan turun durduğu iddiasıyla yeniden belirsizliğe girdi.
Atlas Newsdesk ·

ABD-İran görüşmeleri, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan karşılıklı saldırıların ardından İsviçre’de yapılması beklenen tur için “askıya alma” iddiasıyla gündeme geldi.
Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde, iki ülke arasında yeniden başlaması beklenen temasların son çatışmalar nedeniyle durdurulduğu öne sürüldü. İddia, görüşmelerin bu hafta sonu İsviçre’de devam edeceğine dair beklentilerin bulunduğu bir dönemde geldi.
Washington ve Tahran ise kamuoyu önünde, varıldığı belirtilen mutabakatın ihlali konusunda birbirini suçlamayı sürdürüyor. Taraflardan hiçbiri, görüşmelerin takvimine dair ayrıntılı ve doğrulanabilir bir resmi program paylaşmış değil.
Hürmüz’de saldırılar ve askıya alma iddiası
Haberde, Hürmüz Boğazı’ndaki son saldırıların diplomatik kanalı doğrudan etkilediği vurgulandı. Buna göre, İsviçre’de yeniden başlaması beklenen temasların “durdurulması” çatışmalarla ilişkilendirildi.
Olayların seyrine ilişkin aktarılan bilgilere göre İran, Katar’dan petrol taşıyan bir konteyner gemisine ve bir tankere saldırı düzenledi. ABD’nin yanıtında ise İran’a ait iletişim hatları, insansız hava araçları ve füze üslerinin hedef alındığı belirtildi.
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi’nden açık denizlere çıkışın kilit güzergâhı olarak küresel enerji taşımacılığında kritik bir konumda bulunuyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her askeri hareketlilik, ticari deniz trafiği ve enerji arzına ilişkin risk algısını kısa sürede büyütebiliyor.
Trump’ın mutabakat zaptı ve “açık geçiş” yükümlülüğü
WSJ’nin haberinde, ABD Başkanı Donald Trump’ın haziran ayı başında imzaladığı bir mutabakat zaptına atıf yapıldı. Bu çerçevede İran’ın, Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilerin geçişine açık tutmaya yönelik bir yükümlülüğünün bulunduğu hatırlatıldı.
ABD cephesinden gelen mesajlarda, deniz trafiğine dönük tehdit algısının askeri karşılıkları tetikleyebileceği çizgisi öne çıkıyor. Bu yaklaşım, müzakere zemininin güvenlik başlıkları nedeniyle daralabileceğine işaret ediyor.
Öte yandan Tahran’ın mutabakatın ihlal edildiği yönündeki suçlamaları, anlaşmanın yorumu ve uygulama mekanizmaları üzerinde derin bir görüş ayrılığı bulunduğunu gösteriyor. Diplomatik sürecin kalıcı bir zemine oturması için, sahadaki gerilimi sınırlayacak eşzamanlı adımların önem kazandığı değerlendiriliyor.
ABD’den yeni askeri mesajlar
ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Fox News’e verdiği röportajda, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki uluslararası deniz trafiğini tehdit etmesi halinde ABD’nin İran’ın askeri altyapısını hedef almaya devam edeceğini söyledi. Bu açıklama, caydırıcılık dilinin diplomasinin önüne geçebileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Görüşmelerin durduğu iddiası doğrulanırsa, önümüzdeki dönemde tarafların mesajlarını daha çok üçüncü ülkeler ve arabulucu kanallar üzerinden iletmesi beklenebilir. İsviçre’nin ev sahipliği rolü ve temasların yeniden başlatılmasına dönük takvim, sahadaki gerilimin seyriyle birlikte yakından izlenecek.
Bundan sonraki adım, Hürmüz’de ticari geçişin güvenliğine dair somut güvenceler ile karşılıklı saldırıların tekrarlanmasını engelleyecek mekanizmaların devreye girip girmeyeceği olacak. Diplomasinin yeniden hız kazanması, tarafların mutabakatın çerçevesi konusunda ortak bir uygulama zemini kurmasına bağlı görünüyor.